Hem iş hayatında hem voleybolda zirveye oynuyor

Voleybol liginde son 6 yılda 5 defa play-off’lara kalan, TÜGİAD Ege Şubesi Başkanı Melih Sebastien Durmuş'un başkanlığını yaptığı Altekma Spor Kulübü'nün hedefi Efeler Ligi'nde oynamak.

Hem iş hayatında hem voleybolda zirveye oynuyor

Röportaj/ Sinan KESKİN

Melih Sebastien Durmuş, 12 Eylül döneminde Fransa'ya yerleşen Türk bir baba ile Fransız bir annenin çocuğu olarak Paris'te dünyaya geldi. Babası Hulusi Durmuş'un, Türkiye’ye dönmeye karar vermesiyle eğitim hayatına Özel Tevfik Fikret Okulları'nda devam etti. Okul yıllarından okulun voleybol takımda oynadı. Üniversiteyi bitirdikten sonra babasının isteği üzerine aile şirketine rakip bir şirket kurarak iş hayatına atıldı. Kurduğu Boyamak firması ile başarılı işlere imza atarak tecrübe kazandıktan sonra aile şirketine katıldı.

Okul yıllarında başladığı ve 17 yıl oynadığı volayboldan kopmayan Durmuş, Altekma Spor Kulübü'nün başkanlığını üstelendi. Sivil toplum kuruluşlarında da aktif olarak görev alan Durmuş, geçtiğimiz haftalarda TUGİAD Ege Şubesi başkanlığına seçildi.

Hem iş hayatında hem sporda önemli başarılara imza atan Melih Sebastien Durmuş ile yaşam öyküsünü, TÜGİAD'ı, Altekma Spor Kulübü'nü konuştuk.

Öncelikle kısaca Melih Sebastien Durmuş’u tanıyabilir miyiz? Nasıl bir eğitim aldınız? iş hayatınız ne zaman ve nasıl başladı?

20 Aralık 1986 tarihinde Paris’te doğdum. Annem Fransız (güneyli) babam ise Türk (Kayseri). 11 yaşına kadar Paris’te yaşadık, bu nedenle ilkokulu orada bitirdim. Daha sonra İzmir’e taşındık ve annem Fransızca öğretmeni olarak Özel Tevfik Fikret Lisesi'nde çalışmaya başladığından dolayı ben de o okulda ortaokul ve lise eğitimimi tamamladım. Liseden sonra okumak istediğim bölüm ve okul olan Dokuz Eylül Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü'nü kazandım. Bir yıl İngilizce hazırlık okuduktan sonra fakülteyi 4 yılda bitirdim. Mezunuyetten 3 ay sonra kısa dönem askerlik hizmetimi tamamladım. Mayıs 2010'da terhis olduktan sonra, babamın isteği üzerine aile şirketlerimize rakip oldum. Kendi kurduğum Boyamak firması ile iş hayatına atıldım. Babamın Kayserili olmasından dolayı benim de işe alınma mülakatım birçok kişiden farklı oldu. Önce şirketlerimize karşı kendimi kanıtlamam gerekiyordu. Bunu 1,5 yıl sene sonra başardığımı düşünüyorum ve o zaman Altekma şirketler grubuna dahil edildim. Kısa bir süre sonra Fransız ortaklarımızdan tamamını devraldığımız bir şirketimizin genel müdürü olarak aile şirketlerimizde görevime başladım. 3-4 sene sonra finans alanında kendimi daha da geliştirebilmek için yine DEÜ'de Sosyal Bilimler Enstitüsü'nde finans yüksek lisansı yaptım.

İlk kez hangi STK’da görev aldınız? STK’larda bugüne kadar hangi projelere imza attınız? TÜGİAD ile ne zaman tanıştınız ve TÜGİAD’da yönetimde yer alma süreciniz nasıl gelişti? TÜGİAD’da yönetimde görev aldınız süreçte bir gün başkan olmayı hedefliyor muydunuz?

