Bir fotoğraf karesi. Boğaziçi Üniversitesi akademisyenlerinin başlattığı nöbetin 150. gününden. Öğretim üyelerinin arasında bastonuyla cübbesini kuşanmış ak saçlı ufak tefek cüsseli bir kadın.

Dayanışmaya, moral ve destek vermeye gelmiş meslektaşlarına! Hocalara, öğrencilere şöyle sesleniyor; “Ben 1 ay sonra 100 yaşında olacağım. Bu ülke daha güzel günleri hak ediyor. Sizler gençsiniz. Ülkenizden ümidinizi kesmeyin, dayanın!”

***

Boğaziçili akademisyenlere sürpriz yapan, onlarla beraber eyleme katılıp rektörlüğe sırtını dönen Prof. Dr.Nermin Abadan Unat’tı bu sözlerin sahibi. 45 yıl Mülkiye’de( Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi), üstüne 22 yıl da Boğaziçi Üniversitesi’nde de ders vermiş siyaset sosyologu ve iletişim biliminin öncülerinden. “Hocaların Hocası” o! Emre Kongar, İlber Ortaylı, Deniz Baykal, Ahmet Taner Kışlalı, Üstün Ergüder, Baskın Oran öğrencilerindendir örneğin. Yakın zamanda yurt dışındaki Türk seçmenlerinin oy verme davranışını incelemek için bir araştırma projesi bile oluşturmuştur!

***

Yaşam öyküsüyle, akademik kariyeriyle çok önemli isimdir. 14 yaşında Budapeşte’deki Türk Büyükelçiliği’nin kapısına dayanır, Büyükelçi Behiç Erkin’e yanına çıkar. Elçiye, “Hangi dilde konuşayım, Almanca mı, Fransızca mı, Macarca mı?”

Şaşırtıcı bir zekaya, hayran bırakan bir hafızaya sahiptir Nermin: "Benim babam Türk. Ama ben Türkçe bilmiyorum. Türkiye’de okumak istiyorum. Param yok. Beni Türkiye’ye gönderin" der.

Atatürk'ün Büyükelçisi’dir Erkin. Nermin'in cesaretini çok beğenmiştir, “3 gün sonra gel” der.

Biletini alır, cebine para koyar Türkiye’ye yollar. Tarih; 5 Kasım 1936’dır! O Nermin, Türkiye'de Prof. Dr. Nermin Abadan Unat olur!

***

İflah olmaz bir kadın hakları savunucusudur. Yıllar önce bir röportajındandır bu ifadeler; “Modern kadının emekli olma hakkı yoktur. Etrafımda bakıyorum; okumuş, dünyayı görmüş, üniversite bitirmiş pek çok kadın 50 yaşında emekliye ayrılmış, köşesine çekilmiş, tatil yapıyor... Türkiye’nin okumuş-yazmış bütün kadınlarına sesleniyorum. İnzivaya çekilmeye, emekliye ayrılmaya hakkınız yok. Çalışmak zorundasınız. Bu ülke insanını, kadınını, çocuklarını yetiştirmek için çalışmalısınız.
Hiçbir şey yapamıyorsanız bir dernekte, vakıfta, bir sivil toplum kuruluşunda görev alın ve bu ülke insanı için bir şeyler yapın. Ben bütün hayatım boyunca çalıştım, hâlâ da çalışıyorum.”
***

İletişim ve Siyaset Bilimci Dr.Sedef Kabaş, nehir söyleşi tarzı kitabı “Hayatını Seçen Kadın”da Nermin Abadan Unat’ın hayat mücadelesini çok yönlü anlatır. Cumhuriyet’i kuran kuşağın en önemli temsilcilerinden biridir Nermin Hoca. Dr. Kabaş, ülkemizin ilk kadın siyaset bilimcisi, ilk kadın senatörlerinden, ilk kadın gazetecilerinden, Mülkiye’nin ilk kadın asistanı, ilk kadın doçenti, ilk kadın kürsü kurucusu, Basın Yayın Yüksek Okulu’nun ilk kadın müdürü olduğunu, “göç ve kadın hakları” konusunda tartışmasız uluslararası otoriteliğini paylaşır okurlarıyla. Yazar Adalet Ağaoğlu’na göre; “Dolu dolu yaşamış, bu yolda kendisi olmayı bilmiştir.”

Prof. Dr. Emre Kongar, Unat’la Mülkiye 2.sınıftayken karşılaştığını anlatır ve şunu ekler; “Birdenbire karşımda ‘tüm dünyadan haberi olan ve her an öğrendiği yeni bilgileri sıcağı sıcağına öğrencileriyle paylaşan’ genç, dinamik, ‘yürüyen kütüphane’ gibi bir hoca buldum.”

Gazetecilik Ustası Hıfzı Topuz da, Unat’ı; Atatürk Türkiyesi’nin ödünsüz, boyun eğmeyen en geniş kültürlü, en demokrat yapılı kadınlarından biri sayar.

***

O, “Bugün ne olduysam Mustafa Kemal Atatürk sayesinde oldum” diyendir. Çığır açan bilimsel çalışmalara silinmez imzasını atandır. Prof.Dr.Nermin Abadan Unat, “hayatını ilmik ilmik ören bir kahraman”dır! Başarıyı “ipekten dokuyan” bir kadın rol modeldir! Gerçekten onun 100 yıllık yaşam öyküsü, mücadelesi; binlerce kitaptan daha fazla şey anlatıyor. Emre Kongar Hocam, Unat’ın Boğaziçi nöbetiyle ilgili şu paylaşımı yapmıştı; “Yaşasın Nermin Abadan. Her zaman genç, her zaman özgürlükçü, her zaman yenilikçi! Cesur insan, cesur örnek, asırlık çınar! İşte Prof. Dr. Nermin Abadan Unat! Hocam; nice nice yıllara… Kadınlarımızın başarılarının -Nermin Hoca gibi- değerli ve kalıcı olması içten dileğimdir!