Mobil oyun sektörünün gözü Türkiye'de

Gökhan Kılcı: İzmir'i mobil oyun sektörünün merkezi haline getirmek istiyoruz. Fikri, projesi olana destek oluruz. Oyun yapmak isteyene bildiğim her şeyi anlatırım ama ben onların kendi işini kurmasını istiyorum.

Mobil oyun sektörünün gözü Türkiye'de

Röportaj/ Sinan KESKİN

Dünyada geçtiğimiz yıl mobil oyun sektörüne 140 milyar dolar harcandı. Güney Kore ve Çin gibi uzakdoğu ülkelerinin aslan payını aldığı mobil oyun sektörüne Türkiye geçtiğimiz yıl 250 milyon dolar harcadı. Ve bu rakam her geçen yıl hızla artıyor. Türkiye'de en fazla tercih edilen oyunlar ise okey ve tavla olurken bunları dünyada da çokça tercih edilen strateji ve casual oyunlar izliyor. 250'nin üzerinde oyun geliştiren stüdyo bulunan ülkemizde son dönemde üniversitelerde akademik programlar sektöre destek oluyor. Oyun geliştirmeye dönük Bilgi Üniversitesi, Ortadoğu Teknik Üniversitesi, Bahçeşehir Üniversitesi ve İstanbul Teknik Üniversitesi'nin akademik programları bulunuyor. Türkiye özellikle son yıllarda mobil oyun sektörünün dikkatle takip ettiği bir ülke. Türkiye, sayıları hızla artan oyun stüdyoları ürettikleri oyunlarla ve oyuncuların harcadıkları paralarla mobil oyun sektörünün gözdesi olmaya başladı. İzmir ise son dönemde sunduğu rahat çalışma ortamı ile oyun stüdyolarının konuşlandığı şehirlerin başında geliyor.

Oyun geliştirme stüdyosu Cappuccino ise tüm dünyada satışa sunduğu oyunlarla sektörün dikkat çeken oyuncularından biri. Hayalini kurduğu mobil oyun sektörüne girebilmek için 12 melek yatırım ağının kapısını çalan ve hepsinden eli boş dönen Gökhan Kılcı, bir tesadüf eseri tanıştığı Smyrna Kapital'in sahibi Oltaç Ünsal ile tanışmasının ardından kurduğu Cappuccino ile tüm dünyada satışa sunduğu oyunlar geliştirdi. Bugüne kadar 76 oyun geliştiren ve kendisi gibi sektöre ilgili gençlere her türlü desteği veren Gökhan Kılcı ile başarı öyküsünü ve mobil oyun sektörünü konuştu.

Kısaca Gökhan Kılcı'yı tanıyabilir miyiz?

1987 İzmir doğumluyum. İzmir Atatürk Lisesi'nden mezun oldum. Liseden sonra Başakşehir Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği bölümüne gittim. 2015 yılnda mezun oldum. Çok başarılı bir okul hayatım yoktu. 8 yılda mezun oldum üniversiteden. Dönüp baktığımda pişman mıyım diye, kesinlikle değilim. Okulu 4 yılda 3,5 ortalamayla bitirip kurumsal bir şirkette işe girip, yükselip yükselip sonra kendi işini kurmaktansa, mezun olur olmaz ufak tefek desteklerle kendi istediğin işi yapmak için girişimciliğe adım atmak daha mantıklı.

Oyun geliştirme fikri ne zaman doğdu?

Üniversite sınavına girmeden önce bütün tercihlerim mimarlıktı. Sınavdan önceki gece bir mobil oyun oynadım. Sabah kalktım ve tüm tercihlerimi bilgisayar mühendisliği olarak değiştirdim. Oyun yapmayı kafama koymuştum. Üniversite bitirme tezimi de mobil oyunlar üzerine yaptım.

Aklınızda hep kendi işinizi kurmak varmış sanırım.

