İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Halk TV'de katıldığı canlı yayında devam eden kurultay davasına ilişkin değerlendirmelerde bulunarak çarpıcı ifadeler kullandı. Tugay, kurultayda delegelerin iradesinin usulsüz şekilde değiştirildiği iddialarına dayandırıldığını belirterek, iddiaların gerçeği yansıtmadığını söyledi. Ardından kurultay sürecinde değişimden yana tavır aldığını ifade eden Tugay, süreç içerisinde sahadaki gözlemlerini aktararak, kurultay sürecinin temiz ve şeffaf şekilde yürütüldüğünü belirtti. Tugay, "Bugünkü dava kurultayda usulsüz şekillerde delegelerin oylarını değiştirmiş, kurultayın sonucunu değiştirmiş bir grup insanla ilgili bir dava. Onlardan biri de benim. Bahsi geçen on iki kişi arasında beni üçüncü sıraya koyarak sayıyorlar. Ben geçen dönem Karşıyaka Belediye Başkanıyken kurultay delegesi oldum. Bizim ilimizde 56 delege vardı. 55 delege geçen dönemki merkezi yönetimin taraftarı olarak imza verdiler ve orada yer aldılar. Ben tek başıma değişim taraftarı oldum." dedi.

Cemiltugay 9

Tugay sözlerini şöyle sürdürdü: "Sonrasında Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu ile görüşerek sürece katkı vermeye çalıştım. Bana diğer kurultay delegelerini ikna etmem noktasında görevler verildi. Ekrem Başkan o dönem, ‘Tavrını açıkça belli eden tek belediye başkanı sensin. Belediye başkanlarıyla konuşursan iyi olur, seviniriz’ dedi. Öyle bir görevle daha çok İzmir dışında kurultay delegeleriyle; ağırlıklı olarak belediye başkanlarıyla görüşerek, onlara neden haklı olduğumuzu ve neden değişim istediğimizi anlatmaya çalıştım. Ben o süreçte Özgür Özel’e pek çok yerde eşlik ettim. Onun dışında tesadüfen karşılaştığım insanlarla da konuşmaya çalıştım. Geçen dönem Sağlıklı Kentler Birliği encümen üyesiydim. Bu dönem başkanıyım. Mardin’de bir bölge toplantısı oldu. Gitmişken oradaki il başkanlığını ziyaret ettim. Orada kurultay delegesiyim diyenler oldu."

Chp Nin Kurultay Davasi Ertelendi

"Tanışınca ben değişim taraftarı olduğumu ve partimizin 2023 seçimlerinden sonra kamuoyunda itibar kaybı olduğunu söyledim. İzmir’de ben bunu sokakta yaygın duydum. İnsanlar seçimi kaybedince depresif oldular ve ardından tepki ortaya koydu. İzmir’den yüzde 70 oy çıktı ve biz daha ne yapalım dediler. ‘Biz ne yaparsak yapalım, bizim dışımızda bir şey olmalı ki parti başarısız oluyor ve seçimi kazanamıyor’ dediler. Bir şey değiştirmeniz lazım mesajı verdiler. Şunu çok açık söylediler: 'Bu yönetim değişmezse ve aynı şekilde devam ederseniz oy vermeyeceğiz' dediler. Yakınım olan insanlar bile, ‘Senin hatırın için bile oy vermeyiz’ dediler. Ben o zaman yüzleştim. Biz siyaseti toplum için yapıyoruz. Toplum, ‘değişmeniz lazım’ diyor. Kulak vermezseniz iş çok kötü noktaya gider. O dönem bana, ‘sen değişim taraftarı oluyorsun ama Kemal Kılıçdaroğlu kazanırsa aday olamazsın’ dediler. Aday olamazsam olmayayım, annemden belediye başkanı olarak doğmadım dedim. Toplum başka bir yerdeyken biz başka siyaset yapmaya kalkarsak bedeli ağır olur."

