Yüz yüze eğitim olmazsa birçok firma iflas edecek

Okullar 21 Eylül'e yüz yüze eğitime açılmaya hazırlanır, Mart ayından beri gerek resmi gerekse özel okulların kapanması nedeniyle eğitim sektöründen geçimini sağlayan binlerce insan ekonomik açıdan zor durumda kalıyor.

Yüz yüze eğitim olmazsa birçok firma iflas edecek

Haber/ Murat ERVİN
Ülkemizde 18 milyon 108 bin öğrenci ve 1 milyon 77 bin 307 öğretmen 12 bin 809'u özel, 54 bini resmi olmak 66 bin 809 okulda yüz yüze eğitimin 21 Eylül'de başlaması planlanıyor. İzmir'de ise anaokulu, ilkokul, ortaokul, lise, fen lisesi özel okulların toplam sayısı 1976 iken bu okullarda 56 bin öğrenci ve 12 bin 454 öğretmen görev yapmakta. Korona virüs salgını nedeniyle Mart ayından beri gerek resmi gerekse özel okulların kapanması sadece öğretmenleri değil okul kantinleri, servis, kırtasiye, giyim gibi sektörleri de ekonomik açıdan zora soktu. Geçtiğmiz Şubat ayından itibaren stoklarını hazır hale getiren kırtasiyeler ile okul giysisi ve okul eşyası satan firmaların satamayıp elde kalan ürünlerinin ödeme vadesi de geldi. Okul servisleri ise haftada 2 gün ve yaklaşık 3'er saat sürecek eğitimler nedeniyle velilerin nasıl bir tavır takınacağını bilemiyor. Özel okulların da düşen eğitim saatleri nedeniyle öğretmenlere yönelik kısıtlamalara ve işten çıkarmayara gidebileceği ifade ediliyor.

Erdem Mert (35 S Plakalı Esnaf Derneği Başkanı): İzmir'de sadece 3 bin okul servisi hizmeti veren esnafımız var. Yaklaşık 6 aydır sektörümüz adeta entübe odasına alındı. Bu 3 bin okul servisinin tekeri 6 aydır dönmüyor ve bu süreyi evlerinde oturarak geçiriyorlar. Bu esnaf arkadaşlarımızdan bazıları başka araçlarda taksi, dolmuş şoförlüğü yapmaya başladı. Eğer okullar tam gün olarak açılmazsa servisçilerin yüzde 80'i iflas bayrağını çekecek. S plakayı satıp başka işlere yatırmayı planlayanların da hayali, Büyükşehir'in S Plakası ihalesiyle suya düştü. Şu an için okul önlerinde tek bir servis kaydı alan araç göremezsiniz. Çünkü veliler de, servisçiler de okulların tam zamanlı açılacağına inanmıyor. Devletimiz de; kredileri, borçları erteleyip esnafa teşvik vermeli.

Rasim Topçu (İzmir Kantinciler Odası Başkanı): Pandemi nedeniyle Mart ayından bu yana okularla birlikte kantinler de kapandı. 21 Eylül'de okullar açılsa ve kantinler çalışmaya başlasa bile çocukların 2 günde 2-3 saat için okula gelip gideceği bir dönemde kantincilerin iş yapması çok zor. Bu da bizim işlerimizin 5'te 1'e düşmesi anlamına geliyor. Kantinlerde çalışanlar ailesiyle birlikte çalıştığı için bu ailelerin kazançları tamamen durmuş durumda. Kantinciler başka yerde iş de bulamıyor; akrabalardan aldıkları borçlarla yaşamaya çalışıyor. Alınan kredi borçlarının da vadesi yaklaştı. İzmir'de 800 civarında kantinci esnafı var ve her bir kantinde yaklaşık 4 kişi çalışıyor. Bu da aileriyle 13-14 bin kişiyi etkileyen bir sektör anlamına geliyor. Bir de kantincilere malzeme tedariği sağlayan üreticileri hesaba katarsanız 100 bini bulur. Bugüne kadar vergilerimizi vererek devletimize katkı verdik şimdi de ihtiyaçtan dolayı biz devletten destek talep ediyoruz. Bizim sesimize kulak verin ve bizi yaşatın.

Hulusi Demir (İzmir Kitap ve Kırtasiyeciler Esnaf Odası Başkanı): Korona sürecinden olumsuz yönde en fazla etkilenen kesimlerin başında kitap ve kırtasiyeci esnafı geliyor. Kırtasiyeciler stokladıkları ürünü satamadıkları halde ödemelerinin vadesi geldi. Vergi, kira, kredi geri ödemeleri de cabası. Sektöre yönelik acil tedbirler alınmazsa kitap ve kırtasiyeciler tükenme noktasına gelecek. Devlet sektörümüze sıfır veya düşük faizli, uzun vadeli kredi ve destekler vermeli. SGK ve vergi ödemeleri de ötelenmelidir. Çünkü salgın halen sürüyor ve ne zaman bu zor günlerin geçeceğini de kimse tahmin edemiyor. Ürün stok ödemelerinin de vadesi geldiği için bizi zorluyor. Tüm bunların yanında kira, SGK ödemeleri ve vergi gibi yasal yükümlülükler de belimizi büker noktaya geldi. Devletimiz acil tedbirlerle sektörü takviye etmeli, yoksa takatimiz kalmadı, teker teker kepenk indirme noktasına geliyoruz.