Şu anlayışa hayatım boyunca hep karşı oldum; okulda derslerin iyi olsun, sürekli ders çalış, sosyal bir hayatın olmasın, okuldan sonra bir işe girip tecrübe kazan, yeterli tecrübeyi kazandıktan sonra kendi işini kur. Bu düzende gidersen, bir şekilde evlenip çocuk sahibi de olursan, başkalarının sorumluluğunu da aldığın için istediğin girişimciliği bir türlü gösteremezsin. Ben üniversitede biraz aktiftim. Yazılım dışında da işlerle uğraşıyordum. Sosyalleşeyim, bir network oluşturayım düşüncesi vardı kafamda.

Oyun geliştirmeye ne zaman başladınız?

Mezun olmadan 1 yıl önce oyun geliştirmeye başlamıştım. Mezun olur olmaz da iş kurmaya çalışırken akşamları evde saatlerce oyun geliştirdim. Sonra Amerikalı bir mobil oyun yayıncısıyla yollarımız kesişti. Ponkt isimli bir oyun geliştirmiştim. Grafikleri yaptır, mekaniği çok iyi dedi. Grafikleri yaptırıp kendisine gönderdim. Hemen mobil oyun platformlarında yayınladı. Ve baktım bu işte gerçekten gelecek var.

Cappuccino'yu kurma süreciniz biraz ilginç olmuş. Melek Yatırım ağları sizi biraz yormuş sanırım.

O dönemler herkes KOSGEB'den bahsediyordu. Ben de gidip KOSGEB'den eğitim aldım. Sonra melek yatırımcılar olduğunu öğrendim. O ekosisteme dahil oldum. 12 melek yatırım ağına sunum yaptım. Ama vizyonları çok kısıtlı. Hepsinde müteahhit kafası var. Yatırım yapacakları paranın ne kadar sürede ne kadar kazandıracağına odaklanmışlar. Risk sermayedarı olduklarını düşünmüyorlar. Melek yatırımcılığın özelliği riski kabul etmektir. Ben zaten garanti kazanacağımı biliyor olsam gider bankadan kredi çekerim. Ben senden o riske yardım etmeni istiyorum. Sen o yüzden meleksin, kanatların var.

Oltaç Ünsal ile yolunuz nasıl kesişti?

Birgün Alsancak'taki TEB Girişim Evine gittim. Baktım içeride bir abi melek yatırımla ilgili sunum yapıyordu. 'Off çekemem ben bunu' dedim ama beklemem de gerekiyordu, oturdum dinledim. Sunumu yapan Smyrna Kapital'in sahibi Oltaç Ünsal'mış. Sunumun sonunda herkese mail adresini verdi. Birkaç gün sonra mail attım. Hemen bana iş planını yolladı. Sonra, 'ben yakında İzmir'e geleceğim, yüz yüze konuşalım' dedi. Birkaç gün sonra geldi. 2016'nın Ekim ayıydı. Öğlen 12'de bir restoranda konuşmaya başladık. Akşama imzalar atıldı, şirket kuruldu. Hem ABD'de hem Türkiye'de kurduk. Başladık oyun geliştirmeye.

Ne tür oyunlar geliştirdiniz?

O zamanlar casual oyunlar modaydı. Flappy Bird patlamıştı bir ara. Onlara girdik, birkaç oyun geliştirdik. Bazılarını kendimiz yayınladık, bazılarını yayıncılara verdik. Çok fazla rekabet olmaya başlayınca o tarz oyunları bıraktık. Daha ciddi oyunlara yöneldik. Ama önceki kadar başarılı olmadı. Casual oyunları çok fazla insan indirdiği için birim fiyatı düşük olsa da geliri iyi oluyor. Casual oyunu 2 haftada geliştirirken bu oyunları haaırlamamız 8 ay bulabiliyordu. Yeni bir bakış açısına geçelim dedi. Tam bu noktada herkesin oynayabileceği oyunlar popüler olmaya başladı. Kadınlar mobil oyuna yöneldi. Kadınlar oynamaya başlayınca herkes için yeni bir sektör doğdu.

Nasıl bir değişim oldu?

Kadınlar sektöre girince tamamen basitleştirilmiş, hiçbir tutoriale gerek duymadan sadece tek bir video ile anlaşılabilecek oyunlar trend oldu. Artık her şeyin basiti ilgi görüyor. Tv dizilerinin çoğu evde çay kahve içerken boş boş bakılacak tarzda. Kitaplar da öyle. Telefonda kullanılan uygulamalar da her geçen gün basitleşiyor. Facebook ilk çıktığında çok karmaşıktı. Artık sürekli basitleştiriliyor. İşte oyun sektörü de o sadeliğe döndü. Artık herkese hitap ediyor. Trende, otobüste, vapurda, durakta beklerken hemen oyun açıyoruz.

Kadınların ve erkeklerin oyun tercihleri nedir?

Kadınların yüzde 60'ı tamamen basitleştirilmiş oyunlar oynuyor. Bunun dışında dekorasyon oyunları, kelime oyunları, candy crush tarzı parlak grafikli puzzlar oynuyorlar. Erkeklerde biraz değişiklik gösteriyor. Yine basitleştirilmiş oyunlar oynuyorlar ama mesela puzzledan kaçıyorlar. Daha çok savaş veya yarış tarzı oyunları tercih ediyorlar. Poker, okey tarzı oyunlar da erkekler arasında popüler.

Peki Türkiye mobil oyun alanında nasıl bir konumda?

Son dönemde oyun üreten şirket sayısı inanılmaz artış gösterdi. Dünyanın yüzünü çevirdiği ülke haline geldik. 2 Fransız firması önümüzdeki günlerde İstanbul'da birer event düzenleyecek. Gözleri artık Türkiye'de. Eskiden kaliteli ucuz iş için Hindistan'a Pakistan'a giderleri artık Türkiye'ye geliyorlar.

Tekrar Cappuccino'ya dönecek olursak. Bugüne kadar kaç oyun geliştirdiniz?

Bugüne kadar 76 oyun yaptık. Ama hepsini piyasaya sürmedik. Test sürecini başarılı geçen, kullanıcıların ilgisini çeken oyunları satışa sunuyoruz. Uluslararası olarak kendi adımıza 2 oyun, yayıncıyla birlikte 4 oyun çıkardık. Bölgesel yayınladığımız oyunlar da var. 2 oyunumuz ABD'de, 2 oyunumuz Brezilya'da aktif.

Cappuccino'da sadece oyun geliştirmiyorsunuz. Bunu biraz açar mısınız?

İzmir'i mobil oyun sektörünün merkezi haline getirmek istiyoruz. Bunun için workshoplar düzenliyoruz. Fikri, projesi olana destek oluyoruz. İnsanların girişimci olmasını istiyorum. Oyun yapmak isteyene bildiğim her şeyi anlatırım ama ben onların kendi işini kurmasını istiyorum. İnsanların ufkunu açmak istiyorum. Yazılım öğrenmek çok zor değil. Bizim genel problemimiz hayal gücü. Orta gelirli memur bakış açısı insanlara yansıdığından hayalgücümüz hep baltalandı. Yeni jenerasyonda bu olsun istemiyorum. Saçma bile olsa o hayal zaman içinde doğru bir yol bulur.

Sonsuz destek

Oyun sektörüne vereceğimiz destek sonsuz. Bir işe gir çalış dönemi geçmeli. Bu yapıyı bozmalıyız. İnsanları risk almaya teşvik etmeliyiz. En azından yeni mezunların yüzde 10'unu bu riske yönlendirebilirsek ekonomiye büyük katkı sağlarız. Vietnam'ın ekonomisini tek başına düze çıkaran oyun sektörüdür.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER