İzmir'in verimli toprakları ve doğal güzellikleriyle öne çıkan ilçesi Menemen, uzun süredir gündemini meşgul eden maden ocağı tartışmasında derin bir nefes aldı. Kır Mahallesi sınırları içerisinde, S.K.Y. Petrol, Madencilik, İnşaat, Nakliye San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından hayata geçirilmek istenen ve bölge halkının uykularını kaçıran II. Grup (A) kalker ocağı ve kırma-eleme tesisi projesi, resmi makamlardan dönerek tarihe karıştı. İzmir Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, proje için başlatılan Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) sürecini, yasal mevzuata ve daha önceki yargı kararlarına dayanarak iptal ettiğini duyurdu. Bölgedeki ekolojik dengeyi altüst etme riski taşıyan bu girişim, devletin ilgili kurumlarının hassas incelemeleri sonucunda veto yedi.

Yargı kararları referans alındı

Sürecin iptaline giden yolda, hukuki gerekçeler ve daha önce alınan mahkeme kararları belirleyici rol oynadı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü, söz konusu ruhsat sahasıyla ilgili yapılan başvuruyu mercek altına aldı. Yapılan değerlendirmelerde, idare hukukunun temel ilkeleri, ihtiyat prensibi ve usul ekonomisi gözetilerek kritik bir sonuca varıldı. Bakanlık yetkilileri, daha önce mahkemelerce verilen iptal kararlarındaki gerekçelerin, yeni başvuruda da geçerliliğini koruduğunu tespit etti. İlgili yazıda, aynı nitelikteki başvuruların, mahkeme kararlarında belirtilen iptal gerekçeleri ortadan kalkmadığı sürece reddedilmesi gerektiği vurgulandı. Bu kapsamda, S.K.Y. Petrol Madencilik şirketinin 10,75 hektarlık alanda yürütmeyi planladığı madencilik faaliyetinin, hukuki zeminde uygun olmadığı kanaatine varıldı.

Feti Yıldız'dan 'umut hakkı' açıklaması
Feti Yıldız'dan 'umut hakkı' açıklaması
İçeriği Görüntüle

Telafisi imkansız zararlar uyarısı

İptal kararının en çarpıcı noktası ise projenin çevreye vereceği zararın boyutuna yapılan vurgu oldu. İzmir Valiliği tarafından yayımlanan resmi yazıda, söz konusu maden ocağının faaliyete geçmesi durumunda "telafisi mümkün olmayan çevresel etkilere neden olacağı" açıkça belirtildi. Bu tespit, sadece bürokratik bir ret kararının ötesinde, bölgenin korunması gereken hassas bir ekosisteme sahip olduğunun da devlet eliyle tescillenmesi anlamına geliyor. ÇED Yönetmeliği'nin 5. maddesinin 2. bendinde yer alan "Projenin gerçekleştirilmesinin ilgili mevzuat bakımından uygun olmadığının tespiti halinde, ÇED süreci aşamasına bakılmaksızın sonlandırılır" hükmü işletilerek, proje henüz kağıt üzerindeyken durduruldu.

Dosya tamamen kapandı

Alınan bu nihai kararla birlikte, Menemen Kır Mahallesi'ndeki taş ocağı tehdidi ortadan kalkmış oldu. ÇED süreci resmen sonlandırılarak dosya iade edildi ve iptal kararı hem bakanlığın hem de il müdürlüğünün sistemlerine işlendi. Şirketin, aynı bölgede benzer bir faaliyet için tekrar başvuruda bulunmasının önü, "yargı kararlarına uyum" ve "çevresel risk" bariyerleriyle büyük ölçüde kapatılmış oldu. Bölge halkı ve çevre savunucuları, tarım arazilerinin ve yaşam alanlarının maden tozuna ve gürültüsüne teslim edilmemesi adına verilen bu kararı memnuniyetle karşılarken, İzmir'in kuzey aksındaki bu yeşil dokunun korunması adına önemli bir hukuk zaferi kazanılmış oldu.

Kaynak: HABER MERKEZİ