Şubat ayının ilk günlerinde açıklanan enflasyon rakamları, ekonomi gündemini yeniden hareketlendirdi. TÜİK tarafından 3 Şubat’ta duyurulan ocak ayı verileri, fiyat artışlarının hız kestiğine işaret ederken; piyasalar açısından asıl belirleyici başlığın TCMB Enflasyon Raporu olacağı yönünde ortak bir beklenti oluştu. Çünkü bu rapor, yalnızca mevcut tabloyu değil, aynı zamanda Merkez Bankası’nın önümüzdeki döneme ilişkin öngörülerini ve politika duruşunu da ortaya koyuyor.
Ocak enflasyonu sonrası beklenti yükseldi
2026 yılının ilk enflasyon verileri, 3 Şubat Salı günü açıklandı. Buna göre enflasyon, ocak ayında aylık bazda yüzde 4,84, yıllık bazda ise yüzde 30,65 olarak gerçekleşti. Yıllık enflasyonda sınırlı bir gerileme görülürken, aylık artışın yüksekliği dikkat çekti.
Bu tablo, özellikle hizmet ve gıda fiyatlarındaki artışların hâlâ önemli bir risk unsuru olduğunu gösterdi. Ekonomi çevreleri, bu verilerin ardından Merkez Bankası’nın yılın geri kalanına ilişkin enflasyon tahminlerini ve politika mesajlarını merak etmeye başladı.
Gözler TCMB’nin ilk enflasyon raporunda
Her yıl dört kez yayımlanan Enflasyon Raporu, Merkez Bankası’nın en kapsamlı iletişim araçlarından biri olarak kabul ediliyor. Raporda yalnızca geçmiş veriler değil; küresel gelişmeler, iç talep, kur geçişkenliği, maliyet baskıları ve beklentiler de ayrıntılı biçimde ele alınıyor.
Bu nedenle 2026 Enflasyon Raporu’nun ilk sayısı, hem piyasalarda hem de akademik ve siyasi çevrelerde yakından izleniyor. Özellikle yılın ilk raporu, “merkez senaryo” açısından ayrı bir önem taşıyor.
İlk rapor 12 Şubat’ta açıklanacak
TCMB tarafından yapılan resmi duyuruya göre, Enflasyon Raporu 2026-I, 12 Şubat Perşembe günü kamuoyuyla paylaşılacak. Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, raporun tanıtımı amacıyla saat 10.30’da İstanbul Finans Merkezi’nde yer alan TCMB Yerleşkesinde bir bilgilendirme toplantısı düzenleyecek.
Toplantı, fiziki katılımla gerçekleştirilecek ancak aynı zamanda Merkez Bankası’nın internet sitesi, X sosyal medya platformu ve YouTube hesabı üzerinden canlı olarak yayımlanacak. Böylece raporun içeriği, eş zamanlı olarak geniş bir izleyici kitlesine ulaşacak.
Enflasyon tahminleri ve politika mesajları izlenecek
12 Şubat’ta açıklanacak raporda en çok merak edilen başlıkların başında yıl sonu enflasyon tahmini geliyor. Merkez Bankası’nın önceki raporlarda paylaştığı tahmin aralıklarında bir güncelleme yapıp yapmayacağı, piyasalar açısından kritik bir sinyal olarak değerlendiriliyor.
Ayrıca raporda, sıkı para politikasının etkilerinin ne ölçüde hissedildiğine dair analizler de yer alacak. Özellikle talep koşulları, hizmet enflasyonu ve beklentiler başlığı altında verilecek mesajlar, faiz politikasına ilişkin ipuçları olarak okunacak.
Ocak ayı fiyat gelişmeleri raporu da yayımlandı
Öte yandan TCMB, ocak ayına ilişkin Fiyat Gelişmeleri Raporunu da yayımladı. Raporda, aylık enflasyonun ana sürükleyicilerinin gıda ve hizmet grupları olduğu vurgulandı. Özellikle işlenmemiş gıda fiyatlarındaki artışın, sebze ve et kalemleri üzerinden belirginleştiği ifade edildi.
Hizmet grubunda ise iş gücü maliyetleri, geriye dönük endeksleme davranışı ve dönemsel fiyat ayarlamalarının etkili olduğu kaydedildi. Buna karşın yıllık hizmet enflasyonunda düşüş eğiliminin sürdüğü, bunun da dezenflasyon sürecine destek verdiği belirtildi.
Dezenflasyon vurgusu öne çıkıyor
TCMB’nin değerlendirmelerinde dikkat çeken bir diğer unsur, yönetilen ve yönlendirilen fiyatlar ile maktu vergi güncellemeleri oldu. Rapora göre bu kalemlerdeki artışlar, geçmiş yıllara kıyasla daha sınırlı kaldı. Bu durumun, enflasyondaki düşüş sürecini desteklediği vurgulandı.
Enerji grubunda ise ocak ayındaki fiyat artışının önceki yılın aynı dönemine göre daha düşük seviyede gerçekleştiği ifade edildi. Bu tablo, maliyet kaynaklı baskıların kısmen hafiflediğine işaret ediyor.
Piyasalar neden bu rapora odaklandı?
Ekonomi çevrelerine göre Enflasyon Raporu, yalnızca teknik bir doküman değil; aynı zamanda Merkez Bankası’nın güvenilirliğini ve öngörülebilirliğini ölçen bir gösterge. Bu nedenle 2026’nın ilk raporunda kullanılacak dil, tahmin aralıkları ve risk değerlendirmeleri yakından takip edilecek.
Özellikle finans piyasaları, raporda yer alacak senaryolara göre pozisyon alırken; iş dünyası ve hane halkı da beklentilerini bu çerçevede şekillendiriyor.
Başkan Karahan’ın sunumu kritik olacak
Toplantıda Başkan Fatih Karahan’ın yapacağı sunum ve ardından vereceği mesajlar, raporun yazılı içeriği kadar önemli görülüyor. Önceki toplantılarda olduğu gibi, sorulara verilecek yanıtların da piyasa algısını etkilemesi bekleniyor.
Analistler, Karahan’ın hem enflasyonla mücadele kararlılığını hem de büyüme dengelerine ilişkin yaklaşımını net ifadelerle ortaya koymasını bekliyor.



