İzmir Yahudileri

19. yüzyıl Osmanlı nüfus sayımları, Yahudilerin, Batı Anadolu’da Urla, İzmir, Bornova, Çeşme, Kuşadası, Bornova ve Pınarbaşı’nda mevcut olduklarını onaylar. Aslında Tire Yahudileri, bölgenin en köklü Yahudileridir, ancak İzmir’in ticari bakımdan gelişmesiyle birlikte Tire Yahudilerin çoğu İzmir’de toplanmıştır

Bir Osmanlı arşiv belgesinde, Yahudilerin İzmir’de Cami-i Atik mahallesindeki Ahmet Ağa Camii civarında; Kefevi mahallesine bağlı Tuzcu Mesciti civarında, Cedit mahallede; Hasan Hoca ve Hatuniye mahallerinde oturdukları ifade ediliyor. İslamlara komşu olarak yaşadıkları anlaşılıyor. 1831 (1246) tarihli Osmanlı gayrimüslim nüfus sayımında, İzmir vilayetinde sayısal çoğunluğun İslamların elinde olduğu görülür. Bunları sırasıyla Rumlar, Ermeniler, Yahudiler, Katolikler ve diğerleri izler. İzmir ticari öneminden dolayı on yedinci yüzyıldan itibaren kozmopolit bir yapıya bürünmeye başlamıştır. On dokuzuncu yüzyılda Avrupa devletlerinin himayesinde İzmir’de yaşayan pek çok Avrupalı vardır. İngilizler, Sakız’dan İzmir’e gelmiş olan Latinler, Sardunyalılar, Cenevizliler, Flemenkler (Hollandalılar), Napolililer (Napolitan), Danimarkalılar, Nemçeliler, Toskanalılar, Ruslar, Prusyalılar, Ruslar ve diğerleri, İzmir’in etnik çeşitliliğinde yer alan halklardır.  Kuşkusuz bu halklar içinde en eski ve köklüleri Anadolu’nun yerli İslamları, Yörükleri ve Çingeneleridir.

Rumlar, o yıllarda İzmir vilayeti içinde olan, Urla, İzmir, Bornova, Triyanda (Ayrancı), Aya Sefit (Balçova civarı), Cumaabad (Menderes), Karaburun, Çeşme, Seferihisar, Kuşadası, Söke, Mandıca, Balat (Milet), Karpuzlu, Çine, Şahma, Dalama (Karahayıt) ve İneabat (Ayasluğ Ezinesi) gibi yerlerde mevcut olmuşlardır.

Yahudiler, Rumlara göre daha sınırlı bölgelerde yer alır. Urla, İzmir, Bornova, Çeşme ve Kuşadası’nda yaşamışlardır. Ermeniler ise, İzmir, Bornova, Karaburun, Çeşme, Seferihisar, Kuşadası, Şahma ve Çine’de küçük cemaatler oluşturmuşlardır. İzmir’in Kasap Hızır mahallesinde İran kökenli Ermeniler ile Bornova’da Katoliklerin mevcut olduğunu da belirtelim.

İzmir, tarihte, Yahudileri sürekli olarak kendine çekmiş görünüyor. İstanbul, Selanik, Bosna, Şam, Sofya, Sakız, Tunus, Bağdat, Bergama, Trablus ve Yenişehir-i Fener’den pek çok Yahudi İzmir’e göç etmiştir. Osmanlı belgelerinde ‘Yahudi milleti’ olarak geçen bu cemaatin üyelerinin bir kısmı İzmir’de ev sahibi olmuşlardır. Özellikle bekâr Yahudi gençleri İzmir’deki hanlarda konaklamışlardır. İzmir’i Yahudiler açısından cazip kılan özellik, ticaret ve liman kenti olmasıdır. 1831 nüfus sayımında, İzmir’de on bir bine yakın Yahudi nüfustan söz edilmektedir. Bunların çoğu tacir ve esnaftır. Kuyumcu, yemenici, gündelikçi, simsar, tüfekçi (tüfek satan), ipekçi, eskici, sığır kasabı, şekerci ve çerçi gibi mesleklere sahip olmuşlardır. Bunlardan başka dört hanelik bir grubun, Avrupa tüccarı sıfatıyla, Osmanlı sultanından ferman alarak, uluslararası ticaretle uğraştıkları görülür. Bu Yahudilerin bir kısmı, İspanyol, Hollanda, Fransa vatandaşıdırlar. Bu durum, bunların bu ülkelerden İzmir’e geldiklerini de gösterir. Örneğin İzmir’de 1790 yılında ticaretle uğraşan Fransız vatandaşı Yahudileri bulmak mümkündür. Yine, İngiltere ve İspanya’nın himayesinde bulunan Yahudiler de vardır. Yahudiler, İzmir’de bir sinagog (Osmanlı belgesinde Senavi), mahalle, mezarlıklara sahip olmuşlardır. 1894 yılında bile Yahudi muhacirler (Rus Yahudileri) İzmir’de iskân edilmiştir.

