Geçen yıl balık ölümleri ve kötü kokuyla gündeme gelen İzmir Körfezi'nde bu kez deniz marulları alarmı var. Özellikle Mavişehir açıkları ile Gediz ağzında yoğunlaşan oluşumlar nedeniyle temizlik çalışmaları hız kazanırken, olası alg patlamalarına karşı gündeme gelen modifiye kil uygulaması ise bakanlık iznine takıldı.

İzmir Büyükşehir Belediyesi ve İZDENİZ ekipleri bölgede kapsamlı temizlik çalışması başlattı. Deniz yüzeyinde biriken deniz marullarının zamanında toplanmaması halinde çürüyerek sudaki oksijen seviyesini düşürebileceğine dikkat çekildi. Bu durumun kötü koku, alg patlaması ve balık ölümleri gibi sonuçlar doğurabileceği ifade edildi. Ekipler deniz marullarını toplamak için sahada çalışmalarını sürdürürken, Körfez'de olası risklere karşı farklı müdahale yöntemleri de yeniden gündeme geldi.

Bu yöntemlerin başında modifiye kil uygulaması yer aldı. İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin uluslararası uzmanlarla birlikte değerlendirdiği yöntemin, zararlı algleri su yüzeyinden çöktürerek alg patlamalarının etkisini azaltmayı amaçladığı belirtildi. Bilim insanları tarafından "yangın söndürücü" niteliğinde acil müdahale yöntemi olarak tanımlanan uygulamanın farklı ülkelerde kullanıldığı kaydedildi.

Ancak Büyükşehir Belediyesi yetkilileri, modifiye kil uygulamasının hayata geçirilebilmesi için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın izninin gerektiğini açıkladı. Körfezde sıcaklıkların yükselmeye başlamasıyla birlikte olası alg patlamaları ve koku riskine karşı gözler hem devam eden temizlik çalışmalarına hem de izin sürecine çevrildi.

Bakanlık izin vermedi

İZDENİZ Yönetim Kurulu Başkanı Işıkhan Güler, modifiye kil uygulamasına ilişkin sürecin halen sonuçlanmadığını belirterek şunları söyledi.

“Bakanlık bize kil uygulamasını yapmayın dedi. Biz de şu anda uygulamıyoruz. İzin alınmadan uygulamaya geçilmesi halinde ceza uygulanacağı yönünde bilgi verildi. Bunun üzerine bakanlığın talep ettiği şekilde daha önce uyguladığımız modifiye kilin deniz tabanındaki bentik canlılar üzerinde nasıl bir etkisi olacağını görmek için Ege Üniversitesi’nde bir çalışma yaptırdık. O çalışma tamamlandı. Rapor hazırlanarak bize sunuldu. Biz de o raporu Büyükşehir Belediyesi aracılığıyla bakanlığa gönderdik.

Şimdi bu konuyla ilgili geri dönüş bekliyoruz. Bu kil uygulamasının şartnamesini, protokolünü ya da nasıl uygulanacağına ilişkin bir çalışma yürütün dedik. Böylece sadece İzmir Körfezi için değil, Türkiye’deki diğer körfezlerde de acil eylem planı kapsamında uygulanabilsin istedik. Hangi koşullarda uygulanması gerektiğine ilişkin elimizdeki bilgileri de paylaştık. Buna göre bir çalışma yapılmasını talep ettik.

İzin çıkmaması halinde ortaya çıkabilecek sonuçlara ilişkin konuşan Güler:

Rahmi Koç’a fıkra soruşturması! Özür diledi
Rahmi Koç’a fıkra soruşturması! Özür diledi
İçeriği Görüntüle

“Şu anda gecikmiş durumdayız. Çünkü sıcaklar başladı. Özellikle algler, deniz marulları, Ağıl Deresi ile Gediz arasında çok geniş bir alana yayılmış vaziyette. Biz toplamaya çalışıyoruz ama belirli bir süre sonra bu yeterli olmayacak.

Geçen yıl bu zamanlarda elimizde tek araç vardı ve yaklaşık 300 ton topladık. Bu yıl araç sayısını artırdık. Bugün itibarıyla topladığımız deniz marulu miktarı 500 tona çıktı. Hâlâ da artıyor. Ancak bu da yetmeyecek. Bunların yaratacağı patlamalar ve etkiler Körfez’de yeniden çeşitli sıkıntılara neden olacak. Koku sorunu da dahil olmak üzere çeşitli sorunların yaşanma olasılığı var. Dolayısıyla şu anda elimiz kolumuz bağlı. Çünkü bakanlık bunu uygulamayın dedi.” İfadelerini kullandı.

“Somut bir gerekçe yok”

Güler bakanlığın izin vermemesinin sebeplerine dair de şunları söyledi:

“Şu anda somut bir gerekçe yok. Kilin faydalı olup olmadığı konusunda bakanlığın yürüttüğü bir çalışma da yok. Geçtiğimiz yıl balık ölümleri yaşandığında yaklaşık 85-87 ton balık topladık. Kil uygulamasını yaptıktan sonra bu rakam 17 ton civarına düştü. Bu da dolaylı olarak uygulamanın pozitif etkisi olduğunu gösteriyor. Acil eylem planı için hazırlanan bilimsel çalışmada bentik canlılar açısından kil uygulamasına negatif değil, pozitif bakılıyor. Ancak belirli şartlarda uygulanması gerektiğine ilişkin değerlendirmeler de raporun sonuç kısmında yer alıyor. Biz çalışmalarımızı belirli bir aşamaya getirdik.

İzin çıkmazsa balık ölümlerinden de, kokudan da kimin sorumlu olduğu ortada olacak. Zaten Körfez’in sorumluluğu tamamen bakanlığın kontrolünde. Biz bir şey yapamıyoruz. Dolayısıyla bakanlığın bu konuya bir şekilde el atması gerekiyor. Ancak şu ana kadar bizim kulağımıza gelen herhangi bir çalışma yok.”

Kaynak: ÖZGE UYANIK