Son zamanlarda eğitim kurumlarında meydana gelen üzücü hadiselerin ardından harekete geçen İçişleri Bakanlığı, milyonlarca öğrencinin ve öğretmenin güvenliğini sağlamak maksadıyla dev bir adım attı. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi tarafından bizzat imzalanan ve tüm illerdeki valiliklere, emniyet müdürlüklerine ve jandarma komutanlıklarına iletilen 'Okul ve Çevresi Güvenlik Tedbirleri' konulu genelge, mevcut güvenlik konseptini baştan aşağı yeniliyor. Milli Eğitim Bakanlığı ile tam bir koordinasyon içinde yürütülecek olan bu yeni dönemde, olaylara sadece sonradan müdahale etmek yerine potansiyel riskleri önceden sezen koruyucu tedbirler merkeze alınıyor. Sahada uygulanacak olan okul güvenliği adımları, valilikler tarafından her ay düzenli olarak raporlanacak ve karşılaşılan bölgesel sorunlar ilgili bakanlıklara sunularak anlık bir takip sistemi oluşturulacak. Böylece yeni tehdit türlerine karşı güvenlik stratejileri sürekli olarak dinamik tutulacak.
Fiziki engeller artırılıyor ve geçişler tek kapıdan sağlanacak
Hazırlanan çok katmanlı genelge kapsamında, okul binalarının ve çevre yerleşkelerinin fiziki güvenlik standartları detaylı bir risk analizinden geçirilecek. Öğrenci kampüslerini çevreleyen duvarlar, tel çitler ve diğer fiziki engeller hızla gözden geçirilerek dışarıdan izinsiz girişlere mahal verebilecek tüm eksiklikler onarılacak. Eğitim ortamına yabancı kişilerin sızmasını engellemek adına öğrenci ve ziyaretçi giriş çıkışları tamamen kontrol altına alınacak ve zorunlu olmayan tali kapılar kapatılarak geçişlerin yalnızca tek kapıdan yapılması zorunlu hale getirilecek. Yerleşke sınırları içerisinde hiçbir kör nokta kalmayacak biçimde yüksek çözünürlüklü kamera sistemi kurulması sağlanacak ve mevcut donanımların kesintisiz faaliyette olup olmadığı sürekli denetlenecek. Ayrıca iş sağlığı ve güvenliği kapsamında yangın, alarm ve kaçak akım rölesi gibi temel altyapı eksiklikleri de ivedilikle çözüme kavuşturulacak.
Risk durumuna göre sabit okul kolluk görevlisi tahsis edilecek
Güvenlik personelinin eğitim kurumlarındaki varlığı, okulların güncel risk profillerine göre yeniden şekilleniyor. Yayımlanan talimata göre, risk derecesi yüksek olarak sınıflandırılan okullarda mesaisinin tamamını içeride geçirecek olan okul kolluk görevlisi kalıcı olarak görevlendirilecek. Daha düşük risk grubunda yer alan eğitim yuvalarında ise yönetim kadrosuyla sürekli irtibat halinde bulunacak olan güvenli eğitim koordinasyon görevlisi devrede olacak. Bunun yanı sıra, öğrenci sirkülasyonunun yoğun olduğu giriş ve çıkış saatlerinde okul kapısı dışında, anında müdahale kapasitesine sahip motorize ekip ve yaya devriyelerle emniyet güçlerinin görünürlüğü maksimize edilecek. Okul binalarına 100 metre mesafedeki kahvehane, bar ve oyun salonu gibi umuma açık yerlerin denetimleri sıklaştırılırken, tehlike arz eden metruk binaların yıkımı belediyelerce hızla gerçekleştirilecek ve okul önlerinde seyyar satıcıların beklemesine kesinlikle müsamaha gösterilmeyecek.
Dijital tehditlere karşı siber devriyeler mesai yapacak
Eğitim dünyasına yönelik oluşturulan bu yeni kalkan, çocukların sadece sokaktaki değil, dijital dünyadaki güvenliklerini de sıkı bir güvence altına alıyor. Siber suçlarla mücadele birimlerinin operasyonel kapasitesi artırılarak, eğitim kurumlarını ve bireyleri hedef alan dijital platformlara yönelik siber devriye faaliyetlerine ağırlık verilecek. Sosyal medya mecralarında organize edilen taklitçi suç eğilimleri, şiddeti öven içerikler ve siber zorbalık vakaları kolluk kuvvetleri tarafından titizlikle izlenecek. Açık kaynak istihbaratı sayesinde, riskli dijital davranışlar analiz edilecek ve herhangi bir tehdit saptandığında, okul yönetimi ile emniyet güçleri arasında kurulan hızlı bildirim altyapısı sayesinde anında adli süreç başlatılacak. Ayrıca öğrenci, öğretmen ve velilerin dijital dünyadaki tuzaklara düşmemesi adına güvenli internet kullanımı ve kişisel veri güvenliği gibi konularda geniş çaplı siber farkındalık eğitimleri düzenlenecek.
Öğrencilere psikososyal destek ve acil durum eylem planları
Önlemler paketinin en hassas ayaklarından birini ise öğrencilerin ruhsal sağlığını korumaya yönelik tasarlanan psikososyal destek ve rehberlik mekanizmaları oluşturuyor. Sınıf içerisinde veya dijital ortamlarda şiddet eğilimi gösteren, akran zorbalığı yapan ya da uyum sorunları yaşayan çocuklar için erken uyarı mekanizması vakit kaybetmeksizin devreye girecek. Risk grubunda olduğu değerlendirilen çocukların aileleriyle sıkı bir iletişim kurularak kurumlar arası sevk ve tedavi süreçleri başlatılacak. Diziler, filmler ve popüler kültür unsurları üzerinden şiddetin ve silah kullanımının özendirilmesine karşı medya okuryazarlığı çalışmaları yaygınlaştırılacak. Tüm bunlara ek olarak, olası bir afet, yangın veya dışarıdan gelebilecek güvenlik tehditlerine karşı tüm kurumların ortak refleks gösterebileceği acil durum planları hazırlanacak ve okulların her türlü kötü senaryoya karşı pratik olarak hazır bulunması sağlanacak. Çocukların ve gençlerin ateşli silahlara erişimini kökten çözmek için de taşıma ruhsatlı silah sahibi ebeveynlere yönelik özel bilinçlendirme programları uygulanacak.




