Türkiye Yelken Federasyonu (TYF) yarış takviminin en prestijli etkinliklerinden biri olarak kabul edilen organizasyon, Ege Denizi'nin serin sularında büyük bir coşkuyla tamamlandı. İzmir'in eşsiz doğasıyla bilinen Foça ilçesi, rüzgar sörfü tutkunlarının nefes kesen mücadelesine başarıyla ev sahipliği yaptı. Türkiye'nin dört bir yanından gelen toplam 12 farklı kulübü temsil eden 95 yetenekli sporcu, denizin ve rüzgarın zorlu şartlarına karşı inanılmaz bir direnç gösterdi. Techno 293 sınıfında yarışan genç yelkenciler, sadece güçlü rakipleriyle değil, aynı zamanda doğanın çetin koşullarıyla da başa çıkmak zorundaydı. Beş gün boyunca devam eden yarışlar, son derece elverişli rüzgar ve parkur koşullarında gerçekleştirilirken, ortaya çıkan kıyasıya rekabet izleyenleri adeta büyüledi. Rüzgarla dans eden renkli sörfler, körfezin mavi sularını adeta hareketli bir tabloya dönüştürürken, sporcuların deniz üzerindeki mücadelesi izleyenlerden tam not aldı.

Dünya şampiyonası için milli kadro belli oldu

Şampiyonanın üçüncü ve son ayak yarışları, sadece madalya kazanmak açısından değil, aynı zamanda uluslararası arenada ülkemizi temsil edecek yıldız isimlerin belirlenmesi açısından da büyük bir kritik öneme sahipti. Zorlu sularda dökülen terler, nisan ayının başında yine aynı parkurda gerçekleştirilecek olan o büyük randevunun biletlerini dağıttı. 3-9 Nisan tarihleri arasında tüm dünyanın gözünün çevrileceği Dünya Şampiyonası organizasyonunda ay-yıldızlı formayı terletecek olan milli takım kadrosu, bu yorucu beş günlük maratonun ardından kesinleşmiş oldu. Dereceye girerek milli formayı giymeye hak kazanan yetenekli sporcular, şampiyonanın ardından düzenlenen görkemli bir törenle hak ettikleri ödüllerini havaya kaldırdı. Ailelerin ve sörf tutkunlarının büyük bir gururla takip ettiği kupa töreninde, genç sporcuların gözlerindeki ışıltı ve başarma azmi, Türk yelken sporu adına geleceğe dair devasa bir umut kaynağı oluşturdu.

Avrupa ve dünya sularında kürsü ambargosu

Ödül töreninde sadece genç yarışmacıların coşkusu değil, aynı zamanda yöneticilerin haklı gururu ve geleceğe yönelik iddialı sözleri de ön plandaydı. Kürsüye çıkarak genç şampiyonlara ve katılımcı kulüplere seslenen Türkiye Yelken Federasyonu İcra Kurulu Üyesi ve Mali İşlerden Sorumlu Asbaşkanı Murat Şener, Türk sörfünün geldiği noktayı son derece çarpıcı ifadelerle özetledi. Özellikle bu yenilikçi sınıfta Türk sporcularının uluslararası arenadaki ağırlığına dikkat çeken tecrübeli yönetici, bu kategoride ülkenin artık takip eden değil, izinden gidilen bir ekol konumuna yükseldiğini vurguladı. Rakiplerin Türk yelkencilerin performansını yakından ve endişeyle izlediğini belirten yönetici, sistematik altyapı çalışmalarının ve kulüplerin özverili çabalarının meyvelerini topladıklarını ifade etti. Bu alanda elde edilen başarıların asla tesadüf olmadığını, aksine yıllar süren disiplinli bir eğitim programının ve gençlere duyulan sarsılmaz güvenin bir sonucu olduğunu dile getirdi.

Fenerbahçeli isim ilk golünü Fenerbahçe'ye attı
Fenerbahçeli isim ilk golünü Fenerbahçe'ye attı
İçeriği Görüntüle

Federasyon yetkilisinden iddialı birincilik mesajı

Sözlerini daha da iddialı bir boyuta taşıyan ve hedeflerinin sınırlarını çizen Asbaşkan, Türk milli takımının gücünü tüm dünyaya kanıtladığını net kelimelerle ifade etti. "Bu konuda hiç mütevazi olmayalım," diyerek salondakilere seslenen Şener, "Dünyada ilk üçte miyiz diye düşünürken, geldiğimiz noktada neredeyse dünyada birinciliğe oynuyoruz," sözleriyle hedeflerinin zirvede tek başına kalmak olduğunu belirtti. Katıldıkları hiçbir uluslararası turnuvadan elleri boş dönmediklerinin ve rakiplerine şans tanımadıklarının altını çizen başarılı spor insanı, "Gittiğimiz tüm Avrupa ve Dünya Şampiyonalarında kürsüsüz gelmiyoruz. Mutlaka bayrağımızı o göndere çektiriyor, hak ettiğimiz madalyalarla ülkemize dönüyoruz," şeklinde konuştu. Bu kararlı açıklamalar, önümüzdeki ay düzenlenecek olan dev şampiyona öncesinde hem uluslararası rakiplere güçlü bir mesaj verdi hem de genç sporculara paha biçilemez bir motivasyon aşıladı.

Kaynak: DHA