Mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığına getirilen Kemal Kılıçdaroğlu, Lütfi Savaş ve diğer davacıların avukatları, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in avukatlarının mutlak butlan kararına yönelik temyiz başvurusunun geri çekildiğine yönelik dilekçe sundu. Başvuruda, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36’ncı Hukuk Dairesi’nin mutlak butlan kararına karşı sunulan temyiz dilekçesinde, kararın esası yönünden bozma talebinde bulunulduğu ve ihtiyati tedbirin kaldırılmasının da istendiği belirtilerek, “Ne var ki söz konusu başvuru, Parti Genel Başkanı'nın ve mevcut Parti Yönetiminin talimatı, bilgisi ve oluru alınmaksızın yapılmıştır” denildi. Başvurunun, “Partinin hızlı şekilde olağanüstü kurultaya götürüleceği” şeklinde yorumlanmasının doğru olmadığını belirten CHP’nin hukukçu kurmayları, Kılıçdaroğlu’nun avukatlarının dilekçesiyle ilgili değerlendirmelerde bulundu.
DİLEKÇENİN AMACI
Dilekçe ile “Dosya Yargıtay’da beklerken tedbir kararının yürürlükte kalmasının amaçlandığı” değerlendirildi. CHP kaynakları, Kılıçdaroğlu’nun mevcut fiili durumu uzatmayı hedeflediğini belirterek, “Kılıçdaroğlu partiyi hızlı bir şekilde olağanüstü kurultaya götürecek, iddiası boşa düşmektedir” dedi. Kılıçdaroğlu’nun avukatlarının temyiz başvurusunun tamamından vazgeçmeye dönük bir dilekçe sunmadığını dile getiren CHP kurmayları, “Yalnızca temyiz dilekçesinde yer alan ihtiyati tedbirin kaldırılması istemine dair bir beyan sunulmuştur. Beyanın konusu da açık biçimde ihtiyati tedbirin kaldırılması istemine ilişkin olarak belirtilmiştir” diye konuştu.
Dilekçedeki beyanda, “Esasa ilişkin bozma talebinin varlığının kabul edildiğinin” altını çizen CHP’nin hukukçu kurmayları, “Ancak ihtiyati tedbirin kaldırılması talebinin, ‘Parti Genel Başkanının ve mevcut Parti Yönetiminin talimatı, bilgisi ve oluru alınmaksızın’ yapıldığı ileri sürülmüş” görüşünü paylaştı. CHP’liler, dilekçenin amacına yönelik değerlendirmelerini, şöyle tamamladı: “Bu durum esasa ilişkin Yargıtay sürecinin devam ettirilmesi, buna karşılık seçilmiş yönetimi görevden uzaklaştıran ihtiyati tedbir kararına yönelik acil itirazın ortadan kaldırılması sonucunu doğurmaktadır. Böylece dosya Yargıtay’da beklerken tedbir kararının yürürlükte kalması ve ‘Karar kesinleşmeden olağanüstü kurultay toplanamaz’ şeklinde bir değerlendirmeyle mevcut fiili durumun uzatılması hedeflenmiştir.”




