İzmirli soroptimistler 100 yıldır şiddete karşı

Bugüne kadar çok sayıda sosyal farkındalık projesine imza atan Soroptimist International üyesi kadınlar bu kez ‘25 Kasım-10 Aralık Kadına Yönelik Şiddet ile Uluslararası Mücadele Günleri için kolları sıvadı.

İzmirli soroptimistler 100 yıldır şiddete karşı

Kardelen Buğday
 

Soroptimist adı Latince “soror-kız kardeş” ve “optima-iyi niyet” kelimelerinden geliyor. Onlar yaklaşık 100 yıldır dünyanın “En iyiyi amaçlayan kadınlar”ı olarak tanınıyor. Soroptomist derneklerine Kulüp adı veriliyor. Kulüplerde her meslek veya iş dalı ancak bir üye ile temsil ediliyor. İzmir’in Soroptimist kadınları ise sessiz sedasız bir örümcek gibi çalışıyor. Çok da göze batmadan örüyorlar, iyilik ağlarını. Bu kez ‘25 Kasım-10 Aralık Kadına Yönelik Şiddet ile Uluslararası Mücadele Günleri için kolları sıvadılar. Gerçekleştirdikleri birçok görünmez yardımın yanı sıra şiddete karşı farkındalık yaratmayı amaçladılar. Her geçen gün artan kadına şiddete karşı sesini yükselten İzmir Soroptimist Kulüpleri “Şiddete Sessiz Kalma” çağrısında bulunuyor. Şiddete maruz kalan bireyler için çeşitli çalışmalar yapan, yardımcı sosyal medya paylaşımları hazırlayan İzmir Soroptimist Kulübü Başkanı Mukadder Özden, Alsancak Soroptimist Kulübü Başkanı Nesrin Sezer, Göztepe Soroptimist Kulübü Başkanı Buket Karadeveci ve Karşıyaka Soroptimist Kulübü Başkanı Sema Özay ile bu konuya medyanın da destek vermesi için bir araya geldik. Mine Kozlubel Başkan o gün mazereti nedeniyle aramızda olamadı. İzmir işdünyasının yakın tanıdığı Ege Giyim Sanayicileri Derneği eski Başkanı, aynı zamanda da 21 yıldır Soroptimist olan Mukadder Özden gerçekleştirdikleri çalışmalarla ilgili sorularımızı yanıtladı.

Soroptimist Kulüpleri dünyada ne zaman kuruldu? Amacınız ve farkınız nedir?

Kuruluşunun 100. yılına girdiğimiz Soroptimist International’in ilk kulübü 1921 yılında Oakland’da kuruldu. Amaçları kadınlara ve genç kızlara, iş ve meslek kadınları olarak hizmetler üretmek, kadınların statüsünü, iyileştirmek. Bugün dünyada 126 ülkede, 3 binin üzerinde kulüp ve yaklaşık 90 bin üyesi var. Her biri kendi içinde bölge ve kulüplere ayrılmış durumda. Amerika, Avrupa, Büyük Britanya – İrlanda ve Günay Batı Pasifik olmak üzere dört federasyondan oluşuyor. Türkiye’de ilk kulüp 1948 yılından aydın-yazar Müfide Ferit Tek tarafından İstanbul’da kuruldu. 1953’de İstanbul ve Ankara Kulüpleri Türkiye Soroptimist Kulüpleri Federasyonu’nu kurmuşlar. Soroptimist Kulüpleri İzmir’de ise ilk kez İzmir Soroptimist Kulübü olarak 24 Aralık 1961’de kurularak faaliyetlerine başlamış. İlerleyen dönemlerde 1976 yılında Alsancak ve Göztepe Soroptimist kulüpleri de aralarına katılmıştır. Daha sonra 1986 yılında kurulan Kordon Kulübü ve 1989’da kurulan Karşıyaka Soroptimist Kulübü ile İzmir’de sayı beşe yükselmiştir.

Kaç şehirde varsınız?

14 şehirde, 35 kulübü ve toplamda yaklaşık 980 üyesi vardır. Türkiye Soroptimist Kulüpleri Federasyonu kamu yararına bir dernek ve ayrıca Uluslararası Soroptimist Avrupa (SI/E) üyesi.

