Futbol sadece sahada oynanmıyor. Bazen bir soyunma odasında söylenen cümleler, bazen de tribünlerde atılan öfke oyunun kaderini belirliyor.

Türkiye’de şu an tam olarak böyle bir atmosfer yaşanıyor. Bir tarafta sahaya odaklana bir teknik adam, diğer taraftada adalet tartışmalarıyla sarsılan bir camia… Avrupa’da alınan kötü yenilginin ardından Fenerbahçe cephesinde hava yön değiştirdi. Domenico Tedesco’nun oyuncularına verdiği direkt mesaj, geçmişi unutun fırsat önünüzde.

3-0’lık mağlubiyet, tur şansını zora sokmuş olsa da takımın lig hedeflerini geri plana atmamalı. Tedesco’nun oyuncuları yeniden motive etmesi, böyle kriz anlarda psikolojik savaşın ne kadar önemli olduğunu gösteriyor.

Kasımpaşa karşılaşması teknik açıdan normal bir maç gibi gözükse de zirve yarışındaki puan eşitliği ihtimali bu mücadeleyi zorlaştırıyor. Bu sadece üç puan çağrısı değil, sezonun kaderini değiştirme olasılığı var.

Savunma hattında yaşanan belirsizlik merak konusu. Milan Skriniar’ın yokluğunda genç Yiğit Efe’nin ilk 11’e yakın olabilir. Kaptan’nın eksikliğini nasıl dolduracak, yeterli gelebilecek mi taraftarın odak noktasında.

Böyle bir zamanda Fenerbahçe’nin önünde güzel bir fırsat var. Galatasaray cephesinde ise bir adalet tartışması var. Biri sahada kazanarak zirveye ortak olacak, diğeri oyunun eşit uygulanmasını talep ediyor. İki farklı gündem, tek bir noktada kesişiyor. Oda lig yarışı…

Şimdi gözler sahada, ama gözler tartışmaların devam edip etmeyeceğinde. Federasyonun tek cümlesi şampiyonluk yarışını değiştirebilir.