Türkiye, 2017 yılında minik Kartal’ın hayata tutunma mücadelesine kilitlenmişti. İstanbul’da 16 Ağustos 2016 tarihinde dünyaya gözlerini açan ve doğumundan sadece 19 gün sonra kalp yetmezliği teşhisiyle sarsılan Kartal Yıldırım’ın hikayesi, bugün binlerce aileye umut ışığı olmaya devam ediyor. O dönemde Türkiye’de bebeklerde organ bağışının yetersiz olması sebebiyle ailesi tarafından Almanya’ya götürülen ve burada durumu ağırlaşınca başlatılan yardım kampanyasıyla tüm ülkenin seferber olduğu Kartal bebek, 2017 yılının Kasım ayında gerçekleşen başarılı kalp nakli operasyonuyla yaşama yeniden "merhaba" demişti. Aradan geçen yılların ardından, o zorlu günlerin tanığı ve kahramanı olan anne Ahu Kahraman Yıldırım, kişisel mücadelesini kurumsal bir yapıya büründürerek "Canıma Can Kat Derneği"ni hayata geçirdi.

İmamoğlu; Erdoğan yazdı, Gürlek yapımcı
İmamoğlu; Erdoğan yazdı, Gürlek yapımcı
İçeriği Görüntüle

A A 20260218 40594371 40594366 O G L U N A K I L L E H A Y A T A T U T U N A N A N N E K U R D U G U D E R N E K L E O R G A N B E K L E Y E N L E R E U M U T O L U Y O R

Almanya'dan uzanan şefkat eli dernek çatısı altında birleşti

Oğlunun tedavisi ve nakil süreci nedeniyle yaşamını Almanya’da sürdürme kararı alan anne Ahu Kahraman Yıldırım, burada okul öncesi piyano öğretmenliği ve DJ’lik yaparak hayatına devam etse de hastane koridorlarında geçen uykusuz geceleri hafızasından silmedi. Nakil bekleyen hastaların ve çaresizce bir haber bekleyen ailelerin psikolojisini en iyi bilen isimlerden biri olan Yıldırım, 2024 yılında kurduğu Canıma Can Kat Derneği ile sivil toplum alanında önemli bir boşluğu doldurmayı hedefledi. İstanbul merkezli kurulan ancak faaliyetlerini Türkiye’nin dört bir yanına yayan dernek, toplumda organ bağışı bilincini artırmak ve hastanelerin organ nakil birimleriyle koordineli çalışarak ailelere psikososyal destek sağlamak amacıyla yoğun bir mesai harcıyor.

Oyuncak yerine damar görüntüleme cihazı istediler

Dernek çalışmaları kapsamında İzmir’e gelen Ahu Kahraman Yıldırım ve bugün 10 yaşında olan oğlu Kartal, Ege Üniversitesi Çocuk Hastanesi koridorlarında tedavi gören minik savaşçıları ziyaret etti. Ancak bu ziyaret, sıradan bir moral etkinliğinden çok daha fazlasına sahne oldu. Çocukların ve ailelerin ihtiyaçlarını tespit etmek için onlarla bir araya gelen Yıldırım, karşılaştığı manzaranın kendisini derinden etkilediğini belirtti. Çocukların kendisinden oyuncak ya da kıyafet yerine tıbbi cihazlar istemesi, yaşanan sürecin zorluğunu bir kez daha gözler önüne serdi.

A A 20260218 40594371 40594367 O G L U N A K I L L E H A Y A T A T U T U N A N A N N E K U R D U G U D E R N E K L E O R G A N B E K L E Y E N L E R E U M U T O L U Y O R

Özellikle kalp hastası çocukların tedavileri sırasında damar yollarının bulunmasında yaşanan güçlükler, aileyi harekete geçirdi. Kendi oğlu Kartal’ın bir keresinde damar yolu açılması için 19 kez iğneyle delindiğini hatırlatan anne Yıldırım, bu travmayı başka çocukların yaşamaması adına hastaneye bir damar görüntüleyici cihaz bağışladı. İnternetten bu cihazı görüp talep eden çocukların bilinç düzeyi karşısında duygulandığını belirten Yıldırım, "Bizim görevimiz sadece hediye getirmek değil, onların hayatını bir nebze olsun kolaylaştırmak" ifadelerini kullandı.

"Odaları boş görmekten korkuyorum" diyen annenin dramı

Ziyaretleri sırasında yaşadığı duygu yoğunluğunu gizlemekte zorlanan Yıldırım, nakil bekleyen çocukların en büyük arzusunun "yeni bir kalp" olduğunu dile getirdi. Daha önceki ziyaretlerinde tanıştığı ve "Sadece kalbe ihtiyacım var" diyen minik Neslihan’ın vefat haberiyle yıkıldığını anlatan Yıldırım, Neslihan’ın annesiyle birlikte mezarlık ziyareti yaptıklarını gözyaşları içinde anlattı. Hastane odalarındaki arkadaşları üzülmesin diye Neslihan’ın vefatının diğer çocuklardan saklandığını ve onların Neslihan'ı tatilde sandığını belirten Yıldırım, "Hastaneye her geldiğimde bir odanın boşaldığını, bir çocuğun eksildiğini görmekten çok korkuyorum. Tek dileğim herkesin kalbine kavuşup evine, yatağına dönmesi" şeklinde konuştu. Oğlu Kartal’ın nakil beklediği süreçte geçirdiği beyin kanaması nedeniyle konuşma güçlüğü çektiğini ve eğitimine Almanya’da özel bir merkezde devam ettiğini de sözlerine ekledi.

Zamanla yarışan minik bedenlerin tek hayali denize girmek

Ziyaretin tıbbi boyutunda ise Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zülal Ülger Tutar’dan kritik uyarılar geldi. Hastanede şu an "acil koduyla" kalp bekleyen 10 çocuk bulunduğuna dikkat çeken Tutar, bekleme süresi uzadıkça komplikasyon riskinin ve kayıpların arttığını vurguladı. Toprak olacak bir organın başka bir bedende can bulmasının önemine değinen Tutar, organ bağışı çağrısını yineledi.

Yaklaşık bir yıldır hastane odasını evi bilen 16 yaşındaki Yusuf Harman ise Kartal’ın ziyaretinin kendilerine büyük moral olduğunu belirtti. Göğsündeki yapay kalp destek cihazı nedeniyle en büyük hayali olan denize girmeyi gerçekleştiremediğini söyleyen Harman, "İnşallah bir gün bana ve buradaki tüm arkadaşlarıma o mucizevi haber gelir ve biz de özgürce denize girebiliriz" diyerek acil bekleme listesindeki tüm hastaların ortak temennisini dile getirdi.

Kaynak: AA