banner112
banner111

Hem ticaret hem ziyafet

İzmir'de 35 yılı aşkın süredir fuarcılık sektöründe hizmet veren Orion Fuarcılık yeni bir festival düzenliyor. 18-22 Mayıs tarihlerinde düzenlenecek olan HobiFest, Türkiye'de bir ilk olma özelliği taşıyacak. Festivale katılanlar hem ticaret yapacak hem de çeşitli aktiviteler ile eğlence ziyafeti yaşayacak

Hem ticaret hem ziyafet

RÖPORTAJ/ Kardelen BUĞDAY

İzmir; tarihi geçmiş, kültürel zenginlik açısından dünyanın en önemli kentlerinden, Türkiye'nin dünyaya açılan en büyük kapılarından birisi. Bunu; doğal güzellikleri, kültürel çeşitliliği ve bunların yanında öncü olduğu pek çok "ilk"e dayandırıyor. Şehrimiz, Türkiye'de neredeyse cumhuriyet tarihiyle yaşıt en önemli organizasyona ve sektöre de ev sahipliği yapıyor: fuar ve fuarcılık.

17 Şubat 1923'te yapılan İzmir İktisat Kongresi, bugün tüm İzmir'in dört gözle beklediği bir organizasyonun temelini attı. 1927'de ilk kez "9 Eylül Mahalli Sergisi" adıyla yapılan etkinlik, yıllar içinde gelişip İzmir Enternasyonel Fuarı'na dönüşerek, Türkiye ve dünyanın buluşma noktası oldu.

İklim ve toprak çeşitliliği nedeniyle birçok ürünün yetiştiği Anadolu'da tarım ve hayvancılığın ne kadar önemli olduğunu hepimiz biliyoruz. Şehrimiz uzun yıllardır tarım ve hayvancılık alanında yapılan en önemli organizasyonlardan biri olan Agroexpo Uluslararası Tarım ve Hayvancılık Fuarı'na da ev sahipliği yapıyor. Orion Fuarcılık tarafından yapılan fuar Türkiye'nin en büyük, Avrupa'nın dört büyük tarım fuarından biri olma özelliğini taşıyor. 35 yılı aşkın geçmişe sahip olan Orion Fuarcılık yeni bir organizasyona daha imza atacak. Mayıs ayında düzenlenecek olan "HobiFest" Türkiye'de bir ilk olacak. Sayılı günler kalan "HobiFest"i ve fuarcılığı Orion Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Irmak Tan ile konuştuk.

'FUAR' YOLU

Irmak Tan ile görüşmek için Orion Fuarcılık'ın Balçova'da bulunan ofisine gittim. Günümüzde şirket ofislerinin plazalara hapsolmalarını artık kanıksamış olmalıyım ki, arka sokakta öğrencilerin dersten çıktığı, anne ve babaların çocuklarını beklediği okulun, merdivenli sokakların, insanlarda "selamlaşma kültürü"nün bulunduğu bir mahalleye gelince ilk başta yanlış yere geldiğimden endişe ettim. Görüşme için konuştuğumuz saatten erken gelince çevreyi de biraz dolaşma fırsatım oldu. İnsanlar günlük hayatına devam ediyordu ama hem kendi öğrenciliğimden hatırladığım hem de birkaç yıl önceye kadar herhangi bir okulun önünden geçerken duyduğum paydos zilinin ardından gelen o coşkulu "okul sesi" yoktu. Bu ilk başta sakin ve dingin bir his bıraksa da bir süre izleyince biraz moral bozucuydu. Öğrenciler okuldan başı önünde yılgın bir şekilde çıkıyordu. Ben öğrenciyken çoğunluk bağıra çağıra şakalaşır, kimisi sırtında çanta, top süre süre koştururdu. Okula yeni başlayan küçük çocukların yanında velisi olur, küçükler hararetli bir şekilde okulda o gün ne öğrendilerse anlatırdı.Yol boyunca o kadar çok anlatırlardı ki... Siz dinlerken, okula baştan başlardınız. Okul çıkışınlarında alışkın olmadığım bu sessizlik, insanların hayatındaki eksikliklerin de göstergesi gibiydi. Tüm bunları düşünürken, Irmak Tan ile görüşmek için yeniden ofisin bulunduğu yere gittim. Girişteki camekanın ardında atık malzeme ve eski elektronik cihazlardan oluşan yığına benzer bir şey gördüm. Görüşmenin sonunda o şeyin , Alman bir mühendisin atıklardan yapıp hediye ettiği bir robot olduğu öğrenecektim.

