İzmir’in Seferihisar ilçesinde yer alan ve geçmişin mühendislik harikalarından biri olarak kabul edilen tarihi su kemeri için koruma süreci yeni bir aşamaya taşındı. Beyler Mahallesi sınırları içerisinde yer alan ve daha önce 1. Grup Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür Varlığı olarak tescil edilen yapı, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın TUES (Türkiye Ulusal Envanter Sistemi) çalışmaları kapsamında detaylıca incelendi. Yapılan değerlendirmeler sonucunda, tarihi yapının sadece kendisinin değil, çevresindeki dokunun da korunması gerektiği kararına varıldı.
Tapu sicil kayıtlarına "koruma alanı" şerhi işlendi
Koruma Bölge Kurulu tarafından alınan karar uyarınca, su kemerinin üzerinden geçtiği ve etki alanında kalan parsellerde mülkiyet durumuna bakılmaksızın yasal kısıtlamalar getirildi. Beyler Mahallesi'ndeki 189 ada 1 ve 2 parseller, 213 ada 3 parsel ve 297 ada 3 parsel gibi özel mülkiyete konu taşınmazların tapu kütüklerine, "Kısmen korunma alanındadır" ve "Kısmen korunması gerekli taşınmaz kültür varlığıdır" şerhleri düşüldü. Bu adım, taşınmazların alım-satım veya devir işlemlerinde yeni sahiplerinin bölgenin tarihi statüsü hakkında bilgilendirilmesini sağlayacak.
Kurul izni olmadan çivi bile çakılamayacak
Tarihi su kemerinin çevresindeki yapılaşma baskısını durdurmayı amaçlayan karar, bölgedeki tüm inşaat faaliyetlerini sıkı denetim altına alıyor. Belirlenen sınırlar içerisinde yapılacak her türlü inşai ve fiziki uygulama öncesinde Koruma Bölge Kurulu’ndan izin alınması zorunlu hale getirildi. Bu kural, tarımsal faaliyetlerden tadilatlara kadar geniş bir yelpazeyi kapsarken; tarihi dokuya zarar verebilecek, görselliği kapatacak veya yapının statiğini bozacak projelerin önüne geçilmesini hedefliyor.
Tarihi doku gelecek nesillere aktarılacak
Uzman raporları doğrultusunda şekillenen karar eki haritaya göre, su kemerinin etrafındaki etkileşim geçiş sahası da koruma kalkanına dahil edildi. Kurulun 2009 yılında başlattığı tescil süreci, 2026 yılı başında alınan bu yeni kararla birlikte yapısal bir bütünlüğe kavuşmuş oldu. Seferihisar’ın kültürel turizmi ve yerel tarihi açısından büyük önem taşıyan su kemerinin, bu sayede çevresel tahribattan korunarak aslına uygun şekilde geleceğe taşınması amaçlanıyor.
Koruma alanı sınırları resmiyet kazandı
2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’nun 8. maddesi uyarınca alınan bu karar, ilgili Tapu Müdürlüğü’ne tebliğ edilerek resmiyet kazandı. Bölge sakinleri ve mülk sahipleri, mülkleri üzerindeki tasarruflarında artık Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü'nün teknik ve yöntemsel rehberliğine tabi olacak. Seferihisar’ın köylerindeki saklı kalmış tarihsel zenginlikler, bu tür yasal düzenlemelerle kentin kültürel envanterindeki yerini sağlamlaştırıyor.





