Kafa kağıdındaki ismi Müslüm Akbaş’tı. 1953'te Urfa-Halfeti doğumluydu. Babası çiftçiydi. Bağlama çalıyordu. Dolayısıyla müzik yabancısı değildi.14 yaşındaydı Adana’da bir çay bahçesindeki yarışmaya katıldı, birinci oldu. Çukurova Radyosu'nda programa çıktı.Yıl; 1968’di. Ver elini İstanbul ve İMÇ Plakçılar Çarşısı . "Emmioğlu/Ovada Taşa Basma" isimli plağı üç yüz bin satış yaptı. Artık tanınıyordu.

Bir Anadolu turnesiydi. Büyük bir kaza geçirmişti. Bakın nasıl anlatmıştı kazayı; "O kazada şoför öldü. Beni de öldü sanmışlar zaten. Sonra alıp hastaneye götürmüşler. Ben ölümü yaşadım aslında. Bana göre yeniden hayata dönmüş olmam, Allah’ın bir lütfudur. Alın kemiğim un ufak olduğu için en küçük bir darbede ölebilir ya da kör kalabilirim. Ameliyatta alnıma beynimi koruyacak plaka gibi bir şey taktılar. O korkunç kazadan sonra koku alma duyumu yitirdim. Hiçbir kokuyu alamıyorum. Ayrıca çok ağır işitirim…"

Bir de -fazla anlatmazdı- babasının annesini öldürdüğüne de tanık olmuştu Gürses…

78716

xxxx

Tarsus’taki kazanın ardından iyileşince peşpeşe "Özür Diliyorum Senden", "İsyankâr", "Ben İnsan Değil Miyim" gibi albümlerini çıkardı.

Arabesk türünde en çok ilgi gören isimlerden biriydi. Konserleri büyük izdiham yaratıyordu. Sinemadan teklif aldı, 1979 yılında ilk defa "İsyankâr" filmini çevirdi, Oya Aydoğan ile başrolündeydi.

Film şarkıları; elbette “İsyankar”, “İntizar-Ölürsem Kabrime Gelme”, “Sen Yoksun Diye”, “Sevenler Anlar” da patladı.

Ardından “Bağrıyanık”, “Kul Sevdası”, “Zeytin Gözlüm”, “Mutlu Ol Yeter”, “İtirazım Var”, “Anlatamadım””Yıkıla Yıkıla”, “Yalan Dünya” gibi 40’a yakın filmde oynadı. Gişe rekorları kırdı. TV dizilerinde de yer aldı…

78736

xxxx

“90’lı yılların başında gördüğü büyük ilgi üzerine ortaya çıkan ve ‘Müslümcüler’ olarak anılan büyük bir fanatik kitlesi şarkıcının konserlerinde kendilerine zarar vermeye başladılar. Müslüm Gürses şarkılarındaki yalnızlık, hayata duyulan öfke ve ayrılık acısı gibi temaların dinleyicisinde yarattığı bu etki giderek bir fenomen halini almıştı.

Şarkıcının zaman zaman yaptığı uyarılara rağmen konserlerinde birçok dinleyicisi jilet kullanarak vücuduna zarar veriyordu. Arabeskin içinde bir alt kültür olarak kendini var eden bu durum, Gürses şarkılarına olan ilgiyi körüklüyordu.

Konserlerinde ayini andıran bu görüntüler toplumda büyük tepki almaya başlamıştı. Gürses, o dönemde çıkardığı albümlerle de eski ilgiyi göremedi ve lüks bir teknenin güvertesinde çekimini gerçekleştirdiği klibi hayranlarının büyük tepki göstermesine neden oldu. Zira dinleyici kitlesi genellikle kente uyum sağlayamayan, ikinci sınıf insan muamelesi gördüğünü düşünen varoşlardan oluşuyordu.Karar verdi,15 yıllıkı plak firmasını bıraktı.”

(M.Gürses-Arızalılar Kulübü.com, Melek Gibi Adam Mart 2013)

78743

xxxx

Müslüm Baba, "90'lı yıllardan itibaren bazı pop ve rock’ı benimsedi.

Kayahan'ın "Sarı Saçlarından Sen Suçlusun", Zülfü Livaneli'nin "Belalım” ve “Çırak Aranıyor", Nilüfer'in "İnkar Etme, Olmadı Yar", Adnan Ergil'in "Böyle Ayrılık Olmaz, Hava Nasıl Oralarda?", Teoman'ın "Paramparça", Tarkan'ın "İkimizin Yerine", Bülent Ortaçgil'in "Sensiz Olmaz", Murathan Mungan'ın "Olmasa Mektubun", Kenan Doğulu'nun "Tutamıyorum Zamanı", Sezen Aksu'nun "Sorma” ve “Vazgeçtim", Fikret Kızılok'un "Gönül" ve Şebnem Ferah'ın "Sigara" adlı çalışmalarını da seslendirdi.

Sahnede zaman zaman Türk Sanat Müziği formundaki besteleri de yorumladı.

Şiar Murathan Mungan’ın seçtikleriyle “Aşk Tesadüfleri Sever”albümünü çıkardı, çok tuttu. Albüm için, tanınmış Batı müziği parçalarına aralarında Ahmet Güntan, Tuna Kiremitçi, Birhan Keskin’in de olduğu şair ve yazarlar Türkçe sözler yazmıştı.

"Nilüfer", "Döndür Yolumdan" ve "Ah Oğlum" dışındaki tüm şarkılar, David Bowie’den Garbage’a, Leonard Cohen’den Jane Birkin’e birçok yabancı müzisyenin bestesini yaptığı şarkılardı, yine çok konuşuldu.

Albümde Sezen Aksu, “Sebahat Abla” şarkısında Müslüm Gürses ile düet yaptı.

Çocukluğunda hiçbir filmini kaçırmadığı ve büyük bir hayranlık duyduğu sinema oyuncusu Muhterem Nur’la da 1985’te evlendi.

78746

xxxx

71 albüm, 40 adet 45’lik ve 36 filmle ve adeta ikonlaşmış bir isimdi Gürses. 13 yıl önce aramızdan ayrılan Müslüm Baba, benzersiz bir boğuk sese ve ayrı bir tarza sahipti. Ona “Görünmeyenlerin İsyanı” da derlerdi. “Sensiz olmaz, sensiz olmaz” diyenlerin, “Dünya tersine dönse vazgeçmeyenlerin”, “Kaç kadeh kırılırsa kılınsın” unutmayanların, “İtirazım var” diye haykıranların , “Deli gibi sevmek ruhunda” olanların Müslüm Babası!ydı. Cumhurbaşkanlarının, Başbakanların kokteyllerinde, köşklerde saraylarda yalılardaki kutlamalarda onu göremezdiniz. Bunun nedenini eşi Muhterem yanıtlar; “Müslüm, ceketini iliklemeyi sevmez!”

78741

Ben de çok sever ve dinlerdim. Ayrıca İzmir Fuarı’nda Akasyalar’da, Ekici Över’de çok dinlemişliğim vardı. Sevenleri onu, yüreklere işlemiş sesini unutmadı, unutmayacaktır. miştir.