İzmir Konak Dr. Suat Seren Göğüs Hastalıkları Hastanesi’nin Gaziler Caddesi’ne bakan bölümündeki çok sayıda ağacın yol genişletme çalışmaları kapsamında kesileceği iddiası üzerine hastane çalışanları, meslek odaları ve demokratik kitle örgütleri hastane bahçesinde bir araya geldi. “Bir ağaç, bir hayat… Yok etme, yaşat” sloganıyla yapılan basın açıklamasında, göğüs hastalıkları hastanesinin en önemli değerlerinden birinin yeşil dokusu olduğu vurgulanırken, ağaçların kesilmesinin yalnızca doğaya değil, tedavi gören hastaların sağlığına da zarar vereceği belirtildi.
“2015’te hastaneyi koruduk, şimdi ağaçları koruyacağız”
Hastane çalışanları adına konuşan SES İşyeri Temsilcisi Vildan Akçakaya İnan, hastanenin daha önce de kapatılmak istendiğini hatırlatarak aynı mücadeleyi şimdi hastane bahçesindeki ağaçlar için vereceklerini söyledi.
“Hastanemizi karşı hastaneyle birleştirme adı altında kapatmaya çalıştılar. Biz o dönem bir buçuk ay boyunca her gün eylem yaptık ve bu kararı geri aldırdık. Hastanemizi kapattırmadık, ağaçlarımızı da kestirmedik.
Şu an ise aldığımız bilgilere göre Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, yolu açma bahanesiyle ağaçlarımızı kestirmek istiyor. Ağaçların bir kısmının içeriye alınacağını söylüyorlar. Banklar ve dış yoldaki bazı düzenlemeler de bu dönemde iç tarafa alındı.
Ne kadar ağacın kesileceği konusunda net bir bilgimiz yok. Ama bu yol genişletme gerekçesinin bahane olduğunu düşünüyoruz. Çünkü geriye aldıkları yol burada genişliyor, ileride ise tekrar daralıyor. Burada trafiği rahatlatmak gibi bir dert yok. Asıl göz diktikleri yer bizim yeşil bahçemiz ve ağaçlarımız.
Biliyorsunuz burası bir göğüs hastanesi. Hastalarımızın çoğu nefes darlığı çeken hastalar. Onların nefesini kesmek istiyorlar.
Biz diyoruz ki; ‘Bir hayatı yok etme, yaşat.’
Biz çalışanlar olarak 2015 yılında nasıl göğsümüzü siper ederek hastanemizi koruduysak, şimdi de aynı şekilde ağaçlarımız için göğsümüzü siper ediyoruz. Ağaçların kesilmesine izin vermeyeceğiz.
Bu konuda bize destek olan Kent Konseyi, sendikalar ve diğer kamu kitle örgütleri de var. Eğer bu kesim kararından vazgeçmezlerse eylemlerimiz devam edecek.”
“Mesele hiçbir zaman sadece ağaç olmadı”
İzmir Tabip Odası adına konuşan İnan Mutlu, doğa mücadelesinin aynı zamanda hukuku, kamu yararını ve yaşam hakkını savunmak anlamına geldiğini belirtti.
“Biz ağaçları daha önce de savunduk. Gezi’de de savunduk. O zaman da mesele sadece ağaç değil demiştik. Akbelen’de, Bergama’da, Kaz Dağları’nda her yerde savunduk. Mesele hiçbir zaman sadece ağaç değildi. Mesele haksızlıktı, liyakatsızlıktı, plansızlıktı. Biz aslında yurdumuzu savunuyoruz. Bugün ülkede neler yaşadığımızı herkes biliyor. Biz kendi koydukları yasalara uymalarını istiyoruz. Biz önceden ülkemiz daha güzel bir ülke olsun diye mücadele ederken şimdi daha da kötüye gitmesin diye mücadele ediyoruz. Bizi getirdikleri nokta bu kadar geri bir yerde. Ama umutsuzluğa düşmeyeceğiz. Kısa vadede olmasa da uzun vadede bu virajlardan kazanarak çıktık. Doğayı, yaşamı, emekçileri, kadınları, çocukları savunmak bir yurttaşlık görevidir. Biz de görevlerimizi yapmaya devam edeceğiz.”
“Yetişkin ağaçların kaybı yıllarca telafi edilemez”
Peyzaj Mimarları Odası 2. Başkanı Ozan Dinçtürk, kent içindeki ağaçların yalnızca görsel değil, aynı zamanda yaşamsal bir işleve sahip olduğunu belirterek alternatif projelerin değerlendirilmesini istedi.
“Kent içerisindeki ağaçların yalnızca bir peyzaj unsuru değil; hava kalitesini iyileştiren, kent ısı adasını azaltan, karbon depolayan, yağmur suyunu yöneten ve halk sağlığını doğrudan destekleyen yaşamsal değerler olduğunu düşünüyoruz.
Yol genişletme gerekçesiyle onlarca yetişkin ağacın kesilmesi, bilimsel olarak telafisi uzun yıllar alacak ekolojik ve kamusal kayıplara neden olacaktır. Kentler, ulaşım ihtiyaçları ile doğal varlıkların korunmasını birlikte planlamak zorundadır.
Bu nedenle Suat Seren Göğüs Hastalıkları Hastanesi önünde işaretlenen ağaçlara ilişkin sürecin şeffaf biçimde kamuoyuyla paylaşılmasını, kesim yerine ağaçları koruyacak alternatif proje seçeneklerinin değerlendirilmesini ve tüm kararların bilimsel, teknik ve kamu yararı ilkeleri doğrultusunda yeniden gözden geçirilmesini talep ediyoruz.”
