İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraki İZBETON A.Ş. üzerinden yürütülen ve kooperatiflerle yapılan kentsel dönüşüm projelerinde yolsuzluk yapıldığı iddiasıyla açılan davanın dördüncü duruşması, Aliağa Şakran Cezaevi Yerleşkesi'nde görüldü. Aralarında eski Başkan Tunç Soyer, eski İl Başkanı Şenol Aslanoğlu ve İZBETON eski Genel Müdürü Heval Savaş Kaya'nın da bulunduğu 65 sanığın yargılandığı davada, Soyer'in savunması güne damga vurdu. Dava dosyasına giren ve kamu zararı tespiti yaptığı iddia edilen 131 sayfalık bilirkişi raporu hakkında konuşan Soyer, raporun kendi içinde çelişkilerle dolu olduğunu ve suçlamaları kanıtlamaktan ziyade, suçsuzluklarını tescillediğini savundu.
"Kopyala-yapıştır" rapora sert eleştiri
Tunç Soyer, savunmasına bilirkişi raporuna yönelik eleştirileriyle başladı. Raporun, iddianamedeki iddiaları aynen tekrarlayan "kopyala-yapıştır" bir metin olduğunu öne süren Soyer, özellikle inşaatların ilerleme seviyeleri üzerinden yapılan suçlamalara yanıt verdi. Örnekköy 3 ve 4. etap projelerinde beklenen seviyeye ulaşılamamasının bir suç değil, pandemi ve deprem gibi mücbir sebeplerden kaynaklanan bir gecikme olduğunu belirten Soyer, "Bu bir suç mu? Elbette değil" dedi. İZBETON'un alt yüklenici çalıştırmasıyla ilgili eleştirilere de değinen eski başkan, İzmir Büyükşehir Belediyesi başkanı olarak bu kararlara onay verdiğini ve sürecin idari bir tasarruf olduğunu vurguladı.
Bilirkişi raporunda yer alan "kamu zararı" iddiasını da ele alan Soyer, İZBETON ile belediye arasındaki protokolün ve kooperatiflerle yapılan sözleşmelerin yasal zeminini savundu. Bu protokollerin tek başına kendi iradesiyle değil, CHP'den AKP'ye kadar tüm meclis üyelerinin oy birliğiyle alındığını hatırlatan Soyer, "Eğer bilirkişi heyeti İzBB ile İzbeton arasındaki sözleşme nedeniyle kamu zararının doğmaya başladığı iddiasındaysa bu karar benim şahsi kararım olmayıp İzBB meclis üyelerinin oy birliğiyle yani; CHP, AKP, MHP, İYİ Parti meclis üyelerinin tamamının oylarıyla alınmış bir karardır" diye konuştu. Soyer, raporda 259 hak sahibine yapılan kira yardımlarının kamu zararı olarak gösterildiğini belirterek, "u raporla haksız menfaat elde ettiği belirlenen 98 + 161 yani 259 kişinin buraya suç ortağı olarak getirilmesi ve elde ettikleri haksız menfaatin iadesi talep edilmelidir." diyerek raporun mantıksızlığını ortaya koydu. Ayrıca, görevde olmadığı 2024 yılının Nisan, Mayıs ve Haziran aylarında oluşan zarardan sorumlu tutulmasını da "özensizliğin zirvesi" olarak nitelendirdi.
"Tek kuruş yedirmedim, lekelenmeyi reddediyorum"
Belediye başkanlığı dönemindeki mali yönetimine de değinen Tunç Soyer, 5 yıl boyunca 110 milyar liralık bütçeyi yönettiğini ve İzmir'e 1 milyar Euro (yaklaşık 48 milyar TL) dış finansman kazandırdığını hatırlattı. "Tek kuruş İzmir'in hakkını kimseye yedirmedim" diyen Soyer, isminin iftira ve suçlamalarla lekelenmeye çalışılmasını kesin bir dille reddetti. Kentsel dönüşümde tek amacının deprem gerçeğiyle yüzleşen İzmir'de hızlı ve düşük maliyetli konut üretmek olduğunu belirten Soyer, İZBETON'un düşük kâr marjıyla çalışmasının hayatın olağan akışına aykırı olamayacağını, aksine bununla gurur duyduğunu ifade etti.
"Hakikat tozlu rüzgarlarda kaybolmaz"
Savunmasının en duygusal anlarında ise Soyer, tarihten bir örnekle mahkeme heyetine seslendi. 2000 yıl önce haksız yere idam edilen Sokrates'i hatırlatan Soyer, "Suçsuz olduğum gerçeği; üzerinden yıllar geçse de, raporlarla, bilirkişilerle çürütülemeyecek. Çünkü biliyoruz ki hakikat; kaya gibi, dağ gibi durur. Yel esse tozunu kaldırsa da, depremler sarssa da hakikatin heybetinden bir şey eksilmez." dedi. Mahkeme heyetinin omuzlarında büyük bir sorumluluk taşıdığını belirten Soyer, vicdanın önemine vurgu yaparak, "Vicdanın kaybolması toplumu bitirir. adaleti sağlamakla görevli yargı temsilcilerinin vicdansızlığı sadece mağdurun haksız yere acı çekmesi sonucunu doğurmaz. Toplumda adalete olan güven ve inancı sarsar, ki bu durum toplumsal düzenin bozulması, toplumu bir arada tutan bütün değerlerin ve erdemlerin dağılması, çürümesi demektir. Vicdanın kaybolması toplumu bitirir." uyarısında bulundu.
Soyer, savunmasını "Dilerim, hakkın ve hakkaniyetin yanında durur, çekilen bu zulmü ortadan kaldırır, vicdanı hakikat ve adaletle buluşturmak için daha çok beklemezsiniz. Dilerim, bu dünyayı herkes için cennete çevirmek isteyen birine daha fazla cehennemi yaşatmazsınız" sözleriyle tamamladı.




