İklim değişikliği ve değişen hava şartları nedeniyle bol yağmur alan ülkemizde, sivrisinek populasyonu öngörülmeyen bir oranda artış gösterdiği görülmektedir.
Yazlık bölgelerde ayrıca üstü açık ve bakım yapılmayan havuzlar nedeni ile larva oluşumu daha da fazla olmuş ve sivrisinek istilası kaçınılmaz olmuştur. Kış aylarında larvalar yumurtadan çıkıp, ergin hale gelmeden “larvasit” ilaçlarla mücadelenin bu yıl yetersiz kaldığı görülmektedir. Aslında yazlık ilçe belediyeleri, örneğin Çeşme belediyemiz, sivrisinek üremesine sebep olan havuzlarla ilgili ilk ihlalde 2953 TL ceza uygulanacağını, tekrarı halinde ise halk sağlığına zarar vermekten 86110 TL cezanın uygulanacak olduğunu 2025 kış aylarında bildirmiş havuzların 12 ay temizlenmesini istemişti ama dinleyen kim.
Sivrisinek cildinize konunca, bir de değil iki iğnesi ile saldırıya geçer. Bir iğneden tükrüğünü deriye verirken, diğer iğnesi ile kanınızı emer, tükrüğü kanınızı kolay emsin diye kanı akışkan halde tutar. İşte bu tükrük kaşıntı yapar, cildiniz kızarır, 24 saate yakın süre alerjik reaksiyona sebep olabilir. Bu durumda hemen bu şikayetleri giderecek bir ilaç cildinize sıkarak kızarıklık, kaşıntı, şişme oluşmadan atlatma şansına sahip olabilirsiniz. O nedenle bu tür “after-bite” ürünler acil ilk yardım malzemesi olarak elinizin altında olmalı. Bu ürünler sivrisinekleri kaçırmaz, ancak ısırık sonrası şikayetlerinizi giderir.
Aslında sivrisinekler şeker temelli besinler ile beslenir, ancak dişi olanları kan da emmelidir. Zira yumurtlamak için kana ihtiyaç duyarlar.
Peki parmak izi gibi, insandan insana değişen, vücut kimyamız, yani sivrisineğe cazip gelen genetik yapımız, sivrisineğe karşı bizi nasıl açık hedef haline getiriyor?
Cildimize folik asit, steroidler ve kolesterol, ürik asit yoğun olarak üretip veriyorsak işte biz sivrisinek için ideal bir hedefiz demektir. Bu da insanoğlu ve kızının yüzde yirmisinde böyle. Ayrıca nedendir bilinmez “0” grubu kan sivrisineklere daha lezzetli geliyor ve A grubu kana sahip insanlara göre iki misli ısırılma ihtimali var. Hamileleri de fark ediyor sivrisinekler. Onların ısırılma ihtimali de normal insanların iki katı.
Sivrisinekleri çeken diğer durumları da sayarsak; Vücut ısısı daha yüksek olanlar, örneğin egzersiz yapanlar, ovulasyon dönemindeki kadınlar, ayakları kokanlar, alkol almış olanlar, koyu renkli ve kırmızı giysi giyenler, sık soluk alıp verenler sivrisineklerin hedefinde.
Ayrıca sivrisinekler dolunay zamanı, diğer zamanlardan 500 kat daha hareketli olduklarından, dolunayda, romantik genç sevgililere daha çok saldırdıkları bilinen bir gerçek.
Sinekler, insanlar nefes alıp verirken havaya karışan karbondioksiti izleyerek hedeflerini bulurlar. 5 metre uzaktan bile karbondioksiti algılarlar. Hedefe ulaşınca da harekete geçmelerini tetikleyen faktörler işin içine girer; Yaydığımız koku, kan grubumuz, kıyafet rengi, ortam sıcaklığı, nem oranı, içtiğimiz içecek, sivrisineğin sizi sokup sokmayacağını belirler.
İnsanların bazıları ise vücutlarından salgılanan kimyasalların kokuları ile sinekleri uzak tutarlar. Bilim insanları yaptıkları çalışma ile bu uzak tutan kokuları araştırmışlar ve etkili 5 tür keton’un sivrisinekleri uzak tuttuğunu tespit etmişler ve bu maddeleri insanların üzerine sıkınca sivrisineklerin gelmediğini görmüşlerdir.
Sentetik kimyasallar, (DEET, picardin gibi) sivrisinekleri uzak tutulabilir, ancak bu sağlığa uygun değildir. Doğal yağlarla sinekleri uzaklaştırmak çok daha sağlıklıdır. Bu yağları taşıyan krem, sprey, güneş sütü, solüsyonlar vs kullanmak çevre ve sağlık dostu ürünler kullanmak, çok daha doğru olacaktır.
Peki bu sinekleri uzak tutan doğal yağlar acaba hangileri dersiniz; citronella, basil oil, gerenium oil, lavandula angustifolia başta olmak üzere çeşitli uçucu yağ ihtiva eden bitki yağlarıdır diyebilirim. Yani limon otu citrosa yağı, fesleğen yağı, ıtır yağı, lavanta yağı sivrisinekleri sizden uzak tutar.
Ancak bunlarda sivrisinek sokmasına iyi gelmezler, sadece sivrisinekleri uzak tutarlar, sivrisinek soktu ise kaşıntıdan, şişme ve kızarıklıktan kurtulmak isterseniz “anti-bite” (ısırmadan sonra) ürünler bu tür alerjik reaksiyonları gidermekte birebirdir.
Dünyayı hayvanlarla paylaştığımız gerçeğini unutmayalım.