"Parti kaybettikten sonra ben belediye başkanı olsam ne olur olmasam ne olur. Biz belediye başkanı olalım diye değil, ülkede bir şeyleri değiştirelim diye siyasete girdik. Bu benim için hiç önemli değildi. İnandığım şey neyse onun için mücadele ettim. Bu mücadele pırıl pırıl, tertemiz, bir gram lekesi olmayan bir mücadeledir. Benim şahit olduğum hiçbir ahlaksız bir şey olmadı. Böyle bir sürecin sonucunda üzerinden 1,5 sene geçti ve kurultayda usulsüzlükler olduğunu söylediler. Madem olduysa neden başında konuşmadınız. Hele benimle ilgili iddia o kadar kötü ki… İzmir’den bir kurultay delegesi çıktı, ‘ben duydum Cemil Tugay birilerine para teklif etmiş’ dedi. Ben duydum diyor. Nereden duydun diye hâkim sordu. Bir yerde otururken yanımdaki masada konuşuluyordu diyor. Böyle abes bir şey olabilir mi? İçinde yaşadığımız hukuksuz ortamın ne kadar berbat olduğunu bundan daha fazla hiçbir şey anlatamaz" ifadelerine yer verdi."

Cover 1778089814444641055007

"KAPATIRSANIZ KAPATIN, BANA DA YASAK KOYARSANIZ KOYUN!"

Açıklamasında davanın siyasi baskı niteliği taşıdığını da vurgulayan Tugay, "İktidardakiler ve onların yandaşları, siyasetçileri sindirmeye çalışıyorlar. Sindirilmiş, bastırılmış siyasetçiler, özgürce muhalefet yapamasın diye uğraşıyorlar. Onun için o mahkemeyi bir sonrakine erteliyorlar, onu bir sonrakine erteliyorlar. Özür dilerim bu cümleyi kuracağım için ama ya kapatırsanız kapatın kardeşim. Bana da yasak koyarsanız koyun. Umurumuzda mı? Biz burada ülkenin içinde bulunduğu bu felaket durumu gidermek için siyaset yapıyoruz. Bunu başka konuşmalarımda da söyledim: Ben giderim yerime aslan gibi başka bir arkadaşımız gelir. Bu partiyi kapatmaya falan kalkarsanız, hele hele başına böyle uyduruk yönetimler koymaya kalkarsanız emin olun o partinin halk tabanı bir siyasete sahip çıkar ve gereken dersi herkese verir. O kadar ucuz değil bu işler. Bunlar sadece gerçekten mide bulandıran, insanların kafasını karıştırmayı amaçlayan, dünya tarihine yapılmış en kötü siyaset örneği olarak geçecek çok derin hukuksuzluklar, yanlışlar ve gideceği hiçbir yer yok. Yanlış asla sonsuza kadar süremez, bu da öyle ya da böyle bitecek" ifadelerini kullandı.

Tugay Isaret Etmisti Egemenlik Evi Nde Mulkiyet Tartismasina Nokta Koyacak Belge 188854

"İZMİR HALKI BU ÇİRKİNLİĞİ ANLADI"

Ardından Tugay, Mavişehir'de TOKİ tarafından müteahhit Azat Yeşil’e 184 milyon liraya satılan arsaya ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, "Mavişehir’de rahatsız edici bir şekilde belediye hizmet alanını özel şahsa peşkeş çektiler. Hiç olmadık şekilde yaptılar. Belediyenin hizmet binasının yapılması gereken bir alan. Orada 3 hisse var. 3 hisseden bir tanesi Hazine’ye ait 93 metrekarelik bir şey. Onu el altından sessiz sedasız birine satıyorlar. Ondan sonra da, TOKİ kalanını satıyor. TOKİ, ‘hissesi olan alabilir’ diyor. Zaten başka alıcı çıkmıyor. Büyükşehir Belediyesi’ndeki arkadaşlara biz alalım dedim. O şarttan haberimiz yok. Belediye hizmet alanını belediyeler kullanır. Normalde bizim almamız lazım. İzmir halkı bu çirkinliği anladı" ifadelerini kullandı.