Benim ilk STK deneyimim İşletme Kulübü'dür. DEÜ'de işletme okurken İşletme Kulübü'nün faal olmadığını gördüm ve ilk STK deneyimim okul bünyesinde İşletme Kulübü'nün başkanlığını yapmakla başladı. 3 sene boyunca yaptığım etkinlikler halen okulda önemli izler bırakmıştır. Daha sonra AEGEE gibi Avrupa Birliği öğrenci topluluklarının projelerinde görev aldım ve bir şekilde bulunduğum ortamlarda arkadaşlarıma önderlik ettim. ADA (Aydınlığa Doğru Adım) öğrenci hareketini kurdum ve okulda önemli farkındalık yaratan projeler gerçekleştirdim. Tüm bunları yaparken yanımda çok değerli arkadaşlarım da vardı. Askere gidip geldikten sonra bir süre STK’lardan uzak durdum. Zaten o dönem kendimi iş hayatında kanıtlamam gereken bir dönemdi. Daha sonra sponsoru olduğumuz TFL Altekma Spor Kulübü'nün başkanlığını yürütmeye başladım. 17 yıl voleybol oynadıktan sonra bu spora karşı ciddi bir gönül bağım vardı. Babam da aslında sırf bu yüzden okulun voleybol takımına destek oluyordu. Ben de bu işi büyütmeye ve ilerletmeye karar verdim. Bundan 3 yıl önce Türkiye Genç İş Adamları Derneği (TÜGİAD) ile tanıştım. Çok kısa sürede genel merkezde Sicil Disiplin Kurulu'nda ve Ege Şubesi'nde yönetim kurulu üyesi olarak görevlendirildim. İstanbul'a genel merkeze sık sık gidip gelmek derneği hızlı tanımama ve diğer üyelerle kaynaşmama vesile oldu. 1 yıl sonra Ege Şube başkanı değişti ve bana şube başkan yardımcılığı görevi verildi. Aynı dönemde İZİMDER (okuduğum okulun) mezunlar derneğinde de başkan yardımcısıydım ve aynı dönemde ortaokul ve liseyi bitirdiğim Tevfik Fikret Lisesi'nin Mezunlar Derneği'nin de kurucularından oldum. O dönemde yoğun bir şekilde STK’larda görevler aldım. Orada edindiğim tecrübeyle 2019 aralık ayında TÜGİAD Ege Şubesi başkanlığına ve Genel Merkez Yönetim Kurulu Üyeliğine layık görüldüm. Tüm bu süreçte yüzlerce proje içerisinde yer aldım. 2005 yılında başlayan ve bugün çeşitli görevlerde bulunduğum STK gönüllülüğünün bana öğrettiği en önemli şey; görev aldığınız ve işinizi layıkıyla yaptığınız sürece her zaman sürecin sizi hak ettiğiniz yere götürdüğüdür. TÜGİAD’a üye olduğum ilk andan itibaren gereken hassasiyeti ve zamanı ayırabilirsem 45 yaşına kadar bir gün mutlaka başkan olmak istiyordum. Lakin bu süreç düşündüğümden hızlı gelişti, bu kadar hızlı olmasını beklemiyordum. Hazır olduğumu düşündüğümden dolayı arkadaşlar teklif ettiklerinde görevi kabul ettim.

Tüm dünyayı etkileyen korona virüs sebebiyle tüm sosyal hayat askıya alınmış durumda. Siz TÜGİAD olarak bu süreçte üyelerinize ve iş insanlarına neler önerirsiniz? Bu süreçte dernek faaliyetlerinizi askıya almışsınızdır sanırım. Ne gibi önlemler aldınız? İçinde bulunduğumuz olağanüstü günler sona erdiğinde ilk yapmak istediğiniz etkinlik ne olacaktır?

