İzmir'i dünyaya sinema ile tanıtmak istiyoruz

Hezerfan Film Galeri Direktörü Nesim Bencoya, "İzmir'de yetişen sinemacıların sonunda İstanbul’a yerleşip orada çalışmalarından şikayetçiyiz. Bunu yenmek ve kentimizi tanıtmak için çalışıyoruz" dedi.

İzmir'i dünyaya sinema  ile tanıtmak istiyoruz

Röportaj/ Gökmen Küçüktaşdemir

Hezerfan Film Galeri Direktörü Nesim Bencoya, İzmir'i ve Kemeraltı’nı dünyaya tanıtmanın en iyi yolunun sinema olduğunu dile getiriyor. Kısa Kısa Kemeraltı Film Yarışması'nı düzenleyen, kurduğu ajansla Türk filmlerini dünyadaki farklı festivallere taşıyan, bağımsız filmlerin gösterimlerini yapan Nesim Benco'ya, "Kısa Filmler İçin Mentorluk" programı da başlattı. Böylece, genç filmcilere yol gösterecek olan Benceyo, İzmir'de sinemanın gelişmesine katkı koyan isimlerden biri.

Geçtiğimiz yıl Kısa Kısa Kemeraltı kısa film yarışmasını düzenlediniz. Beklentileriniz nelerdi? Bu beklentiler karşılandı mı?

Hezarfen Film Galeri ve Kentimiz İzmir Derneği olarak yarışmayı düzenlemekteki amacımız, İzmir’de film üretimini artırmak ve Kemeraltı’nı da bir çekim lokasyonu olarak filmcilerin bilincine taşımaktı. Bu amaç hala geçerli ve ileride de geçerli olacak. Bir nevi, bir taşla iki kuş vurmak gibi. Geçmişten beri süregelen bir şikayetimiz var sinema alanında. İzmir sinema piyasasında layık olduğu yerde olmamasından, kentte yetişen sinemacıların sonunda İstanbul’a yerleşip orada çalışmalarından şikayetçiyiz.

Bunun çaresi İzmir’de film üretimini arttırmak, sokaklarda sinema solumak. İzmir’i bir sinema kenti olma yoluna sokmak ve ilerlemek ve Türkiye’nin ve hatta sinema dünyasının bilincinde bu şekilde yer etmek. Üretimin yanı sıra da çekim lokasyonları geliştirmek. Kemeraltı son derece sinematografik bir bölge. Mimarisi, değişik kültürler barındıran mekanları, yemekleri ve insanları, kollektif hafızası ile filmciye çok imkan sunan değerli bir lokasyon. Kemeraltı herkesin film çekmek isteyebileceği bir yer, ancak tanıtımını yapmak gerekli.

Beklentiler şu şekilde gerçekleşti. Hiç ummadığımız bir başvuru sayısı ile karşılaştık. Bugüne kadar Kemeraltı’da çekilen en yüksek film sayısıydı. Zamanının büyük kısmını Kemeraltı’da geçiren bir insan olarak, çekim ekipleri ile sokaklarda veya bir kortijo evinde karşılaşmak bana kentin film üretimi ile bütünleşmesini tattırdı ve çok mutlu oldum. Sinema kenti olmanın küçük bir örneğini yaşamış olduk.

Büyük kültürel miras

Hem Tarihi Kemeraltı'nı tanıtmak hem de İzmir'de film üretimini arttırmak için sıkı bir mücadele veriyorsunuz. Ne tür zorluklarla karşılaşıyorsunuz?

Tarihi Kemeraltı’nın tanıtımını zaten bu yarışmayı yapmadan önce üstlenmiştim ve hala değişik kültür mirası projeleri aracılığı ile buna devam ediyorum.. Bir - iki yıl öncesine kadar insanların Kemeraltı’na olan ilgisi yok denecek kadar azdı. Bugün daha iyi durumdayız bu konuda, Kemeraltı’da gerçekleştirdiğimiz bazı kültürel ve sanatsal etkinlikler insanların Kemeraltı’yı daha iyi tanımalarına neden oldu. Kemeraltı, ticaret üreten bir yer, bu ticaretin yoğun olarak yaşandığı bir çarşı, ancak sadece çarşı değil, İzmir’in kültürlerinin bir arada buluştuğu bir merkez. Kentin merkezi olarak kültürün ve sanatın diğer semtlerden ithal edildiği değil, bire bir yaratıldığı bir yer haline gelmesi gerektiğini ve bu şekilde bir Kemeraltı kültürünün sürdürülebilir olacağı düşüncesindeyim. Bu durumdan hala uzağız, zaten bu yüzden Kemeraltı içinde film yapmaktan, etkin olmaktan söz ediyorum.

