Tarihi bilmek kendini tanımaktır

Pınar Sözer: Tarihi, merak uyandırarak, deneyimleterek, hissettirerek kavratmak gerekiyor. İşte o zaman çocuk tarihin neden önemli olduğunu anlıyor.

Tarihi bilmek kendini tanımaktır

Röportaj/ Sinan KESKİN

Eğitim sistemimiz genel itibariyle ezbere dayalıdır. Sınava odaklı işlenen derslerde öğrencilerin bilmesinden ziyade ezberlemesi gerektiği düşünülür. Haliyle sınavı atlatan çocuklar bir anda gizli bir düğmeye basılmış gibi ezberlediklerini unutuyorlar. Sosyal medyada zaman zaman şöyle videolar görürsünüz; lise ya da üniversite çağındaki gençler ilkokul çağlarında öğrenmiş olmaları gereken sorulara cevap veremiyorlar. Cumhuriyet'in ne zaman kurulduğu? 23 Nisan 1920'de ne olduğu? Atatürk’ün Samsun'a ne zaman çıktığı gibi.

Gençlerimizin tarihi içselleştirerek öğrenmelerini isteyen genç Tarihçi Yazar Pınar Sözer, bu amaçla tarih eğitimini yaratıcı drama ile birleştirdi. Sözer, çocukların tarihi ezberlemelerindense o anı yaşamalarını ve hissetmelerini sağlıyor. Sözer çocuklarla birlikte kimi zaman bir antik kentte dönemin kıyafetleriyle o dönem o kentte yaşayan halkın neyi neden yaptığını anlamaya çalışıyor kimi zaman bir müzede Kurtuluş Savaşı'nın, mübadelenin, Kuvayi Milliye'nin izini sürüyor.

Tarihi sıkıcı olmaktan çıkaran, geçmişimiz ezberleyerek değil öğrenerek anlamamıza yardımcı olan Tarihçi Yazar Pınar Sözer ile gençlerimizin neden tarihimizi yeterince iyi öğrenemediklerini ve Sihirli Tarihi konuştuk.

Pınar hanım öncelikle kısaca sizi tanıyabilir miyiz?

Sihirli Tarih 4 yaşında. Ancak ben 20 yıldır tarih anlatıyorum. Ege Üniversitesi’nde Tarih, Anadolu Üniversitesi’nde Kültürel Miras bölümlerini okudum. 13 yıl özel kurumlarda tarih öğretmenliği yaptım. Çocuklarla drama çalışmaları, tarih, çevre ve kültür gezileri yaptım, okullarda seminerler verdim. Aynı zamanda Yaratıcı Drama Eğitici Eğitmeniyim ve 2006'dan beri yaratıcı dramayı kullanarak tarih anlatıyorum.

Sihirli Tarih nedir?

Sihir dediğimiz şey aslında var olanı olduğundan farklı görme durumudur. Biz de tarihi çocuklara farklı bir gözle gösterme heyecanıyla yola çıktık. Tarih bir ders değildir aslında, deneyim laboratuvarıdır. Eski insanların deneyimlerini öğrenmek, dünyanın nasıl değiştiğini fark etmektir. Karşılaşılan sorunların daha önce nasıl çözüldüğünden hareketle bugünkü sorunlarımızı çözme becerisi edinmektir. Sihirli Tarih, çocukların daha önce hiç düşünmedikleri bir konuyu, onunla bilgili bir soruyu akıllara getirmeyi amaçlıyor.

Sihirli Tarih'i farklı kılan nedir? Siz tarihsel olayları nasıl anlatıyorsunuz?