Meslek Fabrikasi Icin Kritik Karar Tugay Resmen Duyurdu 2

"ENSEMİZE HER VURULDUĞUNDA KENARA PISALIM DİYE BAŞKAN SEÇİLMEDİK"

Geçtiğimiz ay İzmir ve Türkiye gündemine oturan Meslek Fabrikası'nın polis ablukası altına alınmasını ve ardından başlatılan eylemlere de değinen Başkan Tugay, "İzmir halkı birisini belediye başkanı olarak seçtiği zaman o başkanın iradesine herkes saygı gösterecek. En başta merkezi hükümet saygı gösterecek. Başka türlüsünün adı demokrasi olamaz. Biz bir irade gösterelim diye seçildik. Ensemize her vurulduğunda, ağzımızdan her lokmamız alındığında bir kenara pısalım, sinelim, boyun eğelim diye değil. İzmir zaten böyle bir şehir. Aslında Türkiye böyle bir ülke. Türkiye’de kimsenin sindirilmeyi savunduğunu ve bunu doğru bulduğunu zannetmiyorum. Burada böyle bir hava estirildi. Türkiye’de sanki her şeyden korkuluyor. Yok öyle bir şey. Kimse bir şeyden korkmuyor. Canımızı mı alacaksınız? Alsanız ne olacak?" ifadelerini kullanarak 'irade' vurgusu yaptı.

Buyuksehirde 3 Milyar 840 Milyonluk Borclanma Icin Tugaya Yetki 375039 News Big

"TÜRKİYE TARİHİNDE İLKTİR VE DİLİYORUM SON OLUR"

Bir kamu kurumuna ait taşınmazın haber verilmeden tapuda işlem yapılarak başka bir kuruma devredilmesinin kabul edilemez olduğunun altını çizen Tugay, "Normal bir devlette iki devlet kurumu, birisi İzmir Büyükşehir Belediyesi diğeri de Vakıflar Genel Müdürlüğü. Bunların arasında mülkiyetle ilgili anlaşmazlıklar var. Bir kere tapuya gidip bize haber vermeden üzerlerine geçirmeleri korkunç bir şey, etik dışı bir şey, ahlakla bağdaşmaz bir şey. Ondan sonra biz dava açmışız, dava devam ediyor ama buna rağmen sabahın beşinde 600-700 polisle orayı basıyor ve ablukaya alıyorsunuz. Polisler gazlarla ve coplarla bekliyorlar. Kimden neyi koruyorlar? O binanın İzmir Büyükşehir Belediyesi’nden alınması için yapıyorlar. Bir kamu kurumunun bir başka kamu kurumunun elindeki malı zorla alması Türkiye tarihinde ilktir ve diliyorum son olur. Bunları normalleştirdiğimiz sürece, normal görmeye başladığımız sürece bunlar tekrarlanır. Meslek Fabrikası ile ilgili yaptığım pek çok konuşmada, bu hata, bu kötülük ve bu yanlış normalleştirilmemeli. O yüzden itiraz ettik. Normal olmadığının anlaşılması için itiraz ettik. Vakıflar’ın orada 1 kuruş katkısı yok" dedi.

"SABAH KALKINCA BAKTIĞIMIZ İLK ŞEY OPERASYON OLMUŞ MU OLUYOR"

CHP'li belediyelere yönelik yürütülen operasyonlara da değinen Başkan Tugay, "Sistematik olarak taktiksel olarak muhalif olan herkesi sindirmeyi amaçlayan, sindirilmiş koca bir toplumu yaratmayı amaçlayan bir anlayış var. Bunu en fazla hisseden insanlardan biriyim. Sabah kalkınca ilk baktığımız şey herhangi bir belediyeye operasyon olmuş mu? İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne de operasyon yapıldı. Sabah 5’te İZSU Genel Müdürümüz ve ESHOT Genel Müdürümüz aradı. Polisler geldi, bizi alıyorlar, bilginiz olsun dediler" ifadelerine yer verdi.

