Haber/ Didar DEMİRCİ

KESK’e bağlı Haber Sen İzmir 6 Nolu Şube, PTT ile ilgili basında çıkan haberlere ilişkin basın açıklaması yaptı. Konuya ilişkin basın açıklamasını okuyan Haber-Sen İzmir 6 Nolu Şube Mali Sekreteri Düzgün Daş, “Son dönemde PTT ile ilgili zararların çok olduğu, sıkça yazılı ve görsel basına yansımaktadır. Bu zararların sebebi çalışan kamu emekçileri değil; PTT’yi kamu hizmeti veren bir kurum olmaktan çıkarıp şirket gibi işletme hevesinde olan PTT yönetimidir. PTT’nin imajı bozulacak denilerek emekçilerin sosyal medya hesaplarını takibe alıp ceza ve sürgünle uğraşan PTT Genel Müdürlüğünün asıl görevi kurumda yolsuzluk ve hırsızlıkların önünü geçip şeffaflığı sağlamaktır. PTT, Varlık Fonu'na devredilmesinin ardından KİT'ler içinde en çok zarar eden kurumlardan biri oldu. TBMM KİT Komisyonundaki görüşmelerde Genel Müdür Hakan Gülten, 2018'de 216 milyon lira kâr eden PTT'nin, 2019'da 1 milyar 218 milyon, 2020'de ise 741 milyon lira zarar ettiğini açıkladı. İki yıllık zarar, 1 milyar 959 milyon lira oldu. Peki buradan sormak gerekmez mi? Bir yılda 216 milyon lira kar eden PTT iki yılda 1 milyar 959 milyon lira nasıl zarar eder? Sayıştay raporlarından ve kamuoyuna yansıyan haberlerden biliyoruz ki, bu zararın nedeni biz emekçiler değil, yandaş iştirakçi şirketlere verilen ihaleler ve yapılan kayıtsız israflardır” dedi.

Bu zararla emekçinin hakkı ödenirdi

Daş, PTT’nin iki yılda uğradığı zararla uzun zamandır gündeme getirdikleri taleplerin karşılanabileceğini vurguladı. Daş, “Taşeron ve İHS’li çalışma biçimi kaldırılarak; güvenceli iş, güvenli bir gelecek amacıyla ve iş barışının bozulmaması için tüm çalışanlara ayrım yapılmaksızın kadro verilebilirdi. 55 yaşından sonra re’sen emekliliğe sevk edilen dağıtıcılara yıpranma hakları verilebilirdi. 4 yıllık fakülte mezunu olan dağıtıcıların ayrım gözetilmeksizin memurluğa atanması yapılabilirdi. Üst düzey yöneticilere yapılan skala ayarlaması, ayrım gözetmeksizin tüm çalışanlara da yapılabilirdi. Tüm PTT çalışanlarına 3600 ek gösterge verilebilirdi. 50’nin üzerinde çalışanı olan işyerlerinde kreş açılabilir ve daha küçük işyerlerinde bundan yararlanamayan tüm çalışanlar için kreş yardımı yapılabilirdi. Kapatılan Sosyal Tesisleri ve Dinlenme Kampları tekrar açılarak PTT emekçilerine hizmet sunulabilirdi. İş yükü altında ezilen PTT emekçisinin insanca çalışabileceği bir ortamın yaratılması için yeni personel alımı yapılabilirdi. Covid-19 döneminde canla başla çalışan PTT Emekçisine ayrım yapmaksızın nakit destek ödeme yapılabilirdi” dedi.

Günah keçisinin PTT emekçisi olmadığının altını çizen Daş, konuşmalarını tamamlarken PTT Yönetimine çağrıda bulundu. Daş, “Yönetim hakkını, sınırsız ve fütursuzca, iş barışını bozacak şekilde “ben yaptım oldu” anlayışıyla kullanmak yerine çalışanlar ve emek mücadelesi veren sendikalarla karşılıklı ilişki ve diyalog kurmalı ve iş barışı ve PTT’deki çalışma huzurunu bozacak hukuka aykırı uygulamalarından acilen vazgeçmelidir. Yapılan tüm haksız hukuksuz israfların ve yolsuzlukların karşısında duracağız ve mücadelemizi sürdüreceğiz. PTT’de zararın bedelini emekçiler değil yolsuzluk yapanlar ödesin!” diye konuştu.