Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye Basın Federasyonu tarafından düzenlenen toplantıda gazetecilerle bir araya geldi. Gündeme dair kritik başvuru başlıklarına değinen Yılmaz, kamuoyunun merakla beklediği temmuz ayı memur ve emekli zammı ile en düşük emekli maaşı düzenlemesine dair net mesajlar verdi.

"Enflasyon farkını rakamlara mutlaka yansıtıyoruz"

Temmuz ayında memur ve emeklilere yönelik bir refah payı verilip verilmeyeceği sorusunu yanıtlayan Cevdet Yılmaz, ilk 6 aylık süreçte program dahilinde beklediklerinden daha yüksek bir enflasyon tablosunun oluştuğunu kaydetti. Mevcut kanun ve kurallarla işleyen otomatik bir sistemin bulunduğunu hatırlatan Yılmaz, maaşların şekillenmesinde enflasyon verilerinin belirleyici olacağını ifade ederek şunları söyledi:

Ödüllü sokakta tarihi kıyım
Ödüllü sokakta tarihi kıyım
İçeriği Görüntüle

"Temmuz enflasyonu çıktığı zaman memur, emekli maaşları ona göre şekilleniyor. Enflasyona hiçbir zaman ezdirmedik, böyle bir prensibimiz var. Sayın Cumhurbaşkanımızın başından beri koyduğu bir prensip. Dolayısıyla bu işliyor. Enflasyon neyse bunu mutlaka yansıtıyoruz rakamlara."

En düşük emekli maaşı için Meclis işaret edildi

Açıklamasında teknik bir ayrıntıya da dikkat çeken Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, enflasyon farkının otomatik olarak yansımadığı tek alanın "en düşük emekli maaşı" olduğunu belirtti. Bu baremdeki artışın sistemsel olarak değil, ancak yasal bir düzenlemeyle mümkün kılındığını ifade eden Yılmaz, "O, otomatik olmuyor, kanunla yapılan bir iş. Bunun kanunla yapılması gerekiyor. O konuda Meclis'imiz gerekli çalışmaları yapacaktır" diyerek topu parlamentoya attı.

Çözüm süreci için "Yasa mühendisliği" vurgusu

Toplantıda sadece ekonomi değil, çözüm sürecine ilişkin adımlara da değinen Yılmaz, ilgili yasal düzenlemenin Türkiye Büyük Millet Meclisi tatile girmeden önce ele alınması yönünde yoğun bir gayret sarf edildiğini dile getirdi. Sürecin belirli koşullara ve takvime endeksli yürütüleceğini belirten Cumhurbaşkanı Yardımcısı, "Bir taraftan 'silahları bırakın gelin gerekli düzenlemeleri yapalım' deniyor. Örgüt de 'ben bırakacağım ama nasıl bir yasal çerçeve ile karşı karşıya kalacağım' diyor. Burada yasa mühendisliği çalışmasına ihtiyaç var gibi görünüyor" değerlendirmesinde bulundu.

Kaynak: haber merkezi