HES’in tuttuğu sular yaşamı yok ediyor

Van’ın Erciş İlçesi Zilan Ovası’nda yapılan Hidro Elektrik Santraleri (HES) bölgedeki endemik bitki türlerini yok ederken, aynı zamanda canlıların da yaşamını tehlike altına sokuyor. Su samurları derelerin kuruması ile birlikte yiyecek bulmakta güçlük çekiyor

HES’in tuttuğu sular yaşamı yok ediyor

Haber/ Vildan Atmaca

Van'ın Erciş ilçesindeki Zilan Ovası'nda Hidroelektrik Santralleri (HES) çalışmalarına koronavirüs salgını sürecinde hız verildi. İkisi Zilan Deresi’nde, ikisi ise Ilıca Mahallesi’nde yapılmak istenen 4 HES için Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (EPDK) tarafından verilen ruhsatın ardından 2013 yılında harekete geçen şirket, yurttaşları ikna edemeyince tehdit yoluna başvurmuştu. Buradan sonuç alamayan şirket, 2014 yıllında çalışmalara başlamak için acilen kamulaştırma yoluna gitti. Bölge halkı tarafından açılan davada Danıştay 6’ncı Dairesi kamulaştırma kararını durdurdu. Karara rağmen şirket, salgın sürecini fırsat bilerek yeniden HES yapımına başladı. HES şantiyesinin bitmesi sonucu dereler tutulmaya başlayınca derelerdeki balıklar tükenmeye başladı. Bölgede yüz yıllardır yaşayan su samurlarının sayıları hızla azalırken, geride kalan samurlar yiyecek bulmakta güçlük yaşıyor. Çevreciler bu konuda yetkililerin acil önlem alması çağrısında bulunarak, Zilan’da yapılan HES’lerin yarattıığı tahribatın su samurlarının sayılarının azalmasıyla açıklandığını ifade etti.

Türler tehlike altında

Zilan Ekoloji Platformu Sözcüsü Bahattin Demir, Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Osman Karabacak denetiminde 2005 ve 2008 tarihlerinde bölgede araştırma yapıldığını hatırlattı. Bu araştırma sonucunda endemik türlere sahip çok sayıda bitkinin bilime kazandırıldığını ifade eden Demir, “Zilan’da 4 bin 300 bitki örneği toplandı. Araştırma bölgesinde 83 familyaya ait 385 cins ve 1156 tür ve türaltı takson tespit edildi. Karabacak (Draba orientalis ) toplanıp bilim dünyasına yeni tür olarak tanıtılmıştır. Yapılan araştırma neticesinde 28 tanesi B9 karesi olarak bilinen yeni bitki türleri kayda alınmıştır. Alandan toplam 92 endemik takson belirlenmiştir. Endemik ve nadir toplam 120 taksonun neslinin tehlike altında olduğu saptanmıştır1 dedi. Demir, Zilan’da 'yağmur böceği' olarak bilinen ve Uluslararası Doğa Koruma Örgütü (IUCN) tarafından nesli tehlike altında olan türler arasında sayılan benekli Anadolu Semenderi’nin bölgede sadece Zilan Deresi’nde yaşadığına dikkati çekti. Söz konusu böceğin bölgede HES tehdidindeki endemik türlerden yalnızca biri olduğunu dile getiren Demir, “HES’in yapılmasının yaşamın katledilmesi anlamında olduğunu defalarca dile getirdik. Yetkililer HES’le ilgili karar vermeden önce keşke buraya gelip Zilan’daki doğal mucizelerin farkına varabilseydi. Gözümüzün önünde yaşam çırpınıyor. Zilan çırpınıyor. Biz ise Zilan’ı anlatamamanın çaresizliğini yaşıyoruz. Bu anlamda ekolojistleri Zilan’a, Zilan’ın doğal mucizesini araştırmaya çağırıyoruz. Yarın çok geç olmadan Zilan’da tutulan sular derhal bırakılmalıdır” şeklinde çağrı yaptı.

Doğal ecza deposu

Aynı zamanda Zilan’da yetişen birçok bitkinin bölge halkının da şifa kaynağı olduğu bilinmektedir. Alternatif tıp aracı olan bitkilerin tüberküloz, karaciğer, kalp, ilthap, bel ağrısı, bel soğukluğu, kanama, karın ağrısı ve diyabet gibi hastalıklarda tedavi edici öneme sahip. Erciş ilçesi Zilan Vadisi'nde doğal olarak yetişen makrofungusların tesbit edildiği bilimsel olarak kanıtlandı. Doğu Anadolu Bölgesi ve Türkiye’nin makobyotasının zenginleştirmesine katkı sağlamakla birlikte habitatları, mevsimsel dağılımları ve yörede etnomonkolojik amaçlı olarak yararlanma durumlarının belirlenmesinin amaçlandığı ifade ediliyor. Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi tarafından 2013 ve 2014 yıllarında yörede yapılan arazi çalışmaları sırasında toplanan makrofungus örnekler oluşturduğuna dikkat çekilen bir çalışmada, Zilan Deresi'nin ve bölgedeki akar suların bitkilerin yetişmesindeki önemi hazırlanan raporda ayrıca belirtiliyor.

