Türkiye'nin dört bir yanında kanserle mücadele eden ailelerin en büyük dayanağı olan LÖSEV, toplumsal bilinci artırmak ve tedavi gören miniklerin sesini kitlelere duyurmak amacıyla faaliyetlerine hız kesmeden devam ediyor. Bu kapsamda son olarak İzmir sokakları, iyiliğin ve koşulsuz sevginin rengine büründü. Yalnızca bir sağlık sorunu olmayan, aynı zamanda uzun ve yıpratıcı bir psikolojik süreç gerektiren lösemi hastalığına dikkat çekmek isteyen yüce gönüllü insanlar, hafta sonunun rehavetini bir kenara bırakarak sahalara indi. Yaşları, meslekleri ve geçmişleri farklı olsa da kalpleri aynı amaç için çarpan bu kalabalık, kentin simge noktalarından birinde buluşarak oldukça anlamlı bir etkinliğin startını verdi. Gerçekleştirilen bu farkındalık yürüyüşü, sıradan bir etkinlik olmanın çok ötesine geçerek, adeta bir sevgi seli halinde tüm şehri kucakladı.

Rektörlük önünde toplanan iyilik elçilerinin turuncu mesajı

Organizasyonun toplanma noktası olarak belirlenen Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörlüğü önü, sabahın erken saatlerinden itibaren göz alıcı bir renge teslim oldu. Vakfın simgesi haline gelen ve umudu, enerjiyi, yaşama sevincini temsil eden turuncu yelekler, alanı dolduran yüzlerce kişinin üzerinde adeta bir üniforma gibi parlıyordu. Genç üniversite öğrencilerinden emekli vatandaşlara kadar geniş bir yaş yelpazesine sahip olan katılımcılar, lösemi gerçeğiyle yüzleşen ailelerin omuzlarındaki ağır yükü bir nebze olsun hafifletebilmek için oradaydı. Temsili bir giysiden ziyade, büyük bir dayanışma ağının parçası olmanın gururunu yansıtan bu yelekler, çevreden geçen İzmirlilerin de dikkatini anında çekmeyi başardı. Organizasyon komitesinin titiz yönlendirmeleriyle kortej oluşturulurken, alandaki coşku ve kararlılık görülmeye değerdi. Bu kalabalık, sadece yürümek için değil, aynı zamanda toplumun sağırlaşmış kulaklarına empati çağrısı yapmak için bir araya gelmişti.

TOKİ İzmir kura sonuçları açıklandı: 5 bin TL başvuru ücreti iadesi ne zaman yapılacak?
TOKİ İzmir kura sonuçları açıklandı: 5 bin TL başvuru ücreti iadesi ne zaman yapılacak?
İçeriği Görüntüle

Şehrin kalbine doğru atılan umut dolu sloganlar

Düzenli bir kortej halinde harekete geçen grup, kentin en hareketli ve popüler noktalarından biri olan Kıbrıs Şehitleri Caddesi yönüne doğru yürüyüşe geçti. Kalabalığın ritmik adımlarına, ellerde gururla taşınan ve her biri derin anlamlar içeren pankartlar eşlik ediyordu. Gönüllülerin özenle hazırladığı dövizlerde yer alan "Umudun adı LÖSEV gücün adı gençlik" ifadeleri, özellikle yeni neslin sivil toplum hareketlerindeki öncü rolünü vurguluyordu. Bir diğer dikkat çeken "Sevgiyle, iyilikle, umutla yarınlar" sloganı ise, karamsarlığa inat aydınlık bir geleceğe duyulan inancın adeta dışavurumuydu. Yürüyüş güzergahı boyunca balkonlara çıkan, dükkanlarının kapısına gelen ve kafelerde oturan pek çok vatandaş, bu anlamlı korteji alkışlarla destekleyerek onlara güç verdi. Gençlerin bitmek tükenmek bilmeyen enerjisi, atılan sloganların gücüyle birleşince, cadde boyunca yankılanan ses, sadece bölgeye değil tüm Türkiye'ye yayılan bir umut frekansına dönüştü.

Sokak sokak büyüyen dayanışma ağı ve halkla kucaklaşma

Kortejin varış noktasına ulaşmasıyla birlikte etkinliğin sadece bir yürüyüşten ibaret olmadığı bir kez daha anlaşıldı. Lösemili çocuklar için hayatın her alanında mücadele etmeyi görev edinen katılımcılar, yürüyüşün hemen ardından gruplara ayrılarak halkla doğrudan temas kurmaya başladı. Ellerindeki bilgilendirici broşürleri cadde üzerindeki esnafa, alışveriş yapan ailelere ve gezintiye çıkan gençlere tek tek dağıtan gönüllüler, vakfın çalışmaları hakkında detaylı bilgiler verdi. Bu diyaloglar esnasında, löseminin tedavi edilebilir bir hastalık olduğu, tedavi sürecinde erken teşhisin, kan ve kök hücre bağışının ne denli hayati bir önem taşıdığı vatandaşlara aktarıldı. Dağıtılan her bir kağıt parçası, aslında minik bir bedenin hayata tutunması için uzatılan görünmez bir el anlamına geliyordu. Vatandaşların sorularını sabırla yanıtlayan, onlardan sadece maddi değil aynı zamanda manevi destek ve bilinçlenme talep eden bu iyilik neferleri, toplumsal farkındalığın nasıl inşa edileceğini sahada uygulamalı olarak göstermiş oldu. Gerçekleştirilen bu etkileşim, hastalara uzanan şefkatli ellerin sayısının her geçen gün daha da artacağına dair güçlü bir inanç yarattı.

Kaynak: AA