2025 Çevre Günü teması “plastik kirliliğinin sona erdirilmesi” idi. Bu yıl Azarbaycan'da 5 Haziran Dünya Çevre Günü kapsamında yapılacak programının ve 2026 yılı Çevre Günü'nün ana teması “Climate Action” iklim eylemi ve iklim değişikliğine uyum çalışmaları olarak belirlendi.
Zira artık iklim değişikliği gelecekteki bir risk değil, günümüzde tüm dünya ülkelerinde yaşanan, yaşadığımız ve derinden hissettiğimiz gerçek olarak ortada duruyor. Artan sıcaklar-ki ayrıca bu yıl 2023-24 yıllarında yaşanan “El Nino” tekrarı da çabası – kuraklık, aşırı iklim olayları, seller, dolu yağışları, iklim kaymaları artık günümüzün konuları haline geldi.
Uzmanlar yıllarca uyardı durdu, ancak siyasilerin uyarıları görmezden gelmeleri ve emperyalizmin doğası gereği durdurulamayan aşırı kar hırsı dünyamızı giderek yaşanamaz hale getiriyor.
Daha şimdiden aşırı sıcaklık artışları Avrupa'da ölümlere neden oluyor, muhtemelen 2026 “El Nino” sunun etkileri hissedilmeye başlandı. Pasifik Okyanusu ve çevresinde yaşanan El Nino Avusturalya'da kuraklık, ABD güneyinde yoğun yağmur, Güney Amerika yağmur ormanlarında kuraklık, Hindistan'da muson yağmurlarının azalması, Avrupa'da ise aşırı sıcaklara neden oluyor. Kısacası bu yıl küresel sıcaklık rekorunun kırılmasına sebep olacak gibi görünüyor. Umarım 1877 yılı süper El Nino su gibi felakete yol açmaz. 1877 – 78 yıllarındaki felakette 50 milyon insanın ölmesine ve dünya tarihinin değişmesine sebep olmuştu. Tarihçiler, 1877 – 78 El Ninosu'nun dünya tarihini değiştiren “ilk küresel iklim felaketi” olarak ifade ediyorlar. O tarihlerde kuraklık sonucu hasatlar çökmüş, nehirler kurumuş, ormanlar yanmış, bunun sonucunda da kıtlık, sıtma, kolera, çiçek hastalığı, dizanteri pandemileri dünyayı adeta kavurmuş ve büyük bir biyoçeşitlilik kaybı yaşanmıştı.
BM çevre programına göre, iklim değişikliği geliyor mu, değil geldi. Gelen iklim değişimini ne kadar doğru ve hızla yönetebileceğiz, bunun cevabı Azarbaycan'da 5 Haziran'da yapılacak Çevre Günü programında tüm dünya ülkeleri, uzmanları, siyasileri tarafından aranacak. Buzulların erimesi sonucu permafrost’un canlanması, deniz seviyesinin yükselmesi, biyo çeşitlilik kaybı görüşülecek konular arasında. Artık sadece karbondioksit emisyonlarını düşürmek yetersiz kalıyor, başta enerji olmak üzere ekonomi, ulaşım, tarım, yerleşim alanları, insanların tüketim alışkanlıkları tekrardan dizayn edilmeli anlayışı yükseliyor.
Enerji dönüşümü, iklime dayanıklı şehirler, su ve gıda güvenliği, doğanın yeniden onarılması ve bunlara toplumsal katılım, son olarak da Paris anlaşmasının kritik eşiği olan 1,5 derece dünya sıcaklık artışının aşılmaya başladığı, ana başlıkları konusunda dünya ülkelerinin mutabakatı aranacak.
Hoş bu yılki dünya çevre gününün, gelirinin büyük bölümünü fosil yakıtları oluşturan Azarbaycan'da yapılıyor olması da ilginç. Zira bir numaralı ana sorun, fosil yakıtlarından güneş, rüzgar, jeotermal, temiz enerji kaynaklarına geçiş olacak, bu konferansın ekonomisini büyük ölçüde fosil yakıtı geliri ile sürdüren bir ülke Azarbaycan'da yapılıyor olması eşyanın tabiatına aykırı gibi de duruyor ya.
Ege bölgemize bakarsak, su kıtlığı, tarımsal kuraklık, orman yangınları, sel hasarları geleneksel tarım ürünlerimizin (zeytin, üzüm, incir) üzerindeki iklim baskıları bizler için yaşamsal önemde olacak.
Gıda güvenliği, tarım, ekonomi, sağlık kısaca yaşam kalitemiz tehlike altında.
Sonuç olarak; iklim değişikliği artık sadece çevre sorunu değil, bir gelecek meselesi. Gerçek bir bekaa sorunu arıyorsak işte bu gerçek bir bekaa sorunu.
Not: 5 Haziranın ÇEVRE ve HOMEROS günü olarak kutlanmasının ülkemize büyük bir prestij getireceği kanısında olduğumu da burada ifade etmek isterim.