İzmir Soroptimist Kulüplerinin ortak amaç ve faaliyetleri neler?

Temel amacımız, kadınların ve kız çocuklarının yaşamına olumlu gelişme getirebilmek. Bunları da eğitim, ekonomik güçlenme, sağlık, sürdürülebilir çevre ve en önemlisi kadına karşı şiddetin ortadan kaldırılması olarak beş başlığa ayırdık. Kent yaşamında fırsat eşitliğini sağlamak için yerel ihtiyaçlara hizmet ederek belirli bölgelerde daha yoğun çalışıyoruz.

Çoğunlukla eğitim ağırlıklı çalışmalar mı yapıyorsunuz?

Eğitim çalışmalarımız geniş kapsamlı. İçinde bina ve okulların yenilenmesi, okul malzemelerinin sağlanması, müfredat geliştirme, burs ve danışmanlık sağlanması, göçmen kadınlar için sürdürülebilir eğitim yer alıyor. Ayrıca temel hedeflerimizden birisi de eğitimde fırsat eşitliği, buna bağlı olarak da bugüne kadar hiç eğitim alamamış kadınlar için yasal okur-yazarlık eğitimi sağlıyoruz. Burs verdiğimiz öğrencilerimizle bağımızı koparmıyoruz. Onlara eğitimleri sonrasında staj ve iş imkanları sağlayarak ekonomik olarak güçlenmelerine de yardımcı oluyoruz. Eğitim ve ekonomik güçlenmeyi bir arada tutarak mesleki eğitim, iş becerileri eğitimi, tarım becerileri eğitimlerine önem veriyoruz.

Toplu Eğitim Merkezi: EGETEM

Nüfus yoğunluğunun fazla olduğu şehirlerde eğitim, iş imkânı ve sosyal yaşam şehrin bazı bölgelerinde daha geri kalabiliyor. Faaliyetlerinizin belirli bölgelerde daha yoğun olduğunu söylemiştiniz. Bu bölgeler hangileri?

Soroptimistler olarak birçok proje ürettik ve hayata geçirdik. Bunlardan en önemlisi geçmiş dönemlerde Buca üzerinde odaklanılan EGETEM oldu. İzmir’in hızla büyümekte olan bir ilçesi olması, okuma yazma bilmeyen sayısının çokluğu, işsizlik gibi faktörler geçmiş dönem yöneticilerimizin bu bölgede çalışmasına neden olmuş.

Burası Alsancak kulübü üyesi Geçmiş Dönem TSKF Başkanı (1992-1994) ve Geçmiş dönem Avrupa Federasyon Başkanlığı da (1999-2001) yapmış olan Ayla Selçuk’un kurucu başkanlığında hayata geçirildi. 5 Ekim 1995’de kuruldu. İzmir’deki diğer Soroptimist Kulüpleri Göztepe, İzmir, Karşıyaka ve Türkiye Soroptimist Kulüpleri Federasyonu tarafından da desteklendi, destekleniyor. EGETEM bugün halen Buca Halk Eğtim Merkezi olarak 300’e yakın çeşitli meslek dalları ve okuma-yazma kursları ile Buca halkına sertifikalı eğitim veriyor.

Cinsiyet eşitsizliği giderilmeli

İzmir Soroptimist Kulüpleri olarak birçok alanda çeşitli faaliyetlerle kadınlara destek sağlıyorsunuz. Hedeflerinizden biri de kadına karşı şiddetin ortadan kaldırılmasını sağlamak. 25 Kasım, Birleşmiş Milletler tarafından 1999 yılında ‘Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’ olarak ilan edildi. 25 Kasım-10 Aralık Kadına Yönelik Şiddet ile Uluslararası Mücadele Günleri için de nasıl bir farklılık yaratmayı hedefliyorsunuz?