Sayıları hızla azalıyor

Akan dereleri ve endemik bitki örtüsü aynı zamanda canlılarıyla göz kamaştıran Zilan’ın bir diğer zenginliği de dereleridir. Derelerde, endemik bir balık türü olan Erciş Bıyıklısı'nın dünyada sadece Zilan Deresi'nde yaşadığı bilinmektedir. Zilan’ın güzelliğinin bir diğer adı ise gün doğuşu ve gün batımında dere kenarlarında görünen su samurlarıdır. Geçtiğimiz yıllarda dere kenarları su samurlarıyla kaynayan Zilan’da yapılan HES’ler sonrası sayıları tükenmek üzere. Toplamda 10-15 tane kaldığı tahmin edilen samurlar, suların kurutulması sebebiyle yiyecek bulmakta zorlanıyor. Fotoğraflara yansıyan görüntülerde de anlaşılacağı gibi, Zilan’da yaşayan samurların sayıları kritik aşamada.

Değerler talan ediliyor

Zilan’da HES’lerin talan mantığı taşıdığını ifade eden Çevreci Aktivist Cevdet Zilanlı, HES’i yapan anlayışın çevresel değerlerle birlikte insani değerleri de talan ettiğini ifade etti. Zilanlı, “HES kanalları Pirneşin Köyü mezarlığı içinden geçirildi. Defalarca söylememize rağmen sesimizi duyan yetkili olmadı. Bu bölgede bilimsel olarak kanıtlanan ve UNESCO tarafından güvende altına alınan su semenderleri var. Aynı zamanda buradaki su kaynaklarından beslenen su samurları var. Defalarca yaptığımız itiraz ve başvurulara rağmen kimseye sesimizi duyuramadık. Sizin de gördüğünüz gibi, bu canlıların tek yaşam kaynağı su ve bu sular kurutuluyor. Kuruyan suların dibinde su semenderleri can çekişiyor. Bu bir cinayettir, bir vahşettir. Yetkilileri derhal önlem almaya çağırıyoruz” dedi.

Birileri kazanacak diye...

Çev-Der Başkanı Ali Kalçık ise, “Daha önce de söyledik şimdi de söylüyoruz. Burada yapılan HES, ÇED yönetmenliğine aykırıdır. Burası doğal bir yaşam alanıdır. Bu yapılan HES, canlıların hayatını riske atmakla birlikte, bölgede geçimlerini çiftçilik ve hayvancılıkla sağlayan köylülerinde yaşamını olumsuz etkileyecek. Bu nedenle yetkililere çağrımızdır; gelin bu suça ortak olmayın. Yaşam hakkı kutsaldır, birileri para kazanacak diye bu canlıların hayatını tehlikeye atmalarına izin vermeyin” dedi.

Zilan’da HES nasıl başladı?

2013 yıllında harekete geçen şirket, yurttaşları ikna edemeyince tehdit yoluna başvurmuştu. Çevre sakinlerinin tepkileri ile karşılaşan şirket, 2014 yılında çalışmalara başlamak için acilen kamulaştırma yoluna gitti. Bölgede tarım ve hayvancılık yapan yurttaşlar mazeretleri ile baş vurduğu Danıştay 6’ncı Dairesi yurttaşları haklı bularak kamulaştırma kararını durdurdu. Yaşanan bu gelişmeler üzerine Gök Akım Enerji A.Ş. Aldığı projeyi [https://www.xing.com/communities/posts/van-erciste-buetuen-islemleri-bitmis-satilik-hes-1010919163) linkte yer alan bilgilerle Ali Girgin isimli ilanla satışa çıkardı. İlanın ilgi görmemesi üzerine HES çalışmaları yeniden başlatıldı. 2017’de başlanması planlanan şantiye, danıştay 6’ncı dairesinin engeli nedeniyle başlatılmadı. 2020 pandemi yasakları kapsamında sokağa çıkma yasağı sürecinde inşaat hızlandırıldı. Çevrecilerin yaptığı başvurular pandemi süreci nedeniyle sonuçsuz kaldı. Bu süreci fırsata dönüştüren şirketin hız kesmeden devam ettiği HES şantiyesini geçtiğimiz aylarda bitirerek suları tutmaya başladı.

YORUM EKLE

banner97

banner96