Son yıllarda, iklim değişikliğinin etkileri giderek artıyor ve bu değişimlerin doğaya olan etkileri de görmezden gelinemeyecek düzeyde. Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA), gezegenimizin su kürelerinde yaşanan önemli bir değişikliğe dikkat çekiyor: Dünya'nın denizleri mavi yerine yeşile dönüyor. Peki, bu renk değişimi neden oluyor ve nelere yol açabilir?

Fitoplanktonların Rolü

NASA'nın açıklamalarına göre, bu renk değişiminin temel sebebi fitoplanktonlar olarak bilinen mikroskobik deniz organizmalarıyla ilişkilendiriliyor. Fitoplanktonlar, deniz ekosisteminin önemli bir parçası olarak, kabuklu deniz canlılarından balıklara kadar birçok deniz canlısının beslenmesini sağlarlar. Bu organizmalar, deniz suyunun rengini değiştiren klorofil molekülünü içerdikleri için yeşilimsi bir renk alırlar. Gözle görülmeleri imkansız olan tek bir fitoplankton hücresi bile, trilyonlarca hücreden oluşan topluluklar halinde uzaydan fark edilebilir hale gelebilir.

Etkileri ve Tehlikeleri

Fitoplanktonların renk değişimine tepki vermesi, çevresel değişikliklerin bir işareti olarak kabul edilebilir. NASA'daki Okyanus Bilimcisi Ivona Cetinić'e göre, bu organizmaların patlaması veya çökmesi, insanları ve su ekosistemlerini olumsuz etkileyebilir. Özellikle, okyanus sıcaklıklarındaki artış, besin maddelerindeki değişiklikler ve güneş ışığındaki farklılıklar gibi faktörler fitoplankton populasyonunu etkileyebilir ve deniz canlılarının azalmasına neden olabilir. Ayrıca, fitoplanktonların atmosfer ve okyanus arasındaki karmaşık ilişkide önemli bir rol oynadığı da belirtiliyor. Atmosferdeki aerosol adı verilen mikroskobik parçacıklar, fitoplanktonları besleyebilir ve iklim değişikliği gibi faktörlerin artmasıyla bu ilişkinin değişebileceği düşünülüyor.

Tehlikenin Boyutu

Uzmanlara göre, tropik ve subtropik bölgelerdeki okyanuslarda gözlenen renk değişiklikleri endişe verici boyutlara ulaşıyor. Ancak şu an için, bu değişimlerin ekosistemi tamamen yok etmediği belirtiliyor. Ancak uzmanlar, zamanla bu tür değişimlerin büyük zararlara yol açabileceğini ve insan faaliyetlerinin küresel biyosfer üzerindeki etkisinin daha iyi anlaşılması gerektiğini vurguluyorlar.

Kaynak: HABER MERKEZİ