Soroptimistlik ilkelerinden biri de kadına yönelik şiddetle mücadele ve farkındalık yaratmak. Her yıl 25 Kasım-10 Aralık tarihleri arasında tüm Soroptimistler olarak şiddetle ile ilgili farkındalık çalışmaları sürdürüyoruz. Ana amacımız şiddetle mücadele edilmesi gerektiğini, şiddete karşı sessiz kalınmaması gerektiğini başta kadınlar olmak üzere tüm bireylere benimsetmek. Bunun için geçmiş yıllarda kadınlara yönelik bilinçlendirme çalışmaları, Değişim Atölyesi gibi AB hibe destekli projeler yaptık. Eğitim amaçlı seminerler, paneller düzenledik. Periyodik aralıklarla cinsiyet eşitsizliğinin her boyutunu irdelediğimiz sempozyumlar gerçekleştirdik.

Her yer turuncu olmalı

Kentte görünür olarak toplumun dikkatini çekecek Turuncu eylemler yaptık. Üyelerimiz, eşlerimiz, bursiyerlerimiz ile birlikte turuncu tişört, atkı eldiven gibi kıyafetler giyip açık otobüslerle şehir turu, vapurla körfez turu, Kordonda Sessiz Yürüyüş gibi eylemler gerçekleştirdik. Saat Kulesi, Karşıyaka Kadın Hakları Anıtı, Asansör gibi kentin önemli simge yapılarının turuncu ışıklandırılmasını sağladık. Her yıl 25 Kasım-10 Aralık tarihleri arasında eş zamanlı Sosyal Medyada ortak afiş, slogan paylaşımları yaptık.

Bu yıl ülkemizi de etkisi altına alan koronavirüs salgını nedeniyle bazı etkinliklerimizi iptal ettik. Ancak farkındalık çalışmalarımızı yürütmeye devam ediyoruz. Şiddetle karşılaşma halinde başvurulması gerekilen mercilerin adlarını ve telefon numaralarını paylaşıyor, kadınları bilgilendiriyoruz.

Gençler aramızda olmalı

Şiddet konusu başta olmak üzere toplumun diğer sorunlarının çözüme ulaştırılmasında sizce hangi yöntemler izlenmeli?

100. yılına giren Soroptimist International dünya üzerinde çeşitli faaliyetler gerçekleştirdi ve büyük etki yarattı. İzmir Soroptimist Kulüpleri olarak biz de kamu yararını gözeterek Türkiye Soroptimist Kulüpleri Federasyonu çatısı altında üzerimize düşen her konuda elimizden geleni yapıyoruz. Ancak gelişen dünyada çağa ayak uydurmak da gerekiyor. Bu nedenle çalışmalarımızda gençleri de aramızda görmek istiyoruz. Yaşadığımız en önemli sorunlardan biri de işsizlik. Maalesef bu sorunu gençlerimizi sivil toplum faaliyetlerinden uzaklaştırıyor. Ancak bu sorunları ortadan kaldırmak için gençlerimizin ve toplumun her kesiminden bireylerin desteğine ihtiyacımız var. Ayrıca mevcut sivil toplum kuruluşları ve idareciler de dayanışma içinde çalışmalı.

Kim, ne dedi?

Mine Kozlubel, TSKF Balkan Yardımcısı:

Soroptimistler olarak tüm tüm dünyada, her zaman ve her türlü şiddetin karşısında olacağız.

Nesrin Sezer, Alsancak Soroptimist Kulübü Başkanı: Kadınlar şiddet gördüklerinde ya da şiddete tanık olduklarında yalnız olmadıklarını bilmeliler ve 183'ü aramalılar.

Buket Karadeveci, Göztepe Soroptimist Kulübü Başkanı:

Psikolojik ya da fizyolojik şiddete karşı öncelikle cinsiyet ayrımının önüne geçmek, insanlığa yapılan zulme dur, demek gerekiyor. Kadına değil, insana- iddete dur, de.

Mukadder Özden, İzmir Soroptimist Kulübü Başkanı: Şiddet kültürü insanlığa yakışmayan bir sorundur. Bu sorunu tüm disiplinler olarak bir seçenek olmaktan çıkarmalıyız. Haklı şiddet yoktur.

Sema Özay, Karşıyaka Soroptimist Kulübü: Şiddete sessiz kalmak, ortak olmaktır!

Güncelleme Tarihi: 28 Kasım 2020, 10:23
YORUM EKLE

banner97

banner96