İzmir Yahudileri, tuz ticareti, gümrük işletmeciliği, sarraflık, ipek ve kırmızı boya ticareti, mum üretimi ve pazarlaması, afyon ve fes ticaretiyle uğraşmışlardır. 1883’te İzmir Yahudi Mahallesi yanmıştır. 1900 tarihli bir belgede Yahudi Fukara ve Eytamhane Mektebi'nden söz edilir. On sekizinci yüzyıldan beri Rumlarla sorunları olduğu anlaşılıyor. 1873 yılında İzmir’de Rumlar ile Yahudiler arasında çok ciddi askeri çatışmalar meydana gelmiştir. Bunun nedeni, Rumların bastıkları kitaplarda Yahudilerin ‘hahamların kız ve erkek çocuklardan kan almaları’ meselesidir.

İzmir Yahudileri, Osmanlı hazinesine cizye ve kabala vergisini (Yahudi mistik ve esoterik geleneği) ödemişlerdir. 1892 yılından itibaren İzmir, Rus Yahudileri'nin istilasına uğramıştır. Bu trafik, Odesa, İstanbul, Selanik, Marsilya yönündedir. İzmir bu trafikte bir ara durak niteliğini taşır. 1890’lı yıllarda İzmir’de bazı Yahudilerin Filistin meselesiyle uğraştıkları da görülür. Zaten 1846’da İzmir’de İbranice bir gazetenin de yayımlandığı anlaşılmaktadır. İzmir’de Yahudi aleyhtarlığının da mevcut olduğu belgelenebilmektedir. Milli Mücadeleye karşı olmadıkları için, İzmir Yahudileri, 1924’te Mübadele’de göçe tabi tutulmadı. 1924’te İspanya’nın himayesinde Selanik kökenli Yahudilerin İzmir’de bulundukları anlaşılıyor. Ancak, bazı Türklerin, İzmir’de Yahudiler aleyhine neşriyatta bulundukları anlaşılıyor. 1928 harf devriminde, Cumhuriyet hükümeti, İzmir Yahudilerini Türkçe konuşmaya zorladı. Bunlar üzerine 1933 tarihli bir rapor bulunuyor. Bu rapora göre, Hitlerizmin etkisiyle, Osman Senai ve Cevat Rıfat’ın çıkardıkları İnkılap mecmuasında Yahudiler aleyhine yayınlar yapılmıştır. Cevat Rıfat, Sina cephesinde Yahudi Casusları isimli bir roman yayınlamıştır. Kendi aralarında İspanyolca konuşan İzmir Yahudileri, Türkçe konuşmaya teşvik edilmiştir. Hatta Yahudi kuruluşları olan Yardım ve Kardaşlık Cemiyeti ile Bene Berit Cemiyeti, İzmir Yahudileri arasında Türkçe konuşulmasını teşvik etmiştir.

Osmanlı arşiv belgelerinden, İzmir Yahudileri'nin Hamursuz Bayramı'nı olaysız bir şekilde kutladıklarını, zaman zaman Yahudi gençleri arasında İslam’ı benimseme olayları olduğu anlaşılmaktadır. İzmir Yahudi Mahallesi çok sağlıklı koşullara sahip değildi. Bu mahalle bulaşıcı hastalıklardan kurtulamıyordu. Kolera ve veba yaygındı. 1866’da burada kolera çıktı. Hahamlık seçimleri de genellikle sorunlu oluyordu. Bütün bunlara rağmen, İzmir Yahudileri, tarih içinde, İzmir’de emlak sahibi oldular ve İslamlar gibi esir istihdam ettiler.

İzmir İslamları'nın, İzmir Yahudileri ile ciddi bir sorunlarının mevcut olmadığı anlaşılıyor. Ancak Rumlarla ciddi sorunlar yaşadıkları belgelenebiliyor. Rumlar, Yörükler ve İslamlar gibi kırsal kesimlerde yaşamadıkları görülüyor.

YORUM EKLE

banner101

banner100