SEMİ TEKTAŞ/Konak Belediyesi Mayıs Ayı Olağan Meclis Toplantısı 1’inci Birleşimi Başkan Nilüfer Çınarlı Mutlu idaresinde gerçekleştirildi. İzBB Nisan Ayı Olağan Meclis Toplantısı 3’üncü Birleşiminde yaşanan tartışma gündem oldu. Büyükşehir’deki tartışma Konak’ın gündeminde İzBB Nisan Ayı Olağan Meclis Toplantısı 3’üncü Birleşiminde yaşanan tartışma hakkında konuşan Cemal Küpeli, “Büyükşehir Belediyesi geçmiş Meclis toplantısında istenmeyen görüntüler gördük. Çok çalışkan bir başkanımız var. Buradan hepinize soruyorum. Fakirliği övdünüz, çocuklarınıza şirketler kurdunuz. İsraf haram dediniz, saraylarda ve saltanatlarda yaşadınız. Bu halkı görmediniz arkadaşlar. Ülkeyi nereden nereye getirdiğinizi burada saymaya kalksam günler yetmez, aylar yetmez, seneler yetmez. Sizi tebrik ediyorum. Bunca zaman zulme karşı yapmış olduğunuz varyasyