İzmir’in tarihi ve kültürel mirasından biri olan, binlerce gence ve kadına istihdam kapısı açan Meslek Fabrikası, bugün sabah saat 05.00 sularında emniyet güçlerinin geniş çaplı operasyonuna sahne oldu. Vakıflar Genel Müdürlüğü ile İzmir Büyükşehir Belediyesi arasında uzun süredir devam eden mülkiyet krizi, tahliye süresinin dolmasıyla birlikte sıcak çatışma noktasına geldi. Binanın çevresi demir barikatlarla kapatılırken, içeride bulunan belediye personelinin dışarı çıkışına, dışarıdaki yetkililerin ise içeri girişine izin verilmedi. Kentin hafızasında önemli bir yer tutan bu tarihi yapının Bakırçay Üniversitesi’ne tahsis edilmesi kararı, İzmir kamuoyunda büyük bir infiale yol açtı.
Şehrin kalbinde yükselen barikatlar trafiği ve hayatı durdurdu
Sabahın erken saatlerinde binaya gelen çok sayıda polis ekibi, binanın tüm giriş ve çıkışlarını kontrol altına aldı. Tahliye kararına karşı günlerdir nöbet tutan kitle, operasyon haberiyle birlikte yeniden bölgeye akın etti. Binanın önünde kurulan barikatlar sadece fiziksel bir engeli değil, aynı zamanda yerel yönetim ile merkezi hükümet arasındaki derinleşen yetki krizini de simgeliyor. İçerideki personelin tahliyesi sırasında yaşanan gerginlik, bölgedeki tansiyonu zirveye taşırken, emniyet birimlerinin güvenlik önlemlerini artırdığı gözlendi.

Siyasi isimler ve sivil toplum kuruluşları barikat önüne etten duvar ördü
Operasyonun duyulmasıyla birlikte bölgeye çok sayıda siyasetçi ve temsilci intikal etti. CHP İzmir Milletvekili Deniz Tüzel, CHP İzmir Milletvekili Ednan Arslan, DEM Parti İzmir Milletvekili İbrahim Akın, Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu, Gaziemir Belediye Başkanı Ünal Işık ve İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Zafer Levent Yıldır gibi isimler, hukuksuz buldukları bu uygulamaya karşı en ön safta yer aldı. DİSK, TMMOB ve İzmir Barosu temsilcileri de yaptıkları açıklamalarla sürecin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu savundu. Direnişe katılan heyet, henüz mahkeme süreci nihayete ermeden yapılan bu fiziki müdahalenin demokratik teamüllere aykırı olduğunu belirterek, yetkilileri sağduyuya davet etti.
Milletvekili Ednan Arslan mülkiyet tartışmasına sert tepki gösterdi
Binaya girişi engellenen CHP İzmir Milletvekili Ednan Arslan, barikatların önünde yaptığı sert açıklamada, uygulamanın bir "işgal" girişimi olduğunu savundu. Arslan, binanın Atatürk’ün imzasıyla ve İzmirlilerin vergileriyle alındığını vurgulayarak, "Burası İzmir halkınındır. Bugüne kadar 20 bin kişiye mesleki eğitim verilmiş bir yuvayı, sabahın beşinde polis eşliğinde boşaltmaya çalışmak halk iradesini yok saymaktır" ifadelerini kullandı. Arslan ayrıca, kentin diğer metruk yapılarına dikkat çekerek, asıl hizmet edilmesi gereken alanların göz ardı edildiğini belirtti.
İl Başkanı Çağatay Güç önceliğin eğitim olması gerektiğini vurguladı
CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, krizin sadece bir bina meselesi olmadığını, bunun bir zihniyet sorunu olduğunu ifade etti. Ülkenin ekonomik darboğazda olduğu bir dönemde, başarılı bir eğitim kurumunun mülkiyet tartışmalarıyla boğulmasını "basit siyaset" olarak nitelendiren Güç, gençlerin umutlarının bu tip operasyonlarla kırıldığını söyledi. Halkın gerçek gündeminin madde bağımlılığı ve geçim sıkıntısı olduğunu hatırlatan İl Başkanı, bu tip müdahalelerin asıl sorunların üzerini örtmek için kullanıldığını iddia etti.
Başkan Cemil Tugay yurt dışı programını yarıda keserek kente döndü
Olaylar sırasında Lyon’da düzenlenen Dünya Sağlık Örgütü zirvesinde bulunan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, yaşananlara sosyal medya üzerinden çok sert tepki gösterdi. Konuşmacı olarak davet edildiği zirveyi terk ederek ilk uçakla İzmir’e dönme kararı alan Tugay, mülkiyeti belediyeye ait olan bir binaya yapılan bu müdahaleyi "utanç vakası" olarak tanımladı. Türkiye’nin itibarının bu tür hukuksuz uygulamalarla zedelendiğini belirten Başkan Tugay, İzmir halkının haklarını savunmak için her türlü hukuki ve demokratik mücadeleyi sonuna kadar sürdüreceklerini ilan etti.




