SİNAN GENÇ/ İzmir’in acıyla yoğrulan hafızasında 30 Ekim 2020 depreminin izleri hâlâ tazeliğini koruyor. O gün Bayraklı’da yıkılan Doğanlar Apartmanı’nın enkazından sağ çıkarılan isimlerden biri de down sendromlu milli sporcu Alper Öztürk’tü. Annesi Fatma Öztemel Öztürk’ü depremde kaybeden Alper, yaşadığı büyük acının ardından hayata sporla tutundu. Şimdi ise o hikâyenin yeni sayfasına bir dünya şampiyonluğu daha yazıldı.
İzmir Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü’nün özel sporcularından Alper Öztürk, Bulgaristan’ın başkenti Sofya’da 13-19 Haziran tarihleri arasında düzenlenen Down Sendromlular Dünya Şampiyonası’nda zirveye çıktı. Artistik Cimnastik Mozaik Büyük Erkekler Genel Tasnif kategorisinde mücadele eden Alper, rakiplerini geride bırakarak altın madalyanın sahibi oldu.
Acının içinden doğan büyük başarı
Alper Öztürk’ün başarısı yalnızca bir spor derecesi değil; aynı zamanda büyük bir yaşam mücadelesinin, sabrın ve inadın simgesi oldu. 2020 yılında Seferihisar açıklarında meydana gelen 6,6 büyüklüğündeki deprem sırasında annesi Fatma Öztemel Öztürk ve kardeşi Buğra Öztürk ile birlikte Doğanlar Apartmanı’nda bulunan Alper, binanın yıkılmasıyla enkaz altında kaldı.

Arama kurtarma ekiplerinin uzun çalışmaları sonucunda Alper ve kardeşi Buğra enkazdan sağ çıkarıldı. Ancak anneleri Fatma Öztemel Öztürk’ün cansız bedenine ulaşıldı. O günden sonra Alper’in hayatında derin bir boşluk açıldı. Bu acı kolay geçmedi, izleri kolay silinmedi. Ancak Alper, sporun iyileştirici gücüyle yeniden ayağa kalktı. Cimnastik salonları onun için yalnızca antrenman yaptığı yerler olmadı. Her hareket, her denge, her yarışma; yaşadığı büyük kaybın ardından hayata yeniden tutunmasının bir parçasına dönüştü.
İzmir’in gururu oldu
Alper Öztürk, yıllar içinde gösterdiği azimle önce Türkiye şampiyonluklarına, ardından uluslararası başarılara ulaştı. Buz pateniyle de ilgilenen ve farklı branşlarda dereceler elde eden Alper, cimnastikte ise adını dünya çapında duyurdu.

Daha önce Avrupa Cimnastik Şampiyonası’nda altın madalya kazanarak İzmir’i gururlandıran Alper, bu kez Sofya’da dünya sahnesine çıktı. Büyük erkekler kategorisindeki performansıyla rakiplerini geride bırakan milli sporcu, ay-yıldızlı formayla altın madalyaya uzandı.
Bu sonuçla Alper Öztürk, hem Türkiye’ye hem İzmir’e hem de İzmir Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü’ne büyük bir gurur yaşattı.
“Hayata sporla bağlandı”
Alper’in hikâyesi, sporun yalnızca madalya kazanmak için yapılmadığını bir kez daha gösterdi. Yaşadığı büyük travmanın ardından spora daha sıkı sarılan Alper, çalışmayı hiç bırakmadı. Antrenörlerinin desteği, ailesinin emeği ve kendi kararlılığıyla her geçen yıl daha büyük başarılara imza attı.
Depremin ardından uzun süre toparlanmakta zorlanan Alper için cimnastik, yeniden nefes almanın yolu oldu. Salona her çıktığında yalnızca bir sporcu olarak değil, aynı zamanda hayata tutunmayı başarmış güçlü bir insan olarak mücadele etti.
Onun başarısı, özel sporculara fırsat verildiğinde neleri başarabileceklerinin en güçlü örneklerinden biri olarak öne çıktı.
Bir madalyadan fazlası
Sofya’dan gelen altın madalya, İzmir için yalnızca sportif bir başarı anlamı taşımıyor. Bu madalya, annesini depremde kaybeden bir evladın, yaşadığı acıya rağmen pes etmeyişinin simgesi olarak hafızalara kazındı.
Alper Öztürk, enkaz altından çıkarıldığı o karanlık günden dünya şampiyonluğu kürsüsüne uzanan yolculuğuyla milyonlara ilham verdi. Onun hikâyesi, kayıpların ardından yeniden ayağa kalkmanın, umudu diri tutmanın ve mücadeleden vazgeçmemenin en dokunaklı örneklerinden biri oldu.
İzmir Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü, dünya şampiyonu olan Alper Öztürk’ü ve antrenörlerini tebrik ederek başarılarının devamını diledi. Alper’in Sofya’da kazandığı altın madalya, İzmir’in spor tarihine gururla yazılan yeni bir başarı olarak geçti.
Enkazdan çıkan umut, dünya kürsüsüne yükseldi
Alper Öztürk bugün yalnızca bir dünya şampiyonu değil; İzmir’in acıdan doğan umudunun, dayanışmasının ve direncinin de adı oldu. 30 Ekim depreminin yaralarını hâlâ taşıyan kent, Alper’in başarısıyla bir kez daha gururlandı.
Onun dünya şampiyonluğu, “hayata sporla bağlandı” sözünün en güçlü karşılığı oldu. Alper, yaşadığı dramı azme dönüştürdü; acının içinden yürüyerek dünya kürsüsüne çıktı.
İzmirli Alper Öztürk, artık yalnızca madalyalarıyla değil, hayata tutunma gücüyle de şampiyon.








