Türkiye, iklim değişikliğinin etkilerinin giderek daha fazla hissedildiği bir dönemde su kaynakları açısından kritik bir eşikte bulunuyor. Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü verileri, kişi başına düşen yıllık kullanılabilir su miktarının uluslararası kriterlere göre riskli seviyelere yaklaştığını ortaya koydu.
Türkiye'nin teknik ve ekonomik olarak kullanılabilir su potansiyeli 112 milyar metreküp olarak hesaplanırken, nüfusun 86 milyonu aşmasıyla birlikte kişi başına düşen yıllık su miktarı 1301 metreküp seviyesinde kaldı.
Türkiye su zengini ülkeler arasında yer almıyor
Uluslararası ölçütlere göre bir ülkenin "su zengini" kabul edilebilmesi için kişi başına düşen yıllık kullanılabilir su miktarının en az 1700 metreküp olması gerekiyor.
Türkiye'de ise bu rakam 1301 metreküp düzeyinde bulunuyor. Bu durum, Türkiye'nin su kaynakları bakımından zengin ülkeler arasında yer almadığını ortaya koyuyor.
Uzmanlara göre nüfus artışının sürmesi ve iklim değişikliğinin etkilerinin derinleşmesi halinde kişi başına düşen su miktarının daha da azalması bekleniyor.
Yağış rejimi değişiyor
Yarı kurak iklim kuşağında bulunan Türkiye'de yağış miktarı ve yağış rejimi bölgesel farklılıklar gösteriyor. DSİ verilerine göre yıllık ortalama yağış miktarı yaklaşık 450 milyar metreküp olarak hesaplanıyor.
Ancak son yıllarda küresel iklim değişikliğinin etkisiyle yağışların düzensiz hale gelmesi, kuraklık dönemlerinin uzaması ve aşırı hava olaylarının artması su yönetimini daha da önemli hale getiriyor.
Özellikle tarım, içme suyu ve enerji üretimi açısından kritik öneme sahip su kaynaklarının korunması, önümüzdeki dönemin en önemli gündem maddelerinden biri olarak görülüyor.
Sulama yatırımları hız kesmiyor
Türkiye'nin 78 milyon hektarlık yüz ölçümünün yaklaşık 24 milyon hektarı tarım arazilerinden oluşuyor.
DSİ'nin hedefleri doğrultusunda 2028 yılı sonuna kadar 7,85 milyon hektar alanın sulanabilir hale getirilmesi planlanıyor. Halen yaklaşık 7,28 milyon hektarlık alan sulanırken, yeni yatırımlarla tarımsal üretimde verimliliğin artırılması amaçlanıyor.
Ancak uzmanlar, yalnızca sulama alanlarını artırmanın yeterli olmadığını, mevcut su kaynaklarının daha verimli kullanılması gerektiğini vurguluyor.
Modern sulama sistemleri yaygınlaşacak
Su kayıplarının önüne geçmek amacıyla klasik açık kanal sistemlerinin yerini modern kapalı basınçlı borulu sulama sistemlerinin alması hedefleniyor.
Bu sayede hem su tasarrufu sağlanacak hem de tarımsal üretimde verimlilik artırılacak. Aynı zamanda drenaj sorunlarının giderilmesi ve toprak kalitesinin korunmasına yönelik projeler de ön plana çıkarılıyor.
Yetkililer, özellikle tarım sektöründe su verimliliğinin artırılmasının Türkiye'nin su güvenliği açısından büyük önem taşıdığına dikkat çekiyor.
25 havzada master plan güncellenecek
İklim değişikliğinin etkilerinin daha doğru analiz edilmesi amacıyla Türkiye genelindeki 25 hidrolojik havzada kapsamlı bir çalışma başlatılıyor.
Hazırlanacak yeni master planlarla su kaynaklarının gelecekteki durumu yeniden değerlendirilecek. Böylece mevcut projelerden maksimum verim alınması ve değişen iklim koşullarına uygun yeni yatırımların planlanması hedefleniyor.




