Gürer: “Hayvancılık da alarm veriyor”

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, AKP’nin yanlış tarım politikalarının çiftçiyi de besiciyi de bitirdiğini söyledi. 

Gürer: “Hayvancılık da alarm veriyor”

Tarım ve mera alanlarının büyük oranda azaldığını, besicinin elde ettiği gelirin daraldığını ve süt üreticisine yeterli destek sağlanmadığını belirten Gürer, yem fiyatlarındaki artış nedeniyle süt üreticilerinin farklı alanlara yöneldiğini ifade etti. 

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, TBMM Genel Kurulu’nda söz olarak, tarımda yaşanan sorunları sıraladı. 

AKP, tarımda duvara tosladı 

Gürer, CHP Grubu adına yaptığı konuşmada, AKP iktidarının tarım politikasını eleştirerek, “ AK Parti’nin yirmi yılda uyguladığı tarım politikaları ne yazık ki çiftçiyi de besiciyi de bitirdi. Bu bağlamda geldi duvara tosladı, sorunlar arttı, katlandı” dedi. 

Yem fiyatları besiciyi perişan etti 

Süt üretiminde girdi maliyetlerinin yüzde 70’ini oluşturan yem fiyatlarındaki artışın üreticileri perişan ettiğine değinen CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, üreticinin ve çiftçinin sürekli mağdur edildiğini, o nedenle bu durumda üretiminin olmayacağının herkes tarafından bilinmesi gerektiğini kaydetti.

Küçük aile tipi işletmeler 

CHP Milletvekili Gürer, ülkemizde bu sürecin bile bile yaratıldığına da işaret ederek, “Küçük aile tipi işletmeler ve kırsal desteklenmedi, bunun yanında ülkemizde tarıma doğru destekler verilmedi ve bugünkü yaşadığımız sorunlarla karşı karşıya kaldık” dedi.

5 milyon hektar tarım arazisi tarımdan çıktı 

5 milyon hektar tarım arazisinin tarımdan çıkarıldığını ifade eden Gürer, 1970'te 21 milyon hektar olan mera arazisinin, 11 milyon hektara gerilediğini belirtti. 

Mera alanları sürekli daralıyor 

Gürer, İrlanda’da meradan ot faydası sağlama oranının yüzde 97, İngiltere’de yüzde 83, Fransa’da yüzde 71  olduğunu kaydeden Gürer, ülkemizde meraların yok edildiği için hayvanların 12 ay boyunca ahırda tutulduğunu söyledi. Gürer, “Hayvanlar içinde elde edilecek yemin önemli bölümünü ithalatla karşılıyoruz yani mısırını, soyasını, ayçiçeği tohumu küspesini, pamuk tohumu küspesini yurt dışından getirip bu hayvanlara veriyoruz. Fiyatlar sürekli katlanıyor, besicinin oradan elde ettiği gelir daralınca da sorunlar büyüyor” diye konuştu,

Süt üreticisi desteklenmiyor 

Gürer, Ulusal Süt Konseyi’ni yalnızca sanayici ve iktidarın el ele yürüdüğü bir alan olarak değerlendirdi ve orada süt üreticisinin düşünülmediğini, süt üreticisine yeterli destek sağlanmadığını anlattı.

110 liraya peynir satılıyor 

Gürer, geçen yıl, Ulusal Süt Konseyinin bir yıl boyunca sütü sabit tüttüğünü anımsatarak. “Ama sütten üretilen her ürünün de fiyatı katlandı. Rafa gidiyorsunuz, kilosu 110 liradan peynir var. Türkiye'de 10 kilo sütten 1 kilo peynir elde ediliyor. Hesaba vurduğun zaman birileri para kazanıyor, üretenler buradan para kazanamıyor. Süt üreticiliği, hayvancılık kolay bir iş değil, yirmi dört saat hayvanla haşır neşir olmak zorunda, tatili yok, dinlencesi yok; hayvanın aşısı, veterineri, bakımı sorun” ifadelerini kullandı. 

Besici yeme para bulamıyor 

Besicilerin önceki yıllarda hem için harcadığını parayı bu yıl harcayamadığına dikkat çeken Gürer, “Yani daha önce yem için harcadığı parayı, bu kez harcayamayan besici ne yapıyor? Samanı daha çok vermek istiyor ama kuraklığın etkisiyle bu kere de saman bulmak zorlaştı. Geçen yıl 600 lira olan samanın tonu, bu yıl 1.300 lira, orada sorun var. 2019'da TMO'nun arpa alış fiyatı tonu 1.100 liraydı; bugün 1.750 liraya TMO alıyor, 1.950'ye satıyor ama piyasada 2.500 lira. Yem fiyatı böyle olursa bu üretici ne yapacak? Sorunlar, sıkıntılar sürekli artarak büyüyor” diye konuştu. 

3 lira 20 kuruş üreriticinin beklentisini kaşılamadı 

Bu arada CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, yaptığı açıklamada, Ulusal Süt Konseyi tarafından açıklanan  çiğ süt referans fiyatıyla ilgili değerlendirmelerde bulundu.1 Temmuz-31 Aralık tarihleri arasında litresi 3 lira 20 kuruş açıklanan çift süt fiyatına 20 kuruş da destekleme fiyatı eklenerek, sütün litresinin 3 lira 40 kuruş olmasının sağlandığını belirten Gürer, açıklanan fiyatının beklentilerin çok altında kaldığını ifade etti. 

Çiğ süt fiyatı 4 lira olmalıydı 

Süt üreticisinin destekleme fiyatları dahil litre başına 4 lira civarında bir fiyat beklediğini ifade eden Gürer, yılbaşından bu yana özellikle yem fiyatlarında olmak üzere süt maliyetlerinin yüzde 50 oranında arttığı bir dönemde, çiğ süt referans fiyatındaki artışın yüzde 10’u bile bulmadığına dikkat çekti. 

Yem fiyatlarındaki artış 

Yem fiyatlarındaki artışın en önemli göstergesinin TMO’nun açıkladığı arpa taban fiyatı olabileceğine işaret eden Gürer, 2019 yılında ton başına 1100 TL olan arpanın 2021 yılı için 1750 lira olarak açıklandığını hatırlattı. Borsa’da arpa fiyatının 2 bin 500 lirayı aşmışken, TMO’nun 1950 liradan arpa satacağını duyurduğuna vurgu yapan Gürer, “Yem fiyatları 2 katına çıkarken ne süt ne de et fiyatları üretici bazında bu kadar artmadı. Ancak et ve süt ile et ve süt ürünlerinin fiyatları çok arttı. Üretici para kazanamazken, marketlerde ciddi oranda et ve süt ürünleri ile hayvansal gıda ürünlerinin fiyatlarındaki artış, tüketiciyi ürün alamaz hale getirdi. Üretici kazanamadı, tüketici pahalıya ürün aldı, aracılar ciddi kazanç elde etti” diye konuştu.

Girdi fiyatları düşük tutulmalı 

CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, karma ve kaba yem fiyatlarının sürekli artmasının süt ve et üretiminde sorunun artmasına neden olduğunu anlatan Gürer, yapılması gerekenin girdi fiyatlarını düşük tutup süt fiyatlarının da girdi maliyetlerine göre ayarlanması olduğunu sözlerine ekledi. 

YORUM EKLE

banner101

banner100