Biz Çanakkale Savaşı'nın nedenlerini, sonuçlarını anlatmıyoruz. Onlar zaten kitaplarda var. Çocuklar bunu ezbere biliyorlar, çünkü sınavlarda çıkıyor. Biz diyoruz ki; bu cevizleri al, bunları top bataryası olarak düşün, şu haritanın üzerine yerleştir. Sence boğazı korumak için bunları en iyi nereye koyabiliriz? Askerler savaş sırasında nasıl su buluyor? Tuvalet, uyku ihtiyacını nasıl karşılıyor olabilir? Hiç düşünmüş müydün? Önemsiz gibi mi görünüyor? Bu soruların cevapları bizi savaş şartları ve teknik imkânsızlaklar içinde savaşan güçlerin eşitsiz durumuyla ilgili sonuçlara götürüyor. Yıllardır yüzlerce tiyatroya, gösteriye konu olmuştur. Ama öğrencilere Atatürk’ün savaştaki rolünü sorun hiçbiri cevap veremez. Çocuklara, 'İnisiyatifi kullanmak nedir? İleri görüş nedir? Doğru zamanda doğru yerde olma becerisiyle coğrafya bilgisinin ne ilgisi vardır?' gibi sorular yöneltiyoruz. Sonra çocuk keşfederek öğrenmeye başlıyor. Biz bir Roma kıyafeti verip, 'hadi giyinin sonra birer Romalı gibi davranın' demiyoruz. 'Bu 4 metre kumaşı alın kendinize bir Roma giysisi yapın' diyoruz. Sonra, 'hangi meslekleri yapanlar bu giysiyle rahat edemez, işini göremez? Peki o zaman bu giysiyi kimler giyiyor olabilir'den sınıflı toplum yapısına ulaşıyoruz. İşte sihir burada. İşte sihirli tarihin benzer çalışmalar yapan kurumlardan farkı da burada. Sihirli Tarih atölyeleri sadece eğlendirerek ve görsel malzemelerle çocuğa iyi vakit geçirten sosyal etkinlik değil.

Hangi yaş grupları ile çalışıyorsunuz?

4-18 yaş arası çocuklarla ve yetişkinlerle çalışıyoruz. Çalışma alanımız müzeler, antik kentler, ören yerleri, açık hava müzeleri ve okullar. Bir müzede 11. sınıflara mübadeleyi anlatırken aynı salonda, aynı eşyaları kullanarak 5 yaşındaki çocuklara memleket sevgisini anlatıyoruz. Bazı çalışmalara çocuklar aileleriyle katılabiliyor. Sosyal medya hesaplarımızdan ne zaman hangi tarihi alanda nasıl bir atölye yapacağımızı duyuruyoruz. Bunun dışında okullar kendi istedikleri müfredat konusuyla ilgili istedikleri yaş grubu için atölye çalışması talep edebiliyorlar. Ayrıca www.sihirlitarih.com adresinde tarih ve sosyal bilgiler müfredatlarının kazanımlarına göre hazırlanmış çalışmalarımız var. Oradan istediklerini seçebiliyorlar. Bunun dışında 29 Ekim, 23 Nisan, 10 Kasım gibi özel günler için hazırlamış olduğumuz atölyelerimiz var. Çocuklar yıllardır bu özel günlerde törenlere katılır ve genelde ne zaman bitecek diye bekler. O törenlere o kadar emek verilir ama beklenilen fayda sağlanamaz. Çocuklar bizim özel gün çalışmalarına katıldıktan sonra oldukça şaşırıyorlar. Biz bunu bilmiyorduk, ilk kez duyduk diyorlar. Aslında farklı olan, ilk kez o günle ilgili kalplerine dokunan bir hikâyeyi deneyimliyor olmaları. O zaman sonuç farklı oluyor.

Tarihimizi anlatırken yaratıcı dramayı kullanıyorsunuz ama bu bizim bildiğimiz anlamda bir yaratıcı drama değil sanırım.

