SEMİ TEKTAŞ/İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne ait Meslek Fabrikası’nın tahliye süreciyle başlayan kriz, yargıya taşındı. Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, mahkeme heyetiyle birlikte polisin kapattığı binaya girerek içerideki durumun tespitine katıldı. Yaşananları "Türkiye tarihinde bir ilk" olarak nitelendiren Tugay, kamu kurumları arasındaki mülkiyet tartışmasının bir işgale dönüştüğünü savundu.

İzmir’in tarihi ve sosyal dokusunda önemli bir yere sahip olan Meslek Fabrikası, son günlerde kamuoyunun gündeminden düşmeyen bir hukuk mücadelesine sahne oluyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin mülkiyetindeki binaya ve içerisindeki kritik donanıma hukuka aykırı şekilde el konulması iddiası üzerine, belediye yönetimi yargı yoluna giderek içerideki mevcut durumun tespit edilmesini talep etti. Sabahın erken saatlerinde binanın önüne gelen İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, başvuran kurum adına "asil" sıfatıyla tespit çalışmalarına katılmak istedi. Ancak Tugay ve beraberindeki heyet, başlangıçta emniyet güçlerinin engeliyle karşılaştı.

Hukuki prosedür gereği mahkeme hakiminin nezaretinde içeri girmesi gereken Başkan Tugay, bir süre kapıda bekletildikten sonra yargı makamlarının müdahalesiyle içeriye alınabildi. Binanın çevresindeki yoğun güvenlik önlemleri dikkat çekerken, belediye avukatları ve bilirkişi heyeti de tespit işlemlerine dahil oldu. Yaşanan arbede ve bekleme süreci, iki kamu kurumu arasındaki gerilimin boyutlarını bir kez daha gözler önüne serdi. Tugay, içeriye girmeden önce yaptığı açıklamada, bir belediye başkanının kendi kurumuna ait bir binaya ancak mahkeme zoruyla girebilmesinin demokrasi adına üzüntü verici olduğunu vurguladı.

Kamu mülkiyetinde polis zoruyla işgal iddiası

İçerideki incelemelerin ardından sert açıklamalarda bulunan Cemil Tugay, süreci "Türkiye tarihinde daha önce eşi benzeri görülmemiş bir durum" olarak tanımladı. Bir kamu kurumunun mülkünün, başka bir kamu kurumu tarafından mülkiyet iddiası gerekçe gösterilerek polis zoruyla işgal edildiğini belirten Tugay, belediyenin hizmet binasının adeta hapsedildiğini ifade etti. Önceki gün binaya girmeye çalıştığında "yukarıdan emir var" denilerek engellendiğini hatırlatan Tugay, bu durumun hiçbir idari mantıkla açıklanamayacağını söyledi.

Başkan Tugay, bir belediye başkanı olarak herhangi bir yapıya zarar vermesinin söz konusu olamayacağını, buna rağmen kapıların kendisine kapatılmasının ardında siyasi bir irade olduğunu savundu. Bugün mahkeme heyetinin kararlılığı sayesinde içeri girebildiklerini belirten Tugay, "Başlangıçta yine bir mukavemet oldu, yine bir yerlere sorulmaya çalışıldı. Ancak mahkeme heyeti, tespiti isteyen kurumun başındaki kişi olarak orada bulunmamın yasal bir zorunluluk olduğunu hatırlatınca geri adım atmak zorunda kaldılar" dedi.

Tozlu sınıflar ve kaderine terk edilen mutfaklar

Bilirkişi heyetiyle birlikte binanın her köşesini gezen Tugay, gördüğü manzara karşısında büyük bir üzüntü duyduğunu gizlemedi. Meslek Fabrikası bünyesinde binlerce İzmirliye iş kapısı açan mutfak eğitim alanları, bilgisayar laboratuvarları ve modern dershanelerin atıl durumda kaldığını ifade etti. Binadaki demirbaşların ve restorasyon çalışmalarının mevcut halinin kayıt altına alındığını söyleyen Tugay, her şeyin yerli yerinde durmasına rağmen binanın tozlandığını ve kirlendiğini belirtti.

Meslek Fabrikası nöbetinde dikkat çeken anlar: Mahmut Tanal barikattaki kelepçeleri kesti
Meslek Fabrikası nöbetinde dikkat çeken anlar: Mahmut Tanal barikattaki kelepçeleri kesti
İçeriği Görüntüle

Eğitim materyallerinin ve teknik donanımın kullanılmaz hale gelmesi, belediyenin sosyal projelerinin de sekteye uğraması anlamına geliyor. Tugay, "İnanın ne kadar üzgün olduğumu anlatamam. İzmir halkının parasıyla kurulan bu eğitim yuvası, şu an toz içerisinde ve hizmet veremez halde. Mutfaklarından tutun laboratuvarlarına kadar her şey orada öylece duruyor ama içeride kimse yok, eğitim yok" diyerek durumun vahametini paylaştı.

Hukuksuzluğun normalleştirilmesine karşı direniş mesajı

Yaşanan krizi sadece yerel bir mülkiyet tartışması olarak görmeyen Başkan Tugay, konuyu ulusal siyaset ve hukuk güvenliği çerçevesinde değerlendirdi. İki devlet kurumu arasında bir uyuşmazlık varsa, bunun çözüm yerinin mahkemeler olduğunu belirten Tugay, yargı süreci devam ederken binaya emniyet güçlerinin yığılması ve belediyenin hizmetten mahrum bırakılmasının kötü niyetli bir yaklaşım olduğunu söyledi. Bu sürecin mimarı olarak AK Parti İzmir milletvekillerini işaret eden Tugay, emniyet ve yargı üzerinde baskı kurulduğunu iddia etti.

Ülkede yanlış yönetimin ve hukuksuzluğun "kötülük" üzerinden normalleştirilmeye çalışıldığını savunan Tugay, "Artık biz bu kötülüğü yapıyoruz, siz de kabullenmek zorundasınız gibi bir yaklaşım hakim. Türkiye bu şekilde iyi bir yere gitmiyor. Bugün bizim başımıza gelen bu durum yarın herkesin hayatına dokunacaktır" dedi. Yaşananların sadece bir bina davası değil, bir hak ve hukuk mücadelesi olduğunu vurgulayan Belediye Başkanı, adaletin yerini bulması için her türlü platformda mücadeleye devam edeceklerini duyurdu.

Belediye hizmetleri aksamadan eylem süreci devam edecek

İzmir Büyükşehir Belediyesi, yaşanan bu süreci protesto etmek ve kamuoyu farkındalığı yaratmak adına bir eylem planı hazırladı. CHP İzmir İl Başkanlığı ile koordineli bir şekilde yürütülecek olan eylem süreci, hukuki adımlarla eş zamanlı olarak devam edecek. Ancak Tugay, bu süreçte belediye hizmetlerinin aksamaması konusunda hassas davrandıklarını belirtti. Kendisinin şu an yıllık izinde olduğunu ve bu mücadeleyi "belediye başkanı" sıfatının yanı sıra bir vatandaş olarak da sahiplendiğini ifade etti.

Çalışma arkadaşlarına, İzmir halkına verilen hizmetlerin bir an bile durmaması yönünde talimat verdiğini söyleyen Tugay, "Belediye işlerini aksatıyormuşuz gibi bir algı yaratılmasına izin vermeyeceğiz. Her bir birimimiz işinin başında. Ancak Meslek Fabrikası'nın her adımını takip etmeye, oradaki demirbaş niteliğindeki donanım ve haklarımızı korumaya kararlıyız" açıklamasında bulundu.

Muhabir: SEMİ TEKTAŞ