“Göğüs hastanesinin en büyük zenginliği bahçesidir”
SES İzmir Şubesi adına konuşan Başak Edge Gürkan, göğüs hastalıkları hastanelerinde yeşil alanların tedavinin ayrılmaz bir parçası olduğunu belirterek ağaçların kesilmesine karşı mücadeleyi sürdüreceklerini söyledi.
“Liyakatsiz yöneticilerin anlık verdiği kararlarla burada yüzlerce ağacı kurban etmek istiyorlar. Burası bir göğüs hastalıkları hastanesi. 1900’lü yılların başından beri hizmet veriyor.
Biz şunu biliyoruz. Benden önce de diğer kurumlardan arkadaşlarım söyledi. Özellikle bir göğüs hastalıkları hastanesinin en önemli unsurlarından biri bahçesi ve ağaçlarıdır. Hastalarımız için en önemli şeylerden biri de budur. Bugün aslında hem ağaçları hem de hastalarımızı yaşamdan vazgeçirmek istiyorlar.
Bu sebeple burada başka çözümler üretilmesini istiyoruz. Yol genişletme çalışması dedikleri uygulama da gerçekten şehrin ulaşımını düzeltecek ya da trafiği rahatlatacak bir çalışma değil. Bunun için yeniden alternatif çözümler bulunmasını talep ediyoruz.
Sadece burası için değil, tüm ülkemiz için doğanın, havanın, suyun ve yaşamamız için gerekli olan her şeyin rant uğruna talan edilmesine karşı duruyoruz. Bu karardan vazgeçilmediği takdirde de burada eylemlerimizi büyüterek devam edeceğiz.”
“60’tan fazla ağacın kesilmesi halk sağlığına zarar verir”
Ortak basın açıklamasını okuyan Hamit Mumcu ise göğüs hastalıkları hastanesinin bahçesindeki yetişkin ağaçların korunmasının yalnızca çevre değil, halk sağlığı açısından da zorunluluk olduğunu belirterek yetkililere çağrıda bulundu.
“İzmir Dr. Suat Seren Göğüs Hastalıkları Hastanesi Bahçesindeki ‘Ağaç Kesim Kararının Derhal Durdurulmasını İstiyoruz.’
Bugün, İzmir’in ve ülkemizin göğüs hastalıkları alanındaki en köklü sağlık çınarlarından biri olan İzmir Dr. Suat Seren Göğüs Hastalıkları ve Cerrahisi Hastanesi bahçesinde, hem hekimlik değerleri hem de çevre bilinciyle bağdaşmayan bir doğa katliamının eşiğindeyiz.
Hastane yerleşkesi içerisinde yer alan, onlarca yıldır bu kente ve tedavi gören yurttaşlarımıza nefes olan 60’ı aşkın yetişkin ağacın kesilmek istendiğini büyük bir endişe ve öfkeyle öğrenmiş bulunmaktayız.
Bizler hatırlatmak isteriz ki; halk sağlığı sadece poliklinik odalarında veya ameliyathanelerde korunmaz. Halk sağlığı; soluduğumuz havayla, koruduğumuz yeşille ve içinde yaşadığımız ekosistemle bir bütündür. Söz konusu hastanemiz; akciğer hastalıkları, KOAH, astım ve tüberküloz gibi doğrudan temiz hava ve yüksek oksijene ihtiyaç duyan hastalarımızın şifa merkezidir. Göğüs hastanesinin bahçesindeki ağaçları kesmek, bu hastanede nefes almaya çalışanların, çocuk ve yaşlıların en temel hakkı olan temiz havayı ellerinden almaktır.
Tıbbın en temel ilkesi, öncelikle ‘zarar vermeme’ kuralıdır. Bu kural, hastaların tedavi gördüğü çevreyi ve doğayı korumayı da emreder. İklim krizini en derinden hissettiğimiz, kentimizin kavurucu yaz sıcaklarıyla mücadele ettiği bu günlerde, yol genişletme gibi kabulü olanaksız nedenler uğruna gerçekleştirilecek betonlaşmaya karşıyız. Tek bir dalın bile feda edilmesini kabul edemeyiz.
Hangi gerekçeyle olursa olsun, ağaçların baltalanması kamu yararına aykırıdır. Gerçek kamu yararı, asırlık ağaçların gölgesinde ve yeşilin korunduğu alanlardadır.
Yetkililere açık çağrımızdır:
• Hastane yönetimi, İzmir İl Sağlık Müdürlüğü ve Bakanlık bu ağaç kesim kararını derhal durdurmalıdır.
• Hastane içi ve çevresindeki her türlü fiziki düzenleme ya da proje, mevcut ağaç dokusuna zarar vermeyecek şekilde doğa dostu alternatiflerle yeniden planlanmalıdır.
• Süreç hakkında kamuoyuna, hastane çalışanlarına, meslek örgütlerine ve Kent Konseyine şeffaf, tatmin edici bir açıklama yapılmalıdır.
Doğanın tahrip edilmesinin doğrudan insan sağlığının tahrip edilmesi anlamına geldiğini iyi biliyoruz. Bu çevre katliamına karşı sessiz kalmayacağımızı, ağaçlarımızın ve hastalarımızın haklarını savunmak için demokratik ve hukuki süreçlerin takipçisi olacağımızı kamuoyuna saygıyla duyururuz.





