Taşçıer: Amaç kadını izole etmek

Kadın üniversitelerinin Japonya’da uygulanmasının asıl nedeninin kadınların eğitim hayatında yer almasını sağlamak olduğunun altını çizen CHP’li Taşçıer, fakat Japonya’nın uygulamadan vazgeçtiğini vurguladı

Taşçıer: Amaç kadını izole etmek

Haber/ Didar Demirci

AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, 2019 yılındaki Japonya ziyareti sırasında gündeme getirdiği ‘kadın üniversiteleri’, 2021 Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı’na girdi. Sadece kadınların kabul edileceği üniversiteler için Yüksek Öğretim Kurumu (YÖK) gelecek yıl çalışma yapacak. Öte yandan kurulması planlanan kadın üniversitelerinin, kadınları toplumdan ayrıştıran bir yaklaşım olması ve bilimle uzaktan yakından bir anlayışı barındırmaması nedeniyle eleştiri oklarını üzerine çekti.

Geriye gidiyoruz

Kadın üniversiteleri hakkında gazetemize açıklama yapan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Ankara Milletvekili Gamze Taşçıer, AKP’in iktidarda olduğu süre boyunca kadın hakları konusunda bir geriye gidişin söz konusu olduğunu vurgulayarak, “Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi’ni (İstanbul Sözleşmesi) ilk imzalayan ülke olmamız kadın hakları konusunda önemli bir adımdı. Ancak, daha sonrasında kadınların kazanılmış hakları konusunda geriye gidiş söz konusu! Kadınların; nafaka hakkı, çocuk yaşta evlilik, kadın istihdamının ülkedeki işsizliği artırdığı söylemleri, kadının giyim tarzından sürdükleri ruja kadar gelen eleştirel görüşlerle karşı karşıyayız. Kadın cinayetlerinin artmasındaki en büyük etkenlerden biri de bu zihniyet. Şimdi de kadın üniversitesi gündeme getirildi. İstiyorlar ki; kadın eve kapatılsın, toplumun içinde var olmasın. Kadın üniversitesi de bu anlayıştan biri. Oysa Japonya’da kadın üniversitelerinin sayısı azaltılıyor. Çünkü, dönemin koşullarına göre Japonya’da oluşturulan kadın üniversiteleri, kadınların eğitime katılmasını sağlayabilmek amacıyla vardı. Şimdi ise bu uygulama dönemin koşullarına uygun değil. Bundan dolayı Japonya vazgeçiyor” diye konuştu. Kadın üniversitesi gibi uygulamalarla kadını baskılamaya ve biat etmeye zorlamaya çalışıldığının altını çizen Taşçıer, “Kadın mücadelesi güçlü bir mücadele! Kadınlar hem kazanılmış haklarını koruyacak hem de örgütlü mücadelesini devam ettirecektir” dedi.

‘AKP Zihniyeti’

AKP’nin iktidarı süresince kadınların cinsiyet eşitsizliğini derinleştiren politikalarla sık sık karşı karşıya kaldığının altını çizen Eğitim Sen Merkez Kadın Sekreteri Simge Yardım ise, “Kadınlara özel otobüs, kadınlara özel parklar, yollar ve şimdi de kadın üniversiteleri... Yeniden gündeme getirilen kadın üniversiteleri bu zihniyetin ürettiği politikalardan sadece bir tanesi” diye konuştu. Yardım, “AKP Hükumeti kadınlara yönelik her projesinde, kadınlara bir hak ve özgürlük sunulduğunu iddia etmiştir. Fakat kadınların ayrı üniversitelere kapatılmasının bir hak ve özgürlük olmadığını; devlet, aile ve dinin kadınlar üzerinde kurduğu denetimi artırmayı hedeflediğini biliyoruz. Kadın üniversiteleri kadınları toplumdan izole eden, AKP’nin diğer tüm politikaları gibi makbul kadın anlayışını besleyen bir projedir. Kadın üniversitelerinin açılması ile kadınlar üzerinde aile ve toplum baskısı artacaktır. Kadın üniversitesi projesi erkek egemen aklın ürünü olup saat kaçta neredeymiş, ne giymiş, neden kadın üniversitesine gitmemiş söylemlerini pekiştirecektir. Tam da yaratılmak istenen toplum düzeninin aracıdır” ifadelerini kullandı. Didar DEMİRCİ

YORUM EKLE

banner97

banner101

banner96

banner100