Korona ile yaşamak

İlerideki çağlarda, yaşadığımız yıllar 'korona' zamanları olarak anılacak, ama şimdi yapmamız gerekenler korona ile yaşamaya alışmak, dayanışma ruhunu toplumda artırmak, ekonomik zararları kapatmak ve toplum psikolojisini yeniden inşa etmek.

Ülkemizde Sağlık Bakanlığı korona vaka açıklamaları bağlamında, pandemi yayılım algoritması ve halkın sosyal izolasyona tam uyum göstermemesi gözönüne alındığında, sokağa çıkma yasağının uygulanması gerekliliği görülmekte. Önümüzdeki 10 gün çok sıkı uygulanacak bir ülkesel düzeydeki karantina, önümüzdeki aylara yansıyacak uzun tıbbı, sosyal ve ekonomik krizin, kontrollü aşılmasında büyük etki yapacaktır. Gerek kitlesel sirkülasyonun bloke edilmesi gerekse hızlı tanı kitleri ile, hedef kitlelerde yüz binleri bulabilecek taramalar, enfeksiyonu makul düzeylerde sınırlayabileceği gibi, tanısı konulan vakaların hızla izolasyona tabii tutulması ile, Güney Kore ve Almanya örneklerinde olduğu gibi başarılı bir mücadelenin yapı taşları oluşturulacaktır.

Elbette ülkelerin ve tüm dünya insanlarının, bu günler için farklı gündemleri sözkonusu idi. Ama, dünya savaşlarında bile, hiçbir konu, örnek olarak iklim ya da mülteci krizleri ve hatta terör bile, gezegende yaşayan herkesi, korona kadar birebir etkilememişti. Şurası gerçek ki, en fazla 250 nm’lik virüs, yerküredeki herkese dokunacak! Dün Merkel karantinaya alınırken Trump G7 zirvesini iptal ediyordu. Avrupa Parlementosu mini toplantı ya da uzaktan oylama sistemine geçerken, hafta başından itibaren de ülkemiz neredeyse bir ülke nüfusu kadar olan öğrenci sayımızla televizyon ve bilgisayar üzerinden yerinden eğitime başladı.

Ülkesinde Pandemi yönetimi ile ilgili olarak başarılı olmayan bir örnek oluşturan İran Lideri Ruhani, korona için ‘tahrip edici davetsiz bir misafir’ tanımlaması yaptı! Brezilya Devlet Başkanı Jair Bollsonaro, hasta olmadığını kanıtlamak için üçüncü kez test yaptırmakta, ABD’de Loeffler, Burr gibi senatörler de,S enato Sağlık Komitesi'nin korona virüs konulu toplantısı sonrası aldıkları bilgi dahilinde ellerindeki hisseleri satmaları nedeni ile etik dışı davranışları için eleştirilmekte. Yani, korona, devlet adamlığı için de bir tür turnosol kağıdı işlevi görmekte!

Artık, korona tüm insanlara dokunmakta. Irk, din, dil, siyasi görüş ya da sosyal statü farklılığı yok olmuş durumda. Herkes korona kapsamı alanında! Apartmanlarda yaşayan ve AVM’lerde sosyalleşen çağımız insanı, iklim değişikliklerini ivmelendiren mega küreselleşmesi, mikro nanometrik virüslere çarparak paramparça olunca, derin bir şokun içine girdi. Geçenlerde, bir TV programında, bir milletvekili korona nedeni ile ailesi ve çocukları ile daha fazla birlikte zaman geçirmesi nedeni ile mutluluğunu dile getirirken, söylediklerinin anizokorik içeriğine dair bir algı taşımıyordu. Siyasetçiler, çocukları ile hiç birlikte olamadan onların geleceğini şekillendirecek kararlar almaktan hiç beis duymuyorlarmış demek ki!

Açık bir gerçek ki, korona sonrası dünya, farklı bir dünya olacak. Postcorona sendromu, psikiatrların posttravma sendromundan çok daha derin radikal değişikliklere yol açacak. İnsan ve üretim ilişki ekonomisinden, global iklim değişikliğine, refah düzeyi farklılığından dünya sağlık alt yapı düzenlemelerine kadar yeniden yapılanma yaşanacak. Zaten bu gerçekleşmezse, Covit 19…40 gibi dalgaların telaffuz edileceği salgın periyotları ile yaşadığımız gezegenin ve insanlığın karanlık bir yüzyıla girmesi işten bile değil. Bu, ülkelerin tüm kapasite ve potansiyellerinin en rantable şekilde kullanmasını gerektiren ve ancak bu şekilde ortak irade ile Pandeminin başedilebileciği bir küresel afet. Bu yapıldığında, Pandeminin çıktığı yer olan Vuhan’ın bahçelerinde temiz hava eşliğinde kuş seslerini duyup, Ege’nin enfes kıyılarında kulaç atabileceğiz.

Şimdi,hastanelerimizin kapasitelerini aşmayacak planlamalar yapma zamanı. Ülkemizde bulunan 26.466 yoğun bakım ve 99.797 hasta yatağı ile 300.000’i aşkın sağlık çalışanı, bu pandemiyi geride bırakacak motivasyon ve fizik altyapıya sahiptir. Ancak, kontrollü izolasyon, karantina ve sokağa çıkma kararları alınmadığı takdirde, sağlık sistemimiz üzerine büyük bir baskı oluşacaktır. Yapılan modelleme çalışmaları ve diğer ülkelerin vaka analizleri, enfekte her 5 kişiden birinin hastaneye yattığını ve bunların da 10’undan birinin yoğun bakım tedavisine alındığını gösteriyor. Tüm Ülkelerin Covit19 stratejileri,v aka yayılımını mümkün olduğunca kontrollü bir şekilde zamana yayarak, sağlık sistemleri kapasitelerinin kapsamında Pandeminin ateşini söndürebilmek konusuna odaklanmış durumda.

Korona, tüm insanlarda derin bir korku yarattı ve insanlık tarihini radikal olarak değiştirecek bir potansiye taşımakta. Nihayetinde, Corona’nın genetik dizilimi deşifre edilip piyasaya çıkarılacak aşı ile tüm insanların bağışıklığının sağlanacağı ve çiçek gibi bu pandemi ile de mücadelenin başarıya ulaşacağı günler uzak değil. Pasteur Enstitüsü'nden Jeffrey Shaman’ın da belirttiği gibi, semptomsuz çok sayıda taşıyıcının sokakta, toplu taşıma araçlarında virüsü yaydığını ve bazı ülkelerin de bilgisizlik ve ulusal gurur nedeni ile gerçek sayıları sakladığından hareketle, hızlı tarama ve birkaç haftalık küresel izolasyonun ile tüm dünya ülkelerinin uygulayacağı bu stratejilerin hayata geçmesi, korona ile savaşta ilk başarı öyküsünü yaratacaktır.

YORUM EKLE

banner92