ÖZGE UYANIK/ İzmir Seferihisar Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi kampüsünde faaliyet gösteren sürücü kurslarıyla ilgili güvenlik tartışmaları sürüyor. Mahalle sakinlerinin günlerdir dile getirdiği “Burada ciddi bir güvenlik zafiyeti var” uyarıları, bu kez kazayla gündeme geldi.

Mahalle sakinlerinin kayda aldığı görüntülere göre, okul çevresinde direksiyon eğitimi yapan bir sürücü kursu aracı, yol kenarında bulunan beton mikserine çarptı. Olayda can kaybı ya da yaralanma yaşanmadığı öğrenilirken, çevrede yaşayan yurttaşlar bunun bir “şans” olduğunu söyledi. Mahalleli, okul kampüsünde ve çevresinde acemi sürücülerin eğitim yaptığını, gün boyunca yoğun araç giriş çıkışı yaşandığını ve özellikle öğrenciler açısından büyük risk oluştuğunu dile getirdi.
Mahalle sakinlerinden Ramazan Öztürk, “Acemi şoför yol kenarında mikser beton aracına çarptı. Daha kötü kazalar da her an olabilir. Ayrıca okuldaki sürücü kurslarının faaliyeti tam hız devam ediyor” dedi.

“Okullar ticari alan değil”
Eğitim Sen İzmir 6 No’lu Şube Başkanı Bülent Karakaş da okul kampüslerinin sürücü kursları tarafından kullanılmasına tepki gösterdi. Karakaş, eğitim alanlarının asli işlevinden uzaklaştırıldığını belirterek bunun hem öğrenciler hem de öğretmenler açısından ciddi risk yarattığını söyledi.
“Okullar; çocukların güvenli, sağlıklı ve eğitim odaklı bir ortamda bulunmaları gereken kamusal alanlardır. Bu alanların ticari amaçlarla kullanılması hem öğrencilerin hem de öğretmenlerin güvenliği açısından ciddi riskler doğurmaktadır.
Ayrıca okul bahçeleri ve kampüsler, öğrencilerin sosyal, kültürel ve sportif gelişimlerini destekleyecek şekilde değerlendirilmelidir. Eğitim alanlarının asli işlevinden uzaklaştırılarak farklı amaçlarla kullanılması, kamusal eğitim anlayışıyla bağdaşmamaktadır.
Son dönemde okullarda yaşanan güvenlik zafiyetlerinin kimi zaman ölümle sonuçlanması toplumda büyük bir infial yaratmıştır. Ancak bu tür olaylar yalnızca münferit örnekler değildir; Türkiye’nin birçok yerinde benzer sorunlarla karşılaşılmaktadır. Bir yandan güvenlik önlemlerinin artırıldığının ifade edilmesi, diğer yandan yüzlerce kişinin çeşitli gerekçelerle okul kampüslerine giriş yapabilmesi ciddi bir çelişkidir. Elbette güvenlik tedbirleri önemlidir; ancak sorunun yalnızca fiziki önlemlerle çözülebileceğini düşünmek yeterli değildir.”

“Çocukların alanları gelir kapısına çevriliyor”
Karakaş, son yıllarda eğitim alanlarının giderek daha fazla ticari anlayışla yönetildiğini belirterek, okulların gelir yaratma baskısıyla farklı amaçlarla kullanılmaya başlandığını ifade etti.
“Toplumda derinleşen ekonomik kriz, yoksulluk, sosyal eşitsizlikler ve psikolojik sorunlar da eğitim ortamlarını doğrudan etkilemektedir. Bu nedenle okullardaki güvenlik sorunu yalnızca kapıya güvenlik görevlisi koyularak değil, toplumsal sorunlara kalıcı çözümler üretilerek ele alınmalı.
Son yıllarda okulların giderek daha fazla ticari anlayışla yönetildiğini görüyoruz. Okul kantinlerinin ihaleye verilmesi, spor salonlarının kulüplere kiralanması, okul bahçelerinin otopark ya da sürücü eğitim alanı olarak tahsis edilmesi bunun somut örnekleri.
Milli Eğitim Bakanlığı’nın okullara yeterli bütçe ve ödenek ayırmaması, okul yönetimlerini farklı gelir kaynakları yaratmaya yöneltmektedir. Ancak çocukların oyun alanlarının ve eğitim ortamlarının ticari faaliyetlere açılması kabul edilemez.
Okul bahçeleri ve eğitim alanları; çocukların oyun oynayabildiği, spor yapabildiği, sosyal ve kültürel faaliyetlere katılabildiği alanlar olmalıdır. Çocukların fiziksel ve zihinsel gelişimi için bu alanların korunması büyük önem taşımaktadır. Bunun yolu ise okullara yeterli kamusal kaynak sağlanması ve eğitim politikalarının çocukların ilgi ve yeteneklerini geliştirecek şekilde planlanmasından geçmektedir.”