BİR HAYALDİ

Irmak Tan ile görüşmemizde önce şirketlerinin kuruluşu ve bu zamana kadar yaptıkları işlerden konuştuk. Orion Fuarcılık'ın kurucusu Fatih Tan aslında bir fizik-astronomi öğretmeni. 80'li yıllarda öğretmenlik yapan Fatih Tan bir süre sonra fuarcılık işine başlıyor. 1993 yılında 70 firma ile ilk tarım fuarına imza atıyor. Orion Fuarcılık bu zamana kadar tarım ve hayvancılık sektöründe fuarlar düzenlemiş. Fuar düzenledikleri yerler; Balıkesir, Gönen, Tire, Söke, Merzifon... Ancak İzmir ve Denizli'deki fuarların yerin ayrı. Irmak Tan, "İzmir bizim lokomotif fuarımız oldu ve bir de Denizli tarım fuarını yapıyoruz. İzmir şu anda Türkiye'nin en büyük, Avrupa'nın da dördüncü büyük uluslararası tarım ve hayvancılık fuarı… Aynı zamanda dünyanın da altıncı büyüğü…" dedi.

Mayıs ayında düzenlenecek HobiFest ile ilgili konuşmaya başladık. Irmak Tan, bu organizasyonun 6-7 yıllık bir hayale dayandığını söyledi. HobiFest'te astronomi, hediyelik eşya, arazi araçları, sanat ve spor dallarına ilişkin birçok etkinlik yapılacak. Ayrıca alanında ünlü ve uzman kişiler de etkinlikte yer alacak. Bu kadar geniş kapsamlı ve herkesin ihtiyacı olan bir organizasyon için neden 6-7 yıl beklediğini sordum Tan'a, daha önce araya pek çok işin girdiğini son olarak da pandemi nedeniyle bu organizasyonu ötelediğini anlattı.

HOBİFEST YOLDA

Pandeminin ilk dönemlerinde gelir kapısı kapanmayan şanslı kesim, evde birçok yeni uğraşla ilgilenmeye başladı. Herkes, içindeki "şef"i ortaya çıkardı. Hatta ülkemiz de başta olmak üzere dünya genelinde maske ve hijyen ürünlerinden sonra en çok satılan ürün, yapbozlar oldu. Bu durumu Irmak Tan'a da söyledim. O da şunları söyledi:

"Çok fazla oldu evet. Herkes bir yanda bir nevi sanatçı olmaya başladı, çok güzel oldu. Çünkü Türkiye'nin en büyük eksikliklerinden biri; insanların hobisi yok. İnsanlar kitap okumuyor insanlar kendini geliştirecek etkinlikler yapmıyorlar."

İnsanların yeni uğraşlar edinmesi konusunda ise şunları söyledi:

"Biz de pandemi krizini herkes dünyaca bu şekilde fırsata çevirdik. Herkes kendi hayatına bir şeyler kattı."

HobiFest fikrinin hayata geçmesini ise şöyle özetledi:

"Herkes, iyice bir hobi arayışına girince 'Yapalım' dedik. Hobi ve spor fuarı diye. Sonra düşündüm... Ben hep empati yaparım... 'Ben ziyaretçi olsam bu fuara niye katılayım' dedim. Festival yapayım dedim, o zaman festivale dönüştürelim ki satış olsun. Sıcak satış olsun, piyasa dönsün… Çünkü bu pandemiden dolayı birçok dükkan, firma kapandı. O yüzden böyle de bir fırsat doğsun. Bir de insanlar artık çok mutsuz… Birçok sebep var mutsuz olmak için. Zaten bu pandemi başlı başına yordu iki yıldır. O yüzden insanlar da mutlu olsun, biraz gülsün, biraz aktivite yapsın, biraz kaynaşsın…"

İzmir, hediyelik eşya fuarı, kitap fuarı gibi çok sayıda fuara ev sahipliği yapıyor. Ancak farklı dönemlerde... 'Mayıs'taki etkinlik bunların bir karması gibi mi olacak?' diye sordum.

"Hepsinin bir karması gibi olacak ama bu biraz da festival karnaval gibi olacak" dedi. Ardından işin ekonomik boyutuna değinerek devam etti:

"Ekonomik anlamda da ticari anlamda da insanlar çok büyük problemler yaşıyorlar… Bu birbirine bağlantılı. Yine pandemiden dolayı ithalat, ihracatların durması, yavaşlaması... Bu ister istemez şirket sahiplerine yansıyor. Şirket sahiplerinden çalışanlara yansıyor vesaire... Herkes birbirine bağlantılı şekilde. Bir mutsuzluk var. İşte o yüzden biz de böyle hem ticaret, sıcak satış yapabilecek firmaları, markaları burada bulundurup ziyaretçilerle buluşturmak ve aynı zamanda onları katılımcı olacak firmaların etkinlikleriyle eğlendirmek amacındayız."

"Hem ticaret hem ziyafet olacak diyebilir miyiz?" diye sordum. "Kesinlikle hem ticaret hem ziyafet. Güzel bir başlık olabilir… " şeklinde cevap verdi gülerek.

