Korona virüs salgını ne kadar sürecek?

Korona virüs kovid-19 salgını hakkında olası senaryolara göre tahminleme yapmaya devam etmek istiyorum. Bu yeni duruma alışmak herkes için çok zor. Ve insanlar “salgın ne zaman bitecek, ne zaman eski hayatlarımıza döneceğiz” sorusunun cevabını, hasta mıyım? sorusunun cevabından bile önce merak ediyor. Bu cevapta yarın, ertesi gün veya 3 sene gibi net verilebilecek bir cevap değil. Değişkenleri çok fazla ama yine de olası senaryolar oluşturup tartışabiliriz.. Önce iyimser senaryo ile başlarsak; Birinci senaryo; tedavi daha önce başka hastalıklar için kullanılan ilaçlar kullanılarak kesin olarak bulunuyor.

Bilim insanları kısa zamanda hastalığın etkili ilaçlarını bulmayı başaracak. Bu ilaçlar daha önceki hastalıklar için onay almış ilaçlar olduğundan test süreleri, insan deneyleri gibi zaman kaybı yaratan onaylama süreleride olmayacak. Hızlı bir şekilde yüksek sayıda üretime geçecek. Gerekirse patent hakları ihmal edilecek ve tüm dünyaya hızlı bir şekilde dağıtılacak. Bu senaryoda çok hızlı hareket edilse dahi yine ilaçların hastalık üzerinde ne kadar etkili olduğunu anlamak için en az 2 ila 4 ay arasında gözlem süresi yaşanacaktır. İlaçların toplu üretilmesi bir aya kadar daha indirgenecektir. Yani yine de hasta olan kişilerin tam tedavisi için önümüzde 3 ila 6 ay arasında bir sürenin olduğunu öngörebiliriz. Elbette bu süre zarfında yeni vakalarda olacak. Tüm hasta olan kişileri tamamen virüsten kurtarmadan salgın sona ermeyeceğini düşünürsek iyimser tahminlerde bile sürenin dünya için 6-7 aydan önce olmadığını düşünebiliriz. Bu senaryoya aşıdan önce ilacın bulunmasını dahil ettim. Çünkü aşının en iyimser ihtimal ile 12 ila 18 ay arasında bulunabileceğini Dünya Sağlık Örgütü ilan etti. Veri olarak bunu değerlendirmek zorundayız. Bu durumda etkili ilaçlar aşıdan daha önce bulunabilir. Zaten bu hafta içinde dahi birkaç ülke farklı ilaç kombinasyonlarının koronavirüs kovid-19 tedavisinde kullanılabileceğini açıkladı. İyimser senaryoda ülkemizde de alınan önlemler başarılı oluyor ve bir ay içinde karantina günlerimiz sona eriyor. Yine de sosyal mesafe kuralı hayatımızın en azından bir sene daha parçası olmaya devam edecek.

İkinci senaryoda; Dünyada salgının yayılma hızı düşürülse tedaviler herkesin ulaşabileceği durumda değil, aşı da yaklaşık 18 ay sonra tüm insanların kullanımına veriliyor.

Şu anki verilere göre tüm dünyanın izolasyonu sayesinde en azından virüsün yayılma hızı bir nebze kesilmiş gözüküyor. İspanya, İtalya, İngiltere ve A.B.D. gibi ülkeler de durum vahim seviyelere ulaşsa da keskin hatta panik seviyesinde bir farkındalığın oluştuğu da su götürmez. Bu önlemler ile 2-3 ay içinde durumun dengeleneceğini öngörebiliriz. Tedavi hala bu zamanda sorun olacak. Çünkü hasta sayısı hala artıyor olacak. Solunum cihazı ve yoğun bakım imkanları bu sürede iyice kilitlenmiş olacak. Umarım ülkemizde bu resmin bir parçası olmaz demekten başka bir şey elden gelmiyor. Bu senaryoda etkili olduğu söylenen ilaçlar hala kesin tedavi değil. Üstelik bunları sayıca fazla üretmek ve köşe bucak tüm hastanelere ulaştırmak 2-3 aydan fazla bir süre alacaktır. Aşı hala çok uzak bir aşamada bulunsa dahi sürekli mutasyona uğrayan bir virüs için ne kadar yararlı olacağı da tartışmalı olacaktır. Grip için bile kesin çözüm üretemeyen aşı araştırmacıları bu virüs için de kesin aşıyı bulmakta zorlanacak gibi gözüküyorlar. Bu aşı bulunsa dahi 18 ila 24 aydan önce tüm dünyaya verilemeyecek. Bu senaryoya göre 2 aydan önce karantina günleri bitmeyecek. Sosyal mesafe kuralı, salgının yarattığı travma ve hastalığın hala aramızda olabileceği ihtimalinden dolayı iki sene kadar bizim hayatımızın bir parçacı olacak.

Kötümser senaryoda; kesin tedavi ve aşı çok uzun zaman, belki on yıllarca bulunamayabilir.

Bu durumda şu an yaşadıklarımıza göre hayatlarımızı tekrar düzenleyeceğiz. Sosyal ilişkiler derinden etkilenecek. Ülkemizin ekonomisi de 4-5 sene kadar savaş ekonomisi olarak düzenlenecek. Bazı sektörler olabildiğince hızlı yükselirken bazı sektörler için bu durum çöküş anlamına gelecek. Asıl risk fakir bölgelerin sürekli olarak virüs tehlikesi altında kalması olacak ki bu durum insani açıdan tam bir felaket olacak. Göçmenler, mülteci kampları içinde yayılan virüs yüzünden isyan ve insani olmayan müdahaleler haberlerimizin doğal bir parçası haline gelecek.

Yine de bu üç senaryo içinde hangisi gerçekleşirse gerçekleşsin iyimser olmamızı sağlayan çok önemli bir olayın gerçekleştiğini de gözden kaçırmamanız gerekiyor. Dünya, tarihinde ilk defa bir salgına topyekün karşı koyma refleksi verdi. Ne olursa olsun bu çok değerli. İletişim kanalları her yerden haber taşıyor. Bilinçlendirme şu an dünyanın ilk önem verdiği konu. Hala davranışların yetersizliği konusunda haklı itirazlar var. Ama beğenmesek te daha fazlasını beklesek de savaşlara dahi bir ara verildiğini göz ardı etmeyin. Herkese sağlıklı günler dilerim.

YORUM EKLE

banner92