Ekrem Imamoglu Cay Simit Hesabiyla Iktidara Gelenler Milletin Halini Umursamaz Durumda

"TUTUKLAMA İŞİ CEZALANDIRMA YÖNTEMİNE ÇEVRİLDİ"

Açıklamalarına devam eden Tugay, şu ifadelere yer verdi: "Her türlü tutuklama sürecinde soruşturma açın. ‘Seninle ilgili iddia var, seni soruşturuyorum’ deyin. Delillere bakın. Bunun ön soruşturma süreci, resmi soruşturma, savcılık süreci var. Suçlu olduğuna dair savcının kanaati olduğunda iddianame hazırladığında insanları mahkemeye çağırır ve yargılarsınız. Suçu kesinse cezasını verirsiniz. Bir sene iddianame hazırlanmadan tutuklu tutuluyor. Tutuklama işi cezalandırma yöntemine çevrildi. Bu ne hukuka ne demokrasiye sığmaz. Tüm suçlar için böyle olursa herkesin tutuklanarak yargılanması lazım. Herkesin yargılama sürecinde cezaevinde olması lazım"

780X411 Menemenin Pehlivani 1648149150589

"AKP'Lİ VE MHP'Lİ BELEDİYELERİN BİR DEDİĞİ İKİ EDİLMİYOR"

İzmir'de Ceyda Yüksel cinayetinde kritik gelişme: İsyan ettiren karar!
İzmir'de Ceyda Yüksel cinayetinde kritik gelişme: İsyan ettiren karar!
İçeriği Görüntüle

Başkan Tugay, belediyelerin mali yapısına da değindi. Tugay, belediyelerin yaşadığı ekonomik sıkıntıların arka planında Türkiye’nin genel ekonomik koşulları ve yaşanan krizlerin bulunduğunu belirtirken, bazı AK Partili ve MHP’li belediyelerin de ekonomik sorunlar yaşadığını ancak bu belediyelere merkezi yönetim tarafından destek sağlandığını öne sürdü. Tugay; açıklamasında, "Bu sıkıntıların arka planında Türkiye’nin yaşadığı ekonomik krizler var. Bu ekonomik krizleri derinleştiren olaylar var. 2020 yılında pandemi oldu. Ben o dönem Karşıyaka Belediye Başkanıydım ve personelin yarısını eve gönderdik. İller Bankası’ndan bize gelen hak ediş 16 milyondan 4,5 milyona düştü. İşletmeleri kapattık ama personelimin maaşını ödemeye devam ettik. O günkü şartlarda ekonomik açıdan dibe vurduk. Arkasından İzmir’de bir deprem yaşandı. O deprem öyle sarstı ki denge bozuldu. 2021 yılında korkunç kriz yaşadık. Bir anda her şeyin maliyeti 5 katına çıktı. Personel giderleri, alım giderleri arttı. 6 Şubat depremi oldu. Bunları yaşadık. Bunlar hazırlıksız yaşanan şeylerdi. Pandemiye de, depreme de, ekonomik krize de kimse hazır değildi. O ekonomik krizlerin kimlerin kötü kararları yüzünden olduğunu da hatırlamak lazım. Ben mi ekonomik krizi yarattım? CHP’li bir siyasetçi mi sebep oldu? Biz mi iktidardaydık ve ekonomiyi yönetiyorduk? Neden bunu unutuyoruz? Belediyeleri de, şirketleri de bu hale getiren şey ülkenin kötü yönetimi. Bunu neden unutuyoruz? Sanki durup dururken kurumlar kötü duruma düştü. Bir sürü AKP’li ve MHP’li belediye de kötü durumda. Onların bir dedikleri iki edilmiyor. Yapılan yatırımlara bakın, hükümet eliyle yapılıyor. Hibeler veriliyor. İstedikleri krediler sağlanıyor. Yurtdışı kredileri onaylanıyor" ifadelerini kullandı.

"İZMİR 81 İLDE YATIRIM MİKTARINDA 77. SIRADA"

İzmir’e yönelik kamu yatırımlarına ilişkin verileri de paylaşan Tugay, "Biz hangi ülkenin şehriyiz? O vergileri sadece AK Partili belediyelerin olduğu şehirlerden mi topluyorsunuz? İzmir’den 2025 yılında 951 milyar lira vergi toplanmış. Yapılan yatırım 32 milyar. Bu rakamları arkadaşlarımız verileri çıkararak buldular. Yüzde 3,75. Biz yatırımda neredeyiz diye soruyoruz. İzmir, 81 ilde yatırım miktarında 77. sırada" ifadeleriyle durumun adaletsiz bir dağılım olduğunu belirtti.

Kaynak: HABER MERKEZİ