Öğrencilik yıllarında fuarlarda çalışmaya başlamış Irmak Tan, hatta bir fuarda palyaço bile olmuş. "Çalışma hayatına erken katılmak, sorumluluk almak sizi böyle bir festival düzenlemeye itmiş olabilir mi?" diye sorduğumda;

"Olabilir, bilmiyorum. Ben hep insanların baktığının, farklı açısındanbakmaya çalışırım… Hep bir kalıplaşmış şeyler vardır insanın, hep aynı şeyi yapar" dedi. Sonra çay içtiği bardağı havaya kaldırarak, "Mesela, herkes bunu alıyorsa ben bunu almam. Benim için hiçbir cazibesi yoktur yani. Ben daha böyle bir şeylerin kişiselleşmiş halini, daha özgün halini seviyorum. Belki de bu yüzden diyorlar ki ‘nerden aklına geldi hobi fuarı, hobi fest vesaire…’ zaten vardı aklımda. Ben gözlemlemeyi çok seviyorum. İnsanlar mutsuz. Ticaret yok, ticaret yok evet yavaşladı. Pandemi hastalık vesaire... Hep bunlara bir çare olsun diye bir nebze de olsa... Tabii ki kurtuluş değil hobi festivali ama insanlara bir nebze olsun hani işlerinden nefes alabilecekleri, ailecek gidebilecekleri, çocuklarını götürebilecekleri bir şey olsun" dedi.

Festivalde yapılacak oyunlardan örnek verdi. Spor oyunları ağırlıklıydı.

"Şu an İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin ve İzvak'ın desteklerini alıyoruz" dedi. Festivalde 7 büyük İzmir kulübünün yer alacağının bilgisini verdi. Kulüpler orada müsabakalar yapacakmış.

Sporcu taraftar buluşmaları olacak mı diye sordum Tan'a, "O tarz şeyler de düşünüyoruz" dedi.

Sokak sanatçılarına da yer vereceklerini ekledi. Malum, pandemi yüzünden gerek ekonomik gerekse psikolojik olarak etkilenenleri başında müzisyenler ve sokak sanatçıları geldi. Hatta aralarında duayen isimlerin de bulunduğu çok sayıda müzisyenin yaşadıkları sorunlar nedeniyle hayatına son verdiği haberleri basına yansıdı.

'İNSANLAR BENİMSESİN'

Irmak Tan, festivalle ilgili şunları anlatmaya devam etti:

"Her şey doğal ve güzel olsun… Hani herkes işin içinde olsun, sokak sanatçısı da olsun, bir şirket sahibi de olsun, bir çalışan da olsun. Bir çocuk da olsun. Bir öğretmen olsun, bir sağlıkçı olsun. Herkese açık bir festival olsun… Ve herkes burada elini taşın altına koysun... Bunu derken maddi anlamda değil ama örnek veriyorum, şöyle bahsedeyim İtalya Venedik'teki kostüm festivalini bilirsiniz biz mesela bunu yapmak istiyoruz festivalimizin içinde. Kostüm karnavalı… duyurumuzu yapacağız ve şöyle bir şey olacak; herkes kostümünü giysin ve gelsin… Biz istiyoruz ki insanlar eğlensin, insanlar işin içinde olsun… Daha doğru benimsesin. Çünkü her şeye böyle gidiyoruz, izliyoruz. Öyle değil… İşin içinde olsun."

KADIN GÜCÜ

Konuşurken, üretim ve girişimciliğe geldi konu. Bugüne kadar gittiğim, çalıştığım fuar, panayır, festival her ne ise en eğlendiğim, gerçek anlamda beslendiğim kısım; üretici, girişimci kadınların bulunduğu bölümlerdi. Bundan bahsettim Irmak Tan, bunca yıldır fuarcılık gibi büyük bir sektörde başarılı bir kadın olarak yer almanın sırlarını ve üretici kadınları sordum.

"Erkeklerden bir farkımız yok. Beyin olarak hiç yok, güç olarak da yok… Hani bakmayın şimdi derler ki daha erkekler güçlüdür, falan… Bunları kadın da yapabilir. Siz hiç sporda şampiyon kadın görmediniz mi ?" dedi.

"Doğru, geçtiğimiz olimpiyatlarda altın madalyalar hep kadın sporculardan geldi" dedim. Irmak Tan, şu şekilde karşılık verdi: "Aynen öyle kadın sporculardan geldi. Neden güçsüz olalım ki… güçsüz diye bir şey yok."

İşin özüne gelirsek yıllar boyu pek çok ilke ev sahipliği yapan İzmir'de, bu yıl ilk kez bir kültür,sanat ve spor festivali olan "HobiFest" başarılı bir kadının emeğiyle düzenlenecek. Türkiye'de de bir ilk olma özelliği taşıyan festivalin geleneksel hale gelmesi planlanıyor. 18-21 Mayıs tarihlerinde düzenlenecek olan festivalde 19 Mayıs'ta büyük sürprizler olacak. 350 katılımcı, 400 bin ziyaretçi bekleniyor. 'Hem eğlenmek, hem keşfetmek biraz da alışveriş yapmak isteyen'ler bir araya gelecek.

Irmak Tan, her şeyi şu cümleyle özetledi:

"İnsanlar sanat ve sporla özgürleşecek bu festivalde."

Güncelleme Tarihi: 12 Mart 2022, 09:52
YORUM EKLE

banner101

banner100