Ege Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (ESİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Sibel Zorlu, küresel düzende rekabetçiliği korumada kaynak yönetiminin büyük önem taşıdığını belirterek, "Döngüsel ekonomiyi sadece bir uyum süreci değil, sanayimiz için bir verimlilik ve rekabet avantajı olarak görüyoruz" dedi.

ESİAD’ın sürdürülebilirlik ve yeşil dönüşüm odaklı webinar serisinin dördüncü toplantısı “Döngüsel Ekonomi: Gıda Atıkları ve Biyokütle” başlığıyla gerçekleştirildi. Sürdürülebilirlik ve Sosyal Politikalar Yuvarlak Masası’nın katkılarıyla düzenlenen toplantıda, gıda değer zincirindeki atıkların ekonomiye kazandırılması ve biyokütle enerjisinin potansiyeli ele alındı. Toplantının açılışında konuşan ESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Sibel Zorlu, küresel ölçekte ticaretin ve finansmana erişim koşullarının köklü bir değişim içinde olduğunu belirterek, rekabetçilik için kaynakların etkin yönetiminin zorunlu olduğunu vurguladı. Zorlu, şöyle devam etti:

“Bildiğiniz üzere ülkemiz, yeşil dönüşüm yolunda somut bir adım atarak 2025-2028 Ulusal Döngüsel Ekonomi Stratejisi ve Eylem Planı’nı hayata geçirmiştir. Bu plan, gıda ve biyokütle sektörünü, hammadde yoğunluğu ve çevresel etkisi nedeniyle 7 öncelikli sektörden biri olarak tanımlamaktadır. Gıda değer zincirinde ortaya çıkan atıkların biyo-tabanlı ürünlere veya enerjiye dönüştürülmesi; şirketlerimizin karbon ayak izini düşürmek, operasyonel maliyetleri optimize etmek ve Avrupa Yeşil Mutabakatı normlarına uyum sağlayarak küresel pazardaki yerimizi sağlamlaştırmak adına hayati önem taşımaktadır. Amacımız, bu iyi uygulama örneklerinin bölgemiz genelinde yaygınlaşmasını sağlamak ve yeşil dönüşümü ekonomimizin kalıcı bir yapı taşı haline getirmektir."

STRATEJİK ÖNEMDE

Toplantının moderatörlüğünü üstlenen ESİAD Yönetim Kurulu Üyesi ve Yuvarlak Masa Başkanı Neşe Gök, hem sanayici hem de tarım işletmecisi olarak gıda atıkları ve biyokütle konusunun stratejik önemine değindi. Döngüsel ekonominin sadece teorik bir çerçeve olmadığını vurgulayan Gök, yuvarlak masanın çalışmaları hakkında bilgi verdi. Gök, “Sürdürülebilirlik ve döngüsel ekonomi konularına öncelik vermeyi çok değerli buluyoruz. Bu kapsamda daha önce döngüsel ekonomi ile ilgili bir dizi webinarın yanı sıra sanayide, tarımda ve kentlerde su konularını incelediğimiz bir su konferansı gerçekleştirdik. Ayrıca üniversite öğrencilerine yönelik su temalı ‘Climathon’ ve ortaokul öğrencileri için ‘Su Mucitleri’ gibi etkinliklerle farkındalık yaratmaya devam ediyoruz” dedi.

İğneden ipliğe zam fırtınası kapıda!
İğneden ipliğe zam fırtınası kapıda!
İçeriği Görüntüle

DENEYİMLERİNİ PAYLAŞTILAR

Konuşmacılar, gıdadan enerjiye ve teknolojiden atık yönetimine uzanan döngüsel süreçleri bizzat sahadaki uygulamalar üzerinden katılımcılara aktardı. Biolive Kurucu Ortağı ve CEO’su Duygu Yılmaz, zeytin çekirdeğinden ürettikleri biyopolimerlerin otomotivden elektroniğe kadar pek çok sektörde petrol bazlı plastiklere alternatif sunduğunu belirterek, “Zeytin çekirdeği normalde yakılan bir atıktı; biz bunu alıp beş kez geri dönüştürülebilir, yüksek mekanik dayanıma sahip ve regülasyonların bile önünde giden bio-tabanlı bir malzemeye dönüştürüyoruz” dedi. Sütaş Grubu Kalite ve Çevre Regülasyonları Kıdemli Yöneticisi Ecem Özdemir, hayvansal atıkları enerji ve organik gübreye dönüştüren tam entegre modelin çevresel etkilerine değinerek, “2025 yılı itibarıyla üretim tesislerimizin elektrik ihtiyacının yüzde 100’ünü, tüm grup bazında ise yüzde 80’ini biyogaz ve güneş gibi kendi yenilenebilir kaynaklarımızdan karşılıyoruz” diye konuştu. DB Tarımsal Enerji Kurumsal İletişim ve Sürdürülebilirlik Yöneticisi Dr. Pınar Kılınç ise Türkiye’nin tek entegre biyorafineri tesisinde ulaştırma sektörünün dekarbonizasyonu için çalıştıklarını dile getirerek, “Geliştirdiğimiz yerli denizcilik yakıtımızla (SMF), dekarbonizasyon performansında yüzde 92,1 ile dünya ortalamasının üzerine çıktık. 2028 hedefimiz ise havacılık sektörü için Sürdürülebilir Havacılık Yakıtı yatırımı yapmak” ifadelerini kullandı.

Kaynak: BÜLTEN