Sobacılar sokağında çekiç sesleri sustu

Tarihi Sobacılar Çarşısı’nda bir zamanlar çekiç seslerinin bir senfoni orkestrasını anımsattığını dile getiren Musa Anter, çekiç ve insan seslerinin her geçen gün artan zamlar kaşsısında hızla azaldığını ifade ediyor. Çarşı esnafı ise, "Elimizi neye atsak yanıyoruz" diyor

Sobacılar sokağında  çekiç sesleri sustu

HABER / Barış DÖNMEZ

Dedesinden babasına, babasından ise kendisine kalan sobacılık mesleğini devam ettiren Musa Anter, el sanatlarının teknoloji ve artan zamlar karşısında yok olduğuna dikkat çekti. Van'ın İpekyolu ilçesinde bulunan Tarihi Sobacılar Sokağı'nda sobacılık yapan Musa Anter, babasından çok genç yaşta çekici aldığını ve bir daha bırakmadığını dile getirdi. Anter, ilk olarak tezek sobasıyla mesleğe başlamış ve şimdilerde tuğlalı ve benzeri sobalarla mesleğini sürdürmeye devam ediyor. Yıllardır gelişen teknoloji koşullarına karşı direndiklerini söyleyen Anter, son süreçte artan zamlar karşısında artık nefes alamaz duruma geldiklerine dikkat çekiyor. Verdikleri onca emeğin maliyetlerini bile karşılayamadığının altını çizen Anter, çoğu zaman evlerine ekmek bile götüremediğinden yakındı. Mevcut politikaların tarım ve hayvancılığı tasfiye ettiği gibi el sanatlarını da tasfiye ettiğini dile getiren Anter, ekonominin en önemli kaynağının üretim olduğunu belirterek, "Üreten ürettiğinin karşılığını alamıyor. Bu nedenle birçok mesle gibi bizim mesleğimiz de eriyerek yok oluyor" dedi.

'BU AŞK ARTIK KARIN DOYURMUYOR'

Anter, sobacılık mesleğini babasından öğrenmiş ve aşkla mesleğine sarılmış. 65 yaşında olmasına rağmen halen aşkla sarılıyor çekicine. Ürettiği her bir sobanın el emeği göz nuru olduğunu ifade eden Anter, “Bu işi 35 yıldır severek yapıyorum. Yeni nesil bu gibi işlere artık pek önem vermiyor. Bu yüzden bizimle beraber bu meslek tarihe karışacak gibi. Geçen yıl 90 TL olan tezek sobası bu yıl 160 TL’ye satıyoruz. Hayat pahalılığı her şeye yansıdığı gibi bu alana da yansıdı. Ben ve benim gibi onlarca sanat emekçisi mesleğine aşık, fakat artan zamlar ve olumsuz ekonomi politikaları bizi aşkımızdan ayırıyor. Mesleğime aşığım fakat böyle giderse bırakmak zorunda kalacağım. Çünkü zararına iş yapılmıyor ve maalesef aşk karın doyurmuyor” diye konuştu. Anter sözlerine şöyle sürdürdü: "Eskiden bu sokakta farklı çekiç, insan ve ayak sesleri bir birine karışarak kulaklarınıza bir senfoni gibi gelirdi. Kilometrelerce uzaktan duyardınız bu güzelim sesi. Çekiç sesleri olduğu gibi insan sesleri de hızla azaldı. Yani el emeği göz nuru ile üretilen sanat, yaşanan zamlara yenik düştü. Bununla birlikte insanların alım gücü de azaldı. Ne insanlar bir şey alabiliyor ne de biz üretebiliyoruz.”

‘İŞLERDE BÜYÜK DÜŞÜŞ VAR'

Aynı sokakta soba imalatı ve satışı yapan Mehmet Bülbül ise sezon açılmasına rağmen eskisi gibi satış yapamadıklarını söyleyerek, talep olmasına rağmen satış yapamadığını belirtti. İnsanların alım gücü olmadığını ifade eden Bülbül, “Soba imalatı yapıp bölgeye sac soba satıyoruz. Nisan ayında hazırlıklara başlayarak üretime geçiyoruz. 11 ve 12. aya kadar soba üretimine devam ediyoruz. Bu yıl da her zamanki gibi hazırlıklarımızı yaptık ancak ekonomik sıkıntıdan dolayı 2 ay gecikmeli başlamak zorunda kaldık. İşler de büyük bir düşüş var. Bu bizi de etkiliyor. Ürettikten sonra sobaları satış yerlerine ulaştıracak ekonomik gücümüz yok” dedi.

ESKİ SOBALAR KURULUYOR

Bu şekilde devam ederse imalatı durduracaklarını ifade eden Bülbül, eski dönemlerde olduğu gibi el emeğinin artık makinalaşmaya karşı direnemediğini ekledi. Bülbül, “Mesleği bırakmak zorunda kalacağız. Sobacılık yıllar önce bireysel beceriye dayandığı için popüler bir işti. Ancak usta olanlar bu işi yapabiliyordu. Şimdi makinalaşma ile birlikte seri üretime geçildi. Sobaların üretimini doğalgaz bile etkilemedi ama doların artışı bizi çok etkiledi. Sobanın ham maddesine yüzde 40 zam gelmiş. Biz işimizi seviyoruz ama bu durum bizim şevkimizi kırdı. İnsanlar da eski sobalarıyla idare etmeyi tercih ediyor artık” diye belirtti.

KÖMÜR YERİNE ODUN SOBASI

Sokağa soba almak için gelen yurttaşlar da benzer görüşlerle esnafı destekliyor. Sobacılar sokağında kömür sobası almaya gelen Sadullah Talaşlı adlı yurttaş kömür fiyatlarından dert yandı. Odun sobası alacağını dile getiren Talaşlı, tepkisini şu ifadelerle dile getirdi: “Kömür çok pahalı olduğu için kömür sobamı satıp yerine tezek sobası alacağım. Kömürün tonu iki bin 800 TL olmuş. Kömür alacak gücümüz yok. Mecburen teneke soba alıp tezek yakmaya başlayacağız. 3 ton kömür almak zorundayım. Bu da nereden baksanız 10 bin TL yapıyor. Ben bu kadar parayı nereden getireyim? Bu yüzden turbo sobamı satıyorum. Eğer biz teneke sobaya geri döndüysek kimse iyi ekonomiden bahsetmesin.”

‘ELİMİZİ NEYE ATSAK YANIYORUZ'

Kış mevsiminin gelmesiyle sobacılar sokağına eksik olan malzemeleri almaya geldiğini söyleyen Ziya Yavuz da, “Van’da havalar soğumaya başladı. Evde doğalgaz olmadığı için mecburen soba kuruyoruz. Doğalgazın hem kurulumu hem de kullanılması pahalı. Kışın evi tek sobayla ısıtıyoruz. . Evden 6 tane soba borusu istediler ama ben 3 tane alacağım. Hayat çok pahalılaştı. Kömür alacak durumumuz dahi yok. Şimdilik bir ton alabildim. Odun fiyatları da pahalı bir tonu 400 TL’ye çıkmış. Elimizi neye atsak yanıyoruz” şeklinde konuştu.

YORUM EKLE