Kemal Ateş (İzmir Tuhafiye Manifatura Benzerleri Esnaf Odası Başkanı): İzmir'de okul giysileri satan yaklaşık 500 civarında perakendeci var. Fakat perakendeciler kadar üretici de ne yapacağını bilemiyor. Çünkü giysiyi ürettiğinde satabilecek mi? Okullar açılacak deniyor ala ya yine ertelenirse bu ürün elde kalacak. Bir çok bilinmeyen nedeniyle esnafta tedirginlik var. Sermayesini, elindeki parasını okul giysisine yatıran küçük esnafın belki de yüzde 80'i okullar nedeniyle batabilir. Giysi sektörü; fermuar, yakacı, dikişçisi, düğme, katlamacısı, nakışçısı, ütücüsü gibi yaklaşık 10 alt sektörü etkiliyor. Esnafın aldığı kredi ve borçların da vadesi geliyor. Zaten iş yok bir de ödemelerin zamanı geliyor. Esnaf kirasını mı, vadesi gelen borcunu mu, çalışanının maaşını mı ödeyecek. Bunuların altından kalkması imkansız.

Erdal Tütüncüoğlu (İZTO Kitap, Kırtasiye ve Büro Makinaları ve Oyuncak Grubu Üyesi): Okulların açılmasının bir kez daha ertelenmesinin etkisi ve yansıması çok ağır olur. Bizim sadece tek umudumuz borçlarımızın ötenmesidir. bu yıl bizim için en kötü senaryo gerçekleşiyor ve uzaktan eğitim ile yarı zamanlı yüzyüze eğitim sistemine geçiliyor. Bu durum da kırtasiyecilerin çok daha az iş yapması anlamına gelir. Yaşanan pandemi süreci nedeniyle borçlar, vergiler, senetler, kiralar da ödenemeyecek. Bizim ödeme yapamamamız diğer sektörlerin de zora girmesine neden olacaktır. Devlet destek olmadığı sürece sektörünümüz çok büyük yara alacaktır. İflaslar da kaçınılmaz olacaktır. En başta ben 42 yıllık firma olmama rağmen kendim bile dayanamayabilirim. Bu sektördeki toplam 1100 firmanın en az yarısının iflas edeceğini tahmin ediyorum. Bir an önce vergi borcu ve kredi borcu affı çıkarılmalı ki bankalardan kredi alıp borçlarımızı ödeyelim.

Necip Vardal (Eğitim Sen İzmir 1 Nolu Şube Başkanı): İzmir'de özel statüde olmak üzere anaokulları, ortaokul ve lise gibi özel kurumların sayısı 1900 civarında. Özel okulların yanı sıra özel eğitim ve rehabilitasyon merkezleri ile burada çalışanları da dikkate aldığımızda son derece yüksek bir sayıyla karşılaşırız. Pandemi süreci her sektörü etkilediği kadar eğitim alanını da olumsuz etkiliyor. Özel okullardaki öğretmenlerin iş güvencesi, istihdamları konusunda 'sosyal devlet anlayışı' çerçevesinde adımlar atılmalı. Özel okullara sağlanan destekler gibi öğretmenler ile eğitim sektörü çalışanlarının SGK primlerinin ve maaşlarının belli bir kısmının devlet tarafından ödenmesi sağlanabilir. Yaşanan süreç ve ekonomik kriz ile özel okulların da durumu iyice zorlaştı. Bu krizin daha da derinleşeceği öngörülüyor ve iflasların da gelmesi kaçınılmaz.

Engin Dirikal (Ege Özel Okullar Derneği Başkanı): Özel okulların 21 Eylül’de yüz yüze eğitime geçmesi olumlu olacaktır. İzmir’de anaokulu, ilkokul, ortaokul, lise, fen lisesi özel okulların toplam sayıları 1976’dır. Bu okullarda 56 bin 119 öğrenci ve 12 bin 454 öğretmen bulunmakta. Son bir hafta içinde okulların 21 Eylül’de de açılmaması, online eğitime devam edilmesi durumunda kayıtlı 1. sınıflardan kaydını sildirip devlet okullarına geçen veya “Bu yıl okula çocuğumu göndermeyeceğim diyen” veli sayısı ise yüzde 10 civarında. Bu durum devlet okullarının öğrenci sayılarını arttıracaktır. Özel okulların gelir kaybından dolayı istihdamda da azalma olacağı düşünülmekte. Özel okulların gelirlerinin azalması durumunda özellikle mevcudu az olan özel okullar ve çok fazla indirim yapan okullardan kapananlar olacağı gibi öğretmenin, öğrencinin, personelin etkileneceği okullar olacaktır.

Güncelleme Tarihi: 16 Eylül 2020, 16:53
YORUM EKLE

banner92