YAĞMUR KARADAĞ/Gülistan Doku davası başta olmak üzere toplumda hassasiyet uyandıran faili meçhul dosyaların incelenmesi amacıyla Adalet Bakanlığı bünyesinde kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı, 81 ilde yürüttüğü tarama çalışmalarının ardından 638 soruşturma dosyasını mercek altına aldı. İzmir de 49 dosya ile ilk faili meçhul haritasında ilk sırada yer aldı.

Başkan Tugay Buca Metrosu'nun son durumunu açıkladı: 2 yılda tamamlarız
Başkan Tugay Buca Metrosu'nun son durumunu açıkladı: 2 yılda tamamlarız
İçeriği Görüntüle

Türkiye'de faili meçhul cinayetler denildiğinde akla ilk olarak 90'lı yılların, faili meçhul siyasi cinayetlerin ve Cumartesi Anneleri'nin geldiğini belirten Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu İzmir Temsilcisi Tülin Osmanoğulları, günümüzde bu tablonun kadın mücadelesi açısından şekil değiştirdiğini ifade etti. Yeni kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı'nın adımını önemsediklerini belirten Osmanoğulları, “Ancak bu birim, yıllardır adalet arayan Cumartesi Anneleri'ni ve sahada ailelerle birlikte mücadele veren kadın örgütlerini muhatap almalıdır. Hangi cinayetlerin şüpheli olduğunu bizler çok iyi biliyoruz” dedi.

Gulistandoku-2

"AİLELER DELİL ARIYOR"

Son yıllarda şüpheli kadın ölümlerinin, faili belli olan kadın cinayetlerini geçtiğine dikkat çeken Osmanoğulları, olağan cinayetlerde failin yargılandığını ancak şüpheli ölümlerde sürecin intihar veya kaza denilerek hızla kapatılmaya çalışıldığını vurguladı. Osmanoğulları, “Bu süreçte aileler adalet peşine düşüyor. Tıpkı Cumartesi Anneleri'nin yıllardır verdiği mücadele gibi aileler delil arıyor, hiçbir zaman yılmıyor. Rojin Kabaiş’teki, Gülistan Doku'daki gibi aileler yıllarca kendi çabalarıyla mücadele veriyor” dedi.

Tülin Osmanoğulları-5

CEZASIZLIK CESARET VERİYOR

İzmir'in faili meçhul dosya sayısında ilk sırada yer almasının tesadüf olmadığını ve Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu olarak İzmir özelinde ayrı bir veri çalışması yapacaklarını duyuran Osmanoğulları, artışın temel nedeninin cezasızlık politikası olduğunun altını çizdi.

Kolluk kuvvetlerinin ve yargının şüpheli ölümlere peşinen "intihar" gözüyle bakmasının büyük bir tehlike yarattığını belirten Osmanoğulları, “Failler cezasızlık politikasını çok iyi öğrendi. İntihar veya kaza denilince dosyanın nasıl olsa kapanacağını, kendilerine kimsenin dokunmayacağını biliyorlar. Etkin hiçbir soruşturma yapılmadan dosyaların üzeri kapatılıyor ve failler bu yöntemi çok iyi kullanıyor” diye konuştu.

"CİNAYET GÖZÜYLE BAKILMALI"

Gerek İzmir özelinde artan davalar gerekse Türkiye genelindeki tablo nedeniyle haftanın en az üç gününü adliye koridorlarında geçirdiklerini belirten Osmanoğulları, İçişleri Bakanlığı, Adalet Bakanlığı, İzmir Valiliği ve Emniyet Müdürlüğü'ne net bir çağrıda bulundu. Osmanoğulları, bir kadının ölü bulunduğu olay yerine gidildiğinde, olaya ilk etapta intihar veya kaza değil, "cinayet" şüphesiyle yaklaşılması ve en ince ayrıntısına kadar etkin bir soruşturma yürütülmesi gerektiğini ifade etti.

Nevraz Siğin-1

"HUKUKİ DEĞİL, SİYASİ BİR KARAR"

Konunun hukuki boyutunu 9 Eylül’e değerlendiren Avukat Nevraz Sığın ise kurulan yeni birimin adalet arayışından ziyade kritik dosyaları kontrol altında tutma çabası olduğunu ifade etti. Avukat Sığın, “Bu birimin kurulmasının hukuki açıdan değerlendirilecek hiçbir kısmı yok. Yedi dairenin tamamının kurulması da hukuki değil, siyasi bir karardır. Bugüne kadar çözülmeyen ne vardı da böyle bir yapıya ihtiyaç duyuldu? Cumhuriyet tarihinde kimsenin mi aklına yargı düzeni içinde böyle bir yapı oluşturmak gelmedi? Bu durum, bazı kritik dosyalarda bakanlığa doğrudan bağlanan bir yapı oluşturulmaya çalışıldığını gösteriyor” dedi.

Eğer faili meçhul cinayetlerin gerçekten aydınlatma niyeti varsa devletin elinde yeterli imkan ve CMK yetkisi bulunduğunu vurgulayan Sığın, meselenin niyet meselesi olduğunun altını çizdi.

‘İZMİR VERİ KOMİTESİ’ KURULUYOR

İzmir'in 49 dosyayla faili meçhul haritasında ilk sırada yer almasını KCDP olarak da ele aldıklarını vurgulayan Avukat Nevraz Sığın, bu tabloyu detaylıca incelemek üzere İzmir Veri Komitesi kurduklarını ve ilk toplantılarını yapacaklarını duyurdu.