Çalışmalarımızı kısaca yaratıcı drama ile tarih ve kültür eğitimi olarak adlandırabiliriz. Ancak atölyeler tam bir drama atölyesi değil. Bazı konuları işlerken atölyelerde hiç canlandırma yapmıyoruz, yalnızca oyun oynuyoruz. Bazılarında bol bol sanat veya yazma çalışmaları var. Bazılarında orijinal etnoğrafik malzemeleri inceliyoruz. O gün için ne hayal ettiysek içinde o var. Bazen bir sayfa görevlendirme yazısı oluyor. Çocuklar verilen görevleri yapmaya çalışıyor. Ben hiçbir çalışmada müze gezdirmiyorum müzeyi kendileri geziyor ama eserlere bakıp geçerek değil, sorulan sorunun cevabı olan eseri bulmaya çalışarak, düşünme becerilerini harekete geçirerek, bağlantı kurmayı başararak geziyorlar. Bizim çalışmalarımızda fen bilgisi de matematik de var. Çocuklar bir su kemerine bakıp geçmiyor. Su kemerinin önünde basınç, hacim, eğim nedir diye düşünüyorlar. Bu suyu dağdan geçirip kente ulaştırmayı nasıl başarmış olabilirler? Teknolojik olarak neleri biliyor olabilirler? Gibi sorulara cevap arıyorlar. Çünkü çocuklar hayatla bağlantı kurarak öğrenebilir. Çalışmalarımızda kişisel gelişim de var. Karagöz ile Hacıvat sorunlarını çözebiliyor mu? Hayır. Peki Nasrettin Hoca nasıl çözebiliyor? diye soruyoruz. Edebi eserleri inceleyip kendi sorunlarımızın çözümü için formül üretiyoruz. Böylece tarih eğitimi savaş ve anlaşma maddelerinin arasında boğulup kalmadan hayatımıza giriyor.

Yetişkinler için çalışmalarınız var mı?

Evet yalnızca yetişkinler için de çalışmalarımız var. Tarih ve kültüre meraklı yetişkinler için ücretsiz paylaşımlar da var. Öğretmenler için sınıfta ve müzelerde uygulayabilmeleri için ücretli uygulayıcı eğitimlerimiz de var. Bazen alternatif bir İzmir turu, bazen kaç yüz yıl önce bu sebzelerin nasıl kullanıldığını anlatarak pişirdiğimiz yemeklerden oluşan yemek atölyeleri yapıyoruz. Hayalleri bizimkilere uyanlarla mutlaka bir atölyede buluşuyoruz. Dezavantajlı bölge okulları ya da bazı kurumlarla ortaklaşa sosyal sorumluluk amaçlı ücretsiz çalışmalar da yapabiliyoruz.

Sihirli Tarih'in büyülü dünyasına girmek isteyenler size nasıl ulaşabilirler?

Sihirli Tarih bir drama kursu değil. Ya da çocukların hafta sonu katılacakları sosyal etkinlik yapıp zaman geçirecekleri bir merkez de değil. Sihirli Tarih, bir “Proje”. Tarihimizi, kültürümüzü öğretme, sevdirme, koruma amaçlı, vatansever çocuk yetiştirme projesi. O nedenle herhangi bir sabit yerimiz yok. Çalışmak isteyen herkesle, her konuda her tarih ve kültür ortamında hayallerimizi paylaşıyoruz. İsteyenler sosyal medya hesaplarımızdan ve web sitemizden bize ulaşabilir.

Kültürü tanımak kendini tanımaktır

Tarih bilmek, kültürü tanımak kendini tanımaktır. Bunca yıl bu kadar ağır tarih müfredatları olduğu halde vatan sevgisinin gerçek anlamda yaratılamamasının sebebi anlatım tarzında hislere, duygulara yer verememiş olmaktır.

Sıkıcı konu yoktur

Zor konu, sıkıcı konu yoktur. Çocuğa ulaştırılamayan konu vardır. Biz her konuda onların kalbine inecek bir yol buluyoruz. Bunun için de her bir atölye çok uzun araştırmalar sonucu oluşturuluyor. Sihirli Tarih eğitimlerini hazırlarken yeri geldikçe okul öncesi, ilkokul, tarih ve rehber öğretmenlerden destek alıyoruz.

YORUM EKLE
YORUMLAR
İnci sözer
İnci sözer - 3 ay Önce

Harika bır söyleşi olmuş Tebrikler canım.

SIRADAKİ HABER