10 Kasım 1938, Perşembe…

O kara gün! Saat, 9'u altı geçiyor... Dolmabahçe Sarayı, tek el silah sesiyle irkildi... Sedef kabzalı Smith Wesson'un namlusundan çıkan mermi, adeta çığlık gibi koridorları dolaştı...

Hemen alt kata koştular... Salih BOZOK kanlar içinde yerde yatıyordu... Silahı kalbine dayamış, tetiğe basmıştı...

Selanik'ten; mahalleden arkadaş, akrandılar... Bandırma Vapuru’ndan beri yaveriydi, ateşten gömleği gönüllü giymişti...

Birbirlerine öylesine yakındılar ki; Mustafa Kemâl evlendiğinde, Latife Hanım’ın şahidiydi...

Zübeyde Hanım rahmetli olduğunda; Mustafa Kemal yetişememiş, Salih BOZOK toprağa vermişti...

Dakika dakikasına o aklımıza kazınan saatte tam 9'u beş geçe; vefat ettiğinde, Mustafa Kemâl'in başucundaydı Salih BOZOK...

Elini öptü Ata'sının...

Hiç kimseyle konuşmadan odadan çıktı... Alt katta kendi odasına geçti... Her daim belinde taşıdığı beylik tabancasını çekti... Soğuk namluyu; imân tahtasına dayayıp, tetiğe bastı…

***

Ölmedi Salih BOZOK...

Mermi, kalbinin 2-3 milim yanından sıyırmıştı... Apar topar Şişli Sıhhat Yurdu'na kaldırıldı, ameliyat edildi...

Kıyısında gezindi, gezindi de ölümün; çocukluk arkadaşı Mustafa Kemâl'siz, bu kavanoz dipli dünyaya döndü tekrar… Yaşamak değildi artık onunkisi… Nefes aldı sadece…

Canından çok sevdiği Mustafa Kemâl'iyle gidememişti ya... Hayattan; elini, eteğini çekti... Evinden, odasından çıkmadan; bu garip yaşama, anca iki yıl devam edebildi...

Mermiyle delip parçalayamadığı kâlbi; kahrından kendi kendine, 1940 yılında durdu…

O'nunki dostlar; takdir edersiniz, sonsuzluğa yolculuktu...

***

Ata’m rahat uyu! Salih BOZOK ve tüm silah, akıl arkadaşları… Bu ülkeyi kurtaran, sonsuza dek yönetim biçimimiz olan Cumhuriyet’imizi kuran Atalarımız, rahat uyuyun…

Biz varız! ATATÜRK’ün evlatları… ATATÜRK’ün askerleri… Bizden önceki dedelerimiz-ninelerimiz gibi… Bizden önceki babalarımız-annelerimiz gibi…

Dedelerimizden-ninelerimizden, babalarımızdan-annelerimizden bize kalan mirası; Vatan’ımızı, Cumhuriyet’imizi, çocuklarımıza, torunlarımıza bırakacağız! Rahat uyuyun…

***

Ve dediğin gibi Ata'm:

Türkiye Cumhuriyeti, ilelebet payidar kalacak…”

Hissediyor musunuz? Her 10 Kasım öncesi gibi, kekremsi bir tat var havada... Tam da şu anda… Yüreğimizi buruşturan; geçmişle, gelecek arasında... Hüznün hâkim olduğu; 83 yıldır, bu coğrafyada...

Minnetle, saygıyla…