SEMİ TEKTAŞ-BEGÜM ÇATIK/İzmir Ticaret Borsası (İTB) Mart Ayı Olağan Meclis Toplantısı Ömer Gökhan Tuncer idaresinde gerçekleştirildi. İTB Yönetim Kurulu Başkanı Işınsu Kestelli, İzmir Ticaret Borsası’nın 135’inci kuruluşu dolayısıyla 2000 fidanlık bir Hatıra Ormanı kurulacağını açıkladı.

“Demokles’in kılıcı gibi sallanıyor”

Ortadoğu’da yaşanan gerilim hakkında konuşan Başkan Kestelli, “Son Meclis toplantımızın ardından Ortadoğu yeni bir ateş çemberine daha girdi. ABD ve İsrail’in İran’a açtığı ve bölge ülkelerine de sıçrayan savaşta bir ay geride kaldı. Kısa sürede sona erse bile bölgedeki etkileri çok uzun sürecek bir büyük jeopolitik riskimiz daha oldu. Bu büyük dramın, bölgeye daha fazla yayılmadan, daha çok can kaybına yol açmadan, uluslararası hukuku daha fazla ayaklar altına almadan, küresel kurumları daha fazla yıpratmadan sona ermesini diliyoruz. İnsani boyutu çok önemli olan bu süreç, aynı zamanda kırılganlıklarından kurtulmaya çalışan ülkemize ne yazık ki ağır bir bedel ödetecek gibi gelişiyor. Enerji fiyatlarında artış, tedarik zincirlerinde kırılma, yatırımcı iştahında azalma ve bölge ticaret hacminde gerileme başta olmak üzere, ülkemize kısa ve orta vadede negatif yansıması olacak gelişmeler yaşıyoruz. Üç yılı aşkın bir süredir ülkenin her kesimine büyük fedakarlıklar yükleyen dezenflasyon süreci, daha şimdiden yara almış vaziyette. Petrol şoku, sürdürülebilir hale getirdiğimiz cari açığın tepesinde Demokles’in kılıcı gibi sallanıyor. Türkiye’ye dair büyüme tahminleri düşürülürken cari açık ve enflasyon tahminleri daha şimdiden yükseltilmeye başladı” diye konuştu.

Tarımdan küçülme

Kestelli, “Bütün bu olup bitenlerin bizi negatif dönüştürmesine izin vermemek için her alanda dayanıklı bir düzen inşa etmeliyiz. Hukuktan ekonomiye, insan kaynağından teknolojiye kadar her alanda dayanıklı bir ülkeye dönüşmek zorundayız. Dayanıklı olmamızın şart olduğu alanların başında tarım geliyor. Yakından izlediğiniz üzere, 2025 yılı son çeyrek ve yıllık büyüme oranları TÜİK tarafından açıklandı. Buna göre, Türkiye ekonomisi 2025 yılında yaklaşık yüzde 3,6 oranında büyüdü. Bu oran, ekonominin büyümeye devam ettiğini gösterse de büyümenin yapısıyla ilgili bazı ciddi tespitler yapmamız ve tarımdaki son durumu ele almamız hayati bir konu olarak öne çıkıyor. 2025 yılında, büyümenin ağırlıklı olarak iç tüketim, hizmetler ve inşaat sektörü kaynaklı olduğunu görüyoruz. Sanayi sektöründe büyüme daha sınırlı kalırken, net ihracatın büyümeye katkısı da negatif olarak gerçekleşmiş durumda. Yani üretim ve ihracat odaklı bir büyümeden ziyade, daha çok iç talep kaynaklı bir büyüme söz konusu. Burada asıl dikkat çekici ve en vahim gelişme ise tarım sektörünü ilgilendiriyor. 2025 yılında tarım sektörü yaklaşık yüzde 8,8 oranında küçüldü. Tarım sektörü küçülmekle de kalmadı... Sektörün gayri safi yurt içi hasıladan aldığı pay da tarihin en düşük seviyesine geriledi. Tarımın milli gelirden aldığı pay 1998 yılında yüzde 12,8’di. 2001 krizi sonrası yüzde 8,8’e geriledi. 2002’de yüzde 10,2’yi gördükten sonra adım adım küçülmeye başladı. Bugün itibariyle ise yüzde 5,2 ile tarihi dip seviyesinde. Bu durum bize tarım sektörünün hem iklim koşullarından hem de artan girdi maliyetlerinden ciddi şekilde etkilendiğini; ayrıca ülke ekonomisi büyürken bu büyümeden hak ettiği ölçüde pay alamadığını gösteriyor” değerlendirmesinde bulundu.

“Daha az suyla üretim”

Kestelli, “Sektördeki küçülme sadece tarımı değil, gıda fiyatlarını, enflasyonu, ithalatı ve kırsal gelirleri de doğrudan etkileyen bir gelişmedir. Unutmayalım ki tarım küçüldüğünde arz azalır, arz azaldığında fiyatlar yükselir. Bu nedenle son yıllarda gıda fiyatlarında yaşanan artışları sadece enflasyonla değil, tarımsal üretimdeki yapısal sorunlarla birlikte değerlendirmemiz gerekir. Önümüzdeki dönemde Türkiye ekonomisi açısından en kritik konulardan birinin tarımda verimlilik artışı olacağı açıkça görülüyor. Daha az suyla üretim, daha az maliyetle üretim, teknoloji kullanımı, dijital tarım uygulamaları ve verimlilik artışı gibi konuların daha fazla gündemimizde olması kaçınılmaz bir gereklilik. Özetle şunu söyleyebiliriz: Türkiye ekonomisi büyümeye devam ediyor ancak tarım sektörü küçülüyor. Bu durum, tarımın ve gıda arz güvenliğinin önümüzdeki yıllarda çok daha stratejik bir sektör haline geleceğini gösteriyor. Bu nedenle tarımı artık sadece bir üretim sektörü olarak değil, aynı zamanda ekonomik, sosyal ve stratejik bir alan olarak değerlendirmek ve daha dayanıklı hale getirmek zorundayız” ifadelerini kullandı.

İğneden ipliğe zam fırtınası kapıda!
İğneden ipliğe zam fırtınası kapıda!
İçeriği Görüntüle

İTB’den Hatıra Ormanı

Kestelli, “Konuşmamı bütün bu negatif haberlerin içinde güzel iki konuyla tamamlamak istiyorum. Bildiğiniz gibi geçen yaz ülkemizin birçok noktasında olduğu gibi güzel İzmir'imizin de pek çok noktasında hepimizi derinden üzen orman yangınları yaşadık. Bu yangınlarda il genelinde 10 bin hektardan fazla alan zarar gördü. Çok büyük ölçüde insan kaynaklı olan bu felaketlerin bir daha yaşanmaması için özellikle çevre bilincinin yerleşmesi ve ihmalkâr davranışların alışkanlık olmaktan çıkması gerekiyor. Sıcakların kapımızda olduğu şu günlerde bu konuya dikkat çekmek ve ormanlarımızın yeniden yeşermesine bir katkı da biz sunabilmek için bir girişimde bulunduk. Borsamızın bu yıl 135. kuruluş yılı olması nedeniyle İzmir Orman Bölge Müdürlüğümüzle bir protokol imzaladık. Buca'da 2.5 hektarlık bir alanda 2000 fidanla “İzmir Ticaret Borsası 135. Yıl Hatıra Ormanı” kurulması için bu perşembe günü fidanlarımızın dikim törenini gerçekleştiriyoruz. Bu güzel haberi de sizlerle paylaşmaktan ayrı bir mutluluk duyuyorum. Dikeceğimiz her fidanın, sadece toprağa değil, geleceğe dikilmiş bir umut olmasını temenni ediyor, Borsamızın 135. yılına yakışan kalıcı bir eser olmasını diliyorum” diyerek sözlerini tamamladı.

Muhabir: SEMİ TEKTAŞ