Bu yıl bizi nasıl bir yarışma bekliyor? Değişiklikler var mı?

Bu yıl Avrupa Film Akademisi ve başkanının desteğini alıyoruz. Avrupa Film Akademisi Başkanı'na projeyi anlattım, çok hoşuna gitti ve destek olarak Akademi'nin finalist kısa filmlerinin etkinliğimizde gösterilmesine izin verdi ve gelecek işbirliklerini görüşmek üzere bir toplantı yaptık. Benzer bir destek de Cannes Film Festivali’nin çok önemli ‘’Directors Fortnight ‘’ bölümünden geldi.

Bu kurumların yöneticileri desteklerini sosyal medyada da duyurdular ve Avrupalı kısa filmcileri İzmir’de film çekmeye davet ettiler. Etkinliğimizin bu çok önemli kurumlar tarafından bu aşamada tanınmış olması, ‘’Kısa Kısa Kemeraltı Film Yarışması’’ nın ödüllü filmlerinin Avrupa kapsamında da ele alınabilmesini kolaylaştıracaktır.

Bu yıl kaç film bekliyorsunuz?

Bu yıl çok zor bir yıl, pandemi sinema piyasasını çok sarstı. Umarım film sayısı geçen yılki sayıdan aşağı düşmez.

Türkiye'den kısalar

Biraz da Hezarfen Film Galeri'den bahsedelim. Pandemi sonrası normalleşme sürecinde tür çalışmalar yapıyorsunuz? Yeni projeleriniz var mı?

Hezarfen Film Galeri’nin varoluş nedeni yıl boyu sürekli sinema etkinlikleri gerçekleştirmek, sanatçı ile izleyiciyi buluşturmak ve bu şekilde İzmir’de sinema kültürünü geliştirmekti ve öyle olmaya devam ediyor. Umarım normalleşme süreci bir şekilde hızlanır, ve sonbaharda sinemalara gidebiliriz. ‘’Kısa Kısa Kemeraltı Film Yarışması’’ dışında, şu an ‘’Kısa Filmler İçin Mentorluk’’ programını lanse ettik, yapımcı Zeynep Atakan ile birlikte bu çalışmaları ücretsiz olarak kısa filmciler yararına yürütüyoruz. Bunun yanı sıra, ‘’Türkiye’den Kısalar’’ programı devam ediyor ve kısa filmlerimiz dünya festivallerine tanıtılıyor. Clermont Ferrand Marketi Seçkisi için duyuruya çıktık ve başvurular geliyor. Aynı şekilde Cannes Film Festivali Short Film Corner için başvuruları açacağız ve her yılki gibi Türkiye’den kısaları en iyi şekilde bu çok önemli kısa film marketlerinde yurt dışı sinema profesyonellerinin dikkatine getireceğiz.

Animasyon filmleri

Film gösterimleri ve yönetmenlerle söyleşilere yeniden ne zaman başlayacaksınız?

Film gösterimleri genelde Ekim ayında başlıyor. ‘’Bağımsız Türkiye Sineması İzmir Buluşmaları’’nı planlamaya başladık. Bunun dışında ‘’ 4. Orta Avrupa Filmleri Festivali’’nin planlarını yapıyor ve bu ülkelerin temsilcileri ile görüşüyor, ‘’5. Ars Electonica Animasyon Filmleri’’ programına da hazırlanıyoruz.

İzmir'de sinema sektörünün gelişmesi için neler yapılmalı?

Aslında, tüm konuştuklarımız İzmir’de sinema sektörünün gelişmesi için atılacak temel adımlar. İzmir’de sinema sektörünün sihirli bir değnek ile yaratılmasının imkanı olmadığını düşünüyorum. Dolayısıyla, İzmir’de bir sinema endüstrisi geliştirmenin yolu mutlaka bir sinema kenti olmaktan geçecek. Dolayısıyla kentte bir yandan film üretimini artırırken, diğer yandan bu filmleri yurtdışında tanıtmak ve dünya sinema profesyonellerine ulaşmanın gerektiğini düşünüyorum. Kemeraltı’da çekilen filmler aracılığı ile bu lokasyonu yurt dışında da tanıtacağız. Çalışmalarımızı bu yönde yürütüyoruz.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER