İzmirli sürücülerin her gün kilometrelerce kuyrukta beklediği ve adeta çileye dönüşen mevcut çevre yolunun ağır yükünü hafifletmek amacıyla gündeme alınan yeni ulaşım koridorunda heyecan verici ve oldukça kritik gelişmeler yaşanıyor. Şehir içi ve şehirler arası transit geçişlerin birbirine karıştığı mevcut sistemin tıkanması üzerine projelendirilen bu dev yatırım için beklenen haber başkentten ulaştı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, kent içi ulaşımı büyük ölçüde rahatlatması ve ulaşım sürelerini minimize etmesi öngörülen ikinci çevre yolu projesiyle ilgili beklenen resmi açıklamayı yaptı. Konuyu Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıyan ve İzmirlilerin ulaşım konusundaki beklentilerini dile getiren İzmir Milletvekili Mustafa Bilici'nin verdiği yazılı soru önergesini detaylı bir şekilde yanıtlayan bakanlık yetkilileri, uzun süredir üzerinde çalışılan dev projede teknik hazırlıkların, jeolojik etütlerin ve mühendislik hesaplamalarının tamamen bitirildiğini, projenin artık nihai onay aşamasına gelindiği bilgisini kamuoyuyla paylaştı. Bu resmi açıklama, yıllardır trafiğe kalıcı bir çözüm bekleyen bölge halkı ve sanayiciler için büyük bir umut kaynağı oldu.

ÇED raporu onaylandı kamulaştırma planları masada

Bürokrasi koridorlarında hızlanan sürecin en çetrefilli ve çevre hassasiyeti gerektiren adımlarından biri olan Çevresel Etki Değerlendirmesi aşaması nihayet sorunsuz bir şekilde atlatıldı. Bakanlığın meclise sunduğu resmi yanıtta, projenin ÇED süreci olumlu olarak sonuçlandığı, planlanan güzergah üzerindeki orman alanlarının, su kaynaklarının ve doğal yaşamın titizlikle gözetildiği ifade edildi. Öte yandan, yeni yolun geçeceği şahıs ve kamu arazileriyle ilgili mülkiyet haklarını adil bir şekilde düzenleyecek olan kamulaştırma planı çalışmalarının ise sahada ve harita üzerinde tüm hızıyla devam ettiği aktarıldı.

Ege Bölgesi'nin ulaşım ağının yeni omurgasını oluşturacak bu dev yatırım için Karayolları Genel Müdürlüğü uzmanları tarafından son derece detaylı bir fizibilite etüt raporu hazırlandığı vurgulandı. Hazırlanan bu kapsamlı teknik rapor, yatırımın ekonomik boyutunun, bölgesel kalkınmaya etkisinin ve ülke bütçesine yansımalarının hesaplanması amacıyla Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın masasına iletildi. Dev otoyol projesinin kamu-özel işbirliği formülüyle mi yoksa tamamen devletin kendi öz kaynaklarıyla mı inşa edileceği, yani projenin tam olarak hangi finansman modeliyle hayata geçirileceği konusundaki son sözü bu iki kritik kurumun yapacağı detaylı ekonomik analizler belirleyecek.

Yatırım programı ve bütçe planlaması için gözler başkentte

Kentin kuzeyindeki liman ve sanayi bölgeleri ile doğusundaki devasa lojistik üsleri birbirine bağlayacak olan bu altyapı yatırımının ilk kazmasının ne zaman vurulacağı ise şimdilik devletin yatırım takvimine bağlı görünüyor. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, kamuoyunda, sanayi odalarında ve yerel yönetimlerde büyük bir beklenti yaratan bu stratejik projenin mevcut mali durum itibarıyla 2026 Yılı Yatırım Programı içerisinde henüz yer almadığını kaydetti.

Ancak bakanlık yetkilileri, Ankara'daki karar alıcı mercilerin, eğer güzergahın alternatif dış finansman modelleri yerine tamamen milli bütçe imkanları kullanılarak inşa edilmesine karar vermesi halinde, projenin ek bir bütçe düzenlemesiyle yatırım programına süratle alınabileceğini açıkladı. Bu bürokratik adımların atılmasının, bütçe kalemlerinin ayrılmasının ve finans kaynağının netleşmesinin hemen ardından da yapım ihalesi aşamasına geçilebileceği ve iş makinelerinin sahaya inmesi için gerekli ihale sürecinin değerlendirilebileceği resmi yazıda ifade edildi.

Karşıyaka’da otoparklara sıkı denetim
Karşıyaka’da otoparklara sıkı denetim
İçeriği Görüntüle

Yedi metropol ilçenin trafik çilesine kesin çözüm

Nüfusu hızla artan, araç sahipliği oranı yükselen ve mevcut ulaşım altyapısı kapasitesinin sınırlarına çoktan dayanan İzmir'de, özellikle sabah mesai başlangıcı ve akşam iş çıkışı saatlerinde yaşanan trafik felci, bu otoyol projesiyle büyük ölçüde azalacak. Bakanlığın resmi kayıtlarında ve proje dosyalarında İzmir Kuzey-Doğu Çevre Yolu olarak adlandırılan, bölge halkı arasında ise 2. çevre yolu olarak bilinen bu yeni ulaşım arteri, kentin sanayi hacmi en yüksek bölgelerini birbirine kesintisiz bir şekilde entegre edecek.

Planlanan ve ÇED onayı alan ana güzergah; kentin kuzey aksında yer alan sanayi ve konut merkezleri Çiğli ile Karşıyaka sınırlarından başlayıp, gökdelenler bölgesi Bayraklı ve üniversiteler kenti Bornova üzerinden viyadükler yardımıyla devam edecek. Nüfus yoğunluğunun zirve yaptığı Buca ile Ege Bölgesi'nin en büyük lojistik merkezi konumundaki Kemalpaşa ilçelerini de dev kavşaklarla kapsayacak olan yol, kentin büyüyen yüzü Menemen ilçesi sınırlarından geçerek harita üzerinde dev bir yarım ay çizecek. Bu yedi stratejik metropol ilçenin ağır vasıta ve transit trafik yükünü mevcut şehir içi bağlantı yollarından alıp kendi üzerine çekecek olan yol, İzmir trafiğine tarihi bir soluk aldıracak.

Kaynak: HABER MERKEZİ