Herhalde hiç kimsenin hazırlıklı yakalanamayacağı, kimsenin aklına gelmeyecek bir süreci yaşıyoruz. Sosyal hayatın sıfıra indiği ve toplu hareket etmenin imkansızlaştığı bir dönemde biz TÜGİAD olarak üyelerimizi ve ailelerini risk altına almamak adına yönetim toplantılarını iptal ettik. Biz de herkes gibi internet üzerinden toplantılarımızı gerçekleştiriyoruz. Başlarda alışmakta zorlandık fakat şu an toplantılarımız iyi gidiyor. Hatta etkinlik yapmaya ve konuşmacılar da ağırlamaya başladık. Bu süreçte her şey den önce sağlığımıza çok dikkat etmemiz gerekiyor. Elbette işlerimiz çok önemli, yılların emeği orada, lakin bunun devamlılığının öncelikle sağlığımıza bağlı olduğu gerçeğini unutmamalıyız. Bu süreçte Altekma Group şirketleri olarak bizler personelimizi yarı yarıya çalıştırıyoruz. Böylece işlerin sürdürülebilirliğini sağlıyoruz ve sayımızı azaltarak sosyal mesafeyi ve ofis sağlığını korumaya çalışıyoruz. Bunu hem beyaz hem de mavi yakada gerçekleştirdik. 3 tane takım kurduk; bunlar beyaz, kırmızı ve siyah takımlar. Beyaz olan takım geçmiş 14 günü evinde karantina da geçirmiş olan takım, kırmızı takım karantinaya bir sebepten dolayı girmemiş olanlar ve siyah takım hali hazırda karantina da olanlar. Aldığımız önlemlerle ofisleri, servisleri, yemekhaneleri ve ortak kullanılan alanlarını ayırarak personelimizi korumaya çalışıyoruz. Tüm bunların yanı sıra ofislerde maske kullanımı, dezenfektasyon işlemleri, ateş ölçümleri ve düzenli işletme doktoru tarafında muayene ederek süreci götürüyoruz. Bu süreç tamamlandığında Türkiye’de ilk vaka ortaya çıkmadan önce sözleşip iptal etmek zorunda kaldığımız çok kıymetli bir ekonomisti ağırlamak ve gelecek günlerin ekonomi gidişatını üyelerimizle değerlendirmek istiyoruz. Umarım bu etkinliğimizi çok kısa sürede gerçekleştirme fırsatımız olur.

Altekma voleybol takımının hedefleri nedir? Farklı bir spor dalında da takım kurmayı düşünür müsünüz?

Altekma Spor Kulübü'nün hedefi Türkiye Voleybol Federasyonu'nun erkeklerde en üst ligi olan Efeler Ligi'nde mücadele etmek. Bu sene önce normal ligi play-off’lara katılmayı hak ederek tamamladık. Bu bizler için son 6 yılda 5 defa gerçekleşmiş bir başarıydı. Play-off’larda son 4 takım içerisine girerek final four oynamaya hak kazandık. Lakin korona virüs süreci nedeniyle karşılaşmaların ertelenmesinden dolayı henüz maçlar oynanmadı. Belki de oynanmayacak da, bunu zaman gösterecek. Bizim TVF'ye bir önerimiz oldu. Son dörde kalan 4 takımın hepsi lige alınsın, bu ortamda oyuncularımızı, hakemlerimizi ve yöneticilerimizi risk altında maç oynatmak doğru bir karar olmaz dedik. Federasyon şu an süreci değerlendiriyor. Aynı zaman TVF 2. Lig kadınlar liginde de bir takımımız var ve tüm alt yapı kategorilerinde takımlarımız mevcut. Farklı bir spor dalında şimdilik bir girişimimiz olmaz lakin belki ilerleyen süreçte olabilir.

En büyük destekçim eşim

Son olarak iş ve STK’lardan kalan zamanımda evime zaman ayırmaya çalışıyorum. Evli (Bahar Gencel Durmuş) ve 1 kız babasıyım (Ada Durmuş 3 yaş). Eşimle DEÜ hazırlık yıllarımda tanıştık ve tam 16 yıldır beraberiz son 6 yıldır ise evliyiz. Tüm bu süreçte en büyük destekçim ve yardımcım eşimdir. Onlarla zaman geçirmek hepsinden çok daha keyifli fakat görev ve sorumluluklarımızı da yerine getirmenin hazzı da çok kıymetli.

Güncelleme Tarihi: 14 Nisan 2020, 10:21
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER