Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), merakla beklenen 2025 yılı doğum istatistiklerini kamuoyuyla paylaştı. 2001 yılında kadın başına düşen ortalama çocuk sayısı 2,38 iken, 2014 yılından itibaren başlayan düşüş 2025 yılında zirve noktasına ulaştı ve doğurganlık hızı 1,42'ye kadar geriledi. Nüfus bilimcilerin bir ülkenin mevcut nüfus yapısını koruyabilmesi için belirlediği asgari sınır olan 2,10 seviyesi, Türkiye'de tam 9 yıldır yakalanamıyor. Bu durum, yakın gelecekte nüfusun sadece yaşlanmayacağını, aynı zamanda sayısal olarak da küçülme eğilimine gireceğini gösteriyor.

Doğum Haritasında Radikal Değişim

TÜİK’in il bazlı analizleri, coğrafi bölgeler arasındaki doğurganlık makasının da kademeli olarak daraldığını ve düşüş trendinin ülkenin tamamına yayıldığını gösteriyor. Geçmişte yüksek doğum oranlarıyla bilinen pek çok kentte artık aile yapısı küçülüyor.

Geleneksel aile yapısının ve sosyo-ekonomik dinamiklerin etkisiyle Şanlıurfa, 2025 yılında da zirvedeki yerini korudu. Kentte toplam doğurganlık hızı 3,15 çocuk olarak kayıtlara geçti. Şanlıurfa’yı sırasıyla şu iller takip etti:

Arka Sokaklar final mi yapıyor?
Arka Sokaklar final mi yapıyor?
İçeriği Görüntüle
  • Şırnak: 2,53 çocuk

  • Mardin: 2,23 çocuk

Türkiye’nin En Az Çocuk Doğurulan İlleri Hangileri?

Listenin diğer ucunda ise adeta bir demografik kış yaşanıyor. Türkiye'de doğurganlık hızının en dibe vurduğu kent 1,09 çocuk ortalamasıyla Bartın oldu. Bartın'ın hemen ardından gelen diğer büyükşehirler ve iller ise şu şekilde sıralandı:

  • İzmir: 1,10 çocuk

  • Eskişehir: 1,11 çocuk

  • Ankara: 1,11 çocuk

  • Zonguldak: 1,11 çocuk

2017'den 2025'e Ne Değişti?

Sadece son 8 yıllık süreç incelendiğinde bile değişimin hızı ciddi boyutlara ulaşıyor. 2017 yılında nüfusun yenilenme sınırı olan 2,10'un altında kalan il sayısı 57 iken, bu sayı 2025 yılında 76'ya fırladı. Yani Türkiye’nin 81 ilinin ezici bir çoğunluğunda artık nüfus kendini tazeleyemiyor. Daha da çarpıcı olanı 1,5 doğurganlık hızının altındaki kentlerin sayısı oldu. 2017'de bu sınırın altında sadece 4 il bulunurken, 2025 yılında bu sayı 59'a yükseldi. Bu veri, Türkiye’nin neredeyse dörtte üçünde doğum oranlarının tamamen durma noktasına yaklaştığını belgeliyor. Bu küresel kıyaslamada Türkiye'yi Avrupa Birliği (AB) üyesi ülkeler arasında 11. sıraya yerleştiriyor; ancak Avrupa'nın da halihazırda ciddi bir yaşlanma kriziyle boğuştuğu düşünülürse, bu sıralama Türkiye için bir teselli olmaktan çok uzak.

Muhabir: Eylül Vardar