İzmir Kadın Platformu, Rojin Kabaiş’in katledilişinin 18. ayında yürüyüş ve basın açıklaması düzenledi. Alsancak Penguen Kitap Evi önünde toplanan kitle Türkan Saylan Kültür Merkezi önüne yürüdü. Sık sık “Rojin için adalet herkes için adalet”, “Koruma aklama failleri yargıla”, “Rojin Kabaiş isyanımızdır” sloganlarının atıldığı eylemde basın metnini Hayal Taşdan okudu. Rojin Kabaiş’in kaybedilip katledilmesinin üzerinden 18 ay geçtiğini hatırlatan Taşdan, “18 aydır Rojin Kabaiş’in şüpheli ölümü aydınlatılmıyor, etkin bir soruşturma yürütülmüyor. 18 aydır kadınların ve Rojin’in ailesinin adalet talebine adeta kulak tıkanıyor” dedi. Delillerin gizlendiğini, sürecin uzatıldığını vurgulayan Taşdan, “Rojin’in ailesi sistematik bir biçimde tehdit ediliyor, mücadele eden kadınlar ise dezenformasyon yapmakla suçlanıyor. Biliyoruz ki; Rojin’in bedeninde tespit edilen 2 erkek DNA’sının nerelerde bulunduğu da dahil olmak üzere Rojin Kabaiş dosyasında açığa çıkan her gerçek, dönemin Adalet Bakanı’nın dezenformasyon yapmakla suçladığı kadınların mücadelesiyle açığa çıkmıştır” ifadelerini kullandı.

“Gerçekler gizleniyor, soruşturma ilerlemiyor”
Dosyanın hala kamuoyuna kapalı olduğunu vurgulayan Taşdan, kısıtlılık kararlarıyla gerçeklerin saklandığını, soruşturmanın ilerlemediğini ve sürecin bilinçli biçimde uzatıldığını ekledi. Delillerin toplanmasının da geciktiğini belirten Taşdan, “Tıpkı bundan 3 ay önce incelenmek üzere İspanya'ya gönderilen fakat hâlâ açılmayan telefon örneğinde gördüğümüz gibi, delillerin toplanması ısrarla geciktirilmektedir. Bir telefonun 3 aydır açılamamasının teknik bir sorun değil, katilleri koruma pratiğinin bir sonucu olduğunu biliyoruz” diye konuştu. Dosyadaki ihmaller zincirinin, mücadele eden kadınlara ve aileye dönük baskıların tesadüf olmadığını belirten Taşdan, “18 aydır süren bu durum, erkek şiddetinin el birliğiyle nasıl aklandığının somut göstergesidir. Failleri aklayan, katilleri koruyan düzenin sonucudur” dedi.
“Gerçek adalet sağlanana kadar mücadelemiz devam edecek”
Evrensel Gazetesi'ndeki habere göre kadınların evde, sokakta, işyerinde öldürüldüğünü vurgulayan Taşdan, “Rojin Kabaiş’in erkek şiddetiyle katledilen katledilişinin üzeri intihar denilerek örtülmek istenen ilk genç kadın değil. Bu toprakları bir kadın mezarlığına çevirmek istiyorlar. Sırtını cezasızlık politikalarına yaslayan katil erkekler sokaklarda ellerini kollarını sallayarak dolaşıyor” dedi. Şüpheli kadın ölümlerinin sayısının kadın cinayeti verilerini aştığını belirten Taşdan, “Bu coğrafyada kadınlar, tıpkı geçtiğimiz günlerde Kur’an'a Hizmet Vakfı yöneticisi Ayhan Şengüler tarafından katledilen Fatmanur Çelik'te gördüğümüz gibi, son sözleri ‘ben öldürülürsem intihar diyerek kapatılmasına izin vermeyin’ olarak katlediliyor” diye konuştu. Son olarak gerçek adalet sağlanana kadar mücadeleye devam edeceklerini vurgulayan Taşdan, “Rojin Kabaiş için gerçek adaleti sağlayacak, şüpheli kadın ölümlerini aydınlatacağız” ifadelerini kullandı. Taşdan son olarak taleplerini sıraladı.

Talepler
Talepler ise şu şekilde:
Dosyadaki kısıtlılık kararları derhal kaldırılsın aile ve kamuoyu gerçeğe ulaşabilsin.
Rojin’in bedeninde bulunan iki erkeğe ait DNA’nın kimlere ait olduğu açıklansın.
Rojin’in telefonu derhal açılsın.
Dosyanın 18 aydır ilerletilmemesinden sorumlu olan, delil karartan, süreci uzatan ve failleri koruyan tüm kişi ve kurumlar yargılansın.
Aileye yönelik tehditler soruşturulsun, sorumlular yargılansın.
Rojin'in ailesi yalnız bırakılmasın , gereken hukuki ve manevi destek verilsin.
Van Başsavcılığı, TCK 102'ye göre nitelikli cinsel saldırı kapsamında soruşturmayı genişletsin.
İstanbul ATK ihtisas Kurulu yeni rapor hazırlasın.
Kadınların yaşam hakkını korumak için devlet görevini yerine getirsin.
Eksik bırakılan deliller toplanıp şeffaf biçimde açıklansın.