Sığın, İzmir'in neden ilk sırada olduğuna dair ise “İzmir'de kadınların sosyal statülerinin daha yüksek olması veya daha bağımsız davranabilmeleri nedeniyle bu artışın yaşandığını söyleyenler var ancak ben buna katılmıyorum. Hangi ilçede bu ölümler daha fazla, neden bu dosyaların üstüne gidilmemiş? Bunların hepsini ayrı ayrı, dosya bazlı araştırıp haritalandıracağız ve kamuoyuyla paylaşacağız” dedi.

Havinaskan

HUKUK MÜCADELESİYLE YÖN DEĞİŞTİREN DOSYALAR

Osmanoğulları, ailelerin ve platformun ısrarlı takibi sonucu seyri değişen çarpıcı İzmir dosyalarını ise şu şekilde özetledi:

HAVİN AŞKAN: Yaklaşık 1,5 yıl önce 1.70 boyunda, 69 kilo ağırlığındaki bir kadının kapı koluna asılarak intihar ettiği iddia edildi. Dosya hızla intihar denilerek kapatılmak istendi. Ancak platformun ve ailenin yoğun itirazları, mezarın yeniden açılması talepleri sonucunda cinayet bulguları ortaya çıktı. Şüphelinin olaydan tam 2,5 ay sonra vücudunda tırnak izi ve DNA araması için çağrıldığı ortaya çıktı. Faili meçhul olarak kapanmak üzere olan dosya cinayet dosyasına dönüştü, ancak davanın uzman çavuş olan sanığı hala tutuksuz yargılanıyor.

KRİTİK DURUŞMA 21 MAYIS’TA

Havin Aşkan davasının Avukatı Sığın ise “İlk etapta jandarma personeli olan sanık eşin gözaltına alınıp tutuklanması gerekiyordu. Ancak soruşturma ilk aşamada jandarmaya verildi. Sanığın jandarma olduğu bir dosyada soruşturmanın jandarma tarafından yürütülmemesi gerekirdi. Havin 1.70 boyunda, 69 kilo ağırlığında bir kadın. Kendi beyanına göre sanık eşini asılı olduğu yerden indirdiğini iddia ediyor. Ancak o boydaki bir kadının kendisini oraya asması imkansız. Sanık kendi beyanıyla bile olaya müdahale ettiğini söylüyor ama ilk aşamada tutuklanmadı” dedi.

Yoğun itirazlar sonucu sanık hakkında yurt dışı çıkış yasağı ve adli kontrol kararı çıkarılabildiğini belirten Sığın, dosyanın seyrini değiştirebilecek en kritik gelişmenin ise 21 Mayıs'ta görülecek duruşma olacağını dile getirdi. Sığın, sanığın ilk defa hakim karşısına çıkacağı ve çapraz sorgusunun yapılacağı bu duruşmada tutuklama kararı çıkma ihtimalinin bulunduğunu da vurguladı.

Aslıhansinemcicek-2

ASLIHAN SİNEM ÇİÇEK: İş görüşmesi için evden çıktıktan bir gün sonra hastanede olduğu ortaya çıkan ve Adli Tıp Kurumu raporuna göre uyarıcı madde zehirlenmesi tanısı konulan Aslıhan Sinem Çiçek'in (18) ölümüyle ilgili dört yıldır sürdürülen yoğun hukuk mücadelesi sonucunda, olay yeri inceleme bilirkişi raporu olaydan tam dört yıl sonra istenebildi. Osmanoğulları, ailenin ve avukatların baskısı olmasaydı bu dosyanın da karanlıkta kalacağını belirtti.

Duygubolukbas

DUYGU BÖLÜKBAŞ: İntihar denilerek kapatılan dosya, mücadeleler sonucu yeniden açıldı. Ancak sanık yeniden yapılan yargılamada beraat etti. Sanıklara beraat verilirken, karara İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı ve müşteki avukatlarınca itiraz edildi. İtirazların ardından dosya istinafa taşındı. Verilen beraat kararı ise istinaf tarafından bozuldu, dosya yeniden yerel mahkemeye gönderildi.

Kcdp 552026 09Dcfc25 6B10 4987 8D20 98D81F63528A

NİSAN AYINDA 26 KADIN ÖLDÜRÜLDÜ

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu tarafından açıklanan Nisan 2026 raporu, Türkiye’de kadın cinayetleri gerçeğinin tüm ağırlığıyla sürdüğünü bir kez daha ortaya koydu. Rapora göre yalnızca bir ayda 26 kadın erkekler tarafından öldürüldü, 23 kadın ise şüpheli ölüm kapsamında hayatını kaybetti.

Raporda yer alan en çarpıcı başlıklardan biri, öldürülen kadınların büyük bölümünde cinayet gerekçesinin tespit edilememiş olması. Nisan ayında hayatını kaybeden 26 kadından 20’sinin hangi bahaneyle öldürüldüğü belirlenemedi. Geriye kalan vakalarda ise 4 kadın ekonomik gerekçelerle, 1 kadın barışmayı reddettiği için, 1 kadın ise bebeğini aldırmadığı için öldürüldü. Ayrıca Nisan ayında öldürülen kadınların; 10’u evli olduğu erkek, 2’si eski eşi, 2’si birlikte olduğu erkek, 1’i babası, 1’i oğlu, 1’i akrabası, 1’i tanıdığı tarafından hayatını kaybetti. 6 kadının fail ile ilişkisi ise tespit edilemedi.

Kaynak: Yağmur Karadağ