Sigara tüketimi ve pasif içiciliğin kanser riskini artırdığına dikkat çeken Prof. Dr. Celaletdin Camcı, sigarayı bırakmanın tek çözüm olduğunu söyledi. Camcı, sigaranın akciğer dokusunda geri dönüşü olmayan hasarlar oluşturduğunu ve sigarayı bırakmak istemeyenlerin alınan takviyelerin de yeterli olmadığını belirtti.

Camcı, sigaranın kanser yapıcı etkisinin bilimsel olarak kanıtlandığını ve sigaranın en ölümcül hastalıkların sekizinde etken faktör olduğunu vurguladı. Camcı, sigaranın solunum yolları, gırtlak, akciğer, mesane, pankreas ve jinekolojik organlar gibi birçok organın kanserlerinin gelişmesinde rol oynadığını ifade etti.

Camcı: “Sigarayı bırakmak hayat kurtarır”

Sigaranın olumsuz etkilerinden korunmak için tek etkili önerinin “sigarayı bırakmak” olduğunu belirten Camcı, sigaranın akciğer dokusunda meydana getirdiği hasarın, 20 yıldan uzun süre sigara tüketen bireylerde geri dönüşü olmayan boyutlara ulaştığını belirtti. Camcı, “Sigara içen kişilerin akciğerleri, sigaradaki katran ve diğer zararlı maddeler nedeniyle zamanla siyahlaşır ve fonksiyonunu kaybeder. Bu da solunum yetmezliği, enfeksiyon, astım, bronşit, KOAH gibi hastalıklara yol açar. Sigarayı bırakan kişilerin akciğerleri ise zamanla kendini temizlemeye ve iyileşmeye başlar. Bu nedenle, sigarayı bırakmak hayat kurtarır” dedi.

Çocuk diş sağlığında önemli uyarı Çocuk diş sağlığında önemli uyarı

Camcı, sigarayı bırakmak istemeyenlerin etkilerini azaltmak ve vücuduna daha iyi bakmak adına alınan takviyeler hakkında da uyarılarda bulundu. Camcı, “Sigara içen kişiler, vücutlarının ihtiyacı olan vitamin ve mineralleri karşılamak için bazı takviyeler alabilirler. Ancak bu takviyeler, sigaranın zararlarını tamamen ortadan kaldırmaz. Sigara içen kişilerin, sigarayı bırakmaya yönelik tedavi ve destek programlarına katılmaları gerekir. Ayrıca, sigara içen kişilerin, düzenli olarak doktor kontrolünden geçmeleri ve kanser taraması yaptırmaları önemlidir” diye konuştu.

Camcı: “Pasif içiciler de büyük tehlike altında”

Sadece aktif içicilerin değil pasif içicilerin yani dolaylı yoldan sigaraya maruz kalan kişilerin de büyük risk altında olduğunu aktaran Camcı, “Sigara içiciliğinde aktif ve pasif olmak üzere iki kavram bulunmaktadır. Aktif içicilik, sigara içen kişinin aldığı doğrudan dumanı içermektedir. Pasif içicilik ise içilen sigaranın yanında bulunan kişilerin dumanından etkilenmesidir. Aktif içicilikte, kişi filtrelenmiş dumanla daha az nikotin, katran gibi zararlı maddelere maruz kalırken, pasif içiciler de bu zararlı maddeler havada asılı kalarak daha fazla etkilemektedir. Dolayısıyla, pasif içicilik zararsız gibi görünse de aslında o da çok tehlikelidir” dedi.

Camcı, bebekken pasif de olsa sigara dumanına maruz kalan kişilerin yüzde 75’inin birçok hastalık bakımından risk altında olduğuna dikkat çekti. Camcı, “Pasif içicilerin kanser riski hiç maruz kalmayanlara oranla 8 kat daha fazla. Ayrıca, pasif içicilerin kalp hastalığı, inme, astım, bronşit, orta kulak iltihabı gibi hastalıklara yakalanma olasılığı da artmaktadır. Tek çare sigarayı tamamen hayatımızdan çıkarmak aksi takdirde 20 yıl sigara içen kişinin bıraksa bile ciğerlerinin iyileşmediğini söyleyebiliriz” dedi.

Kaynak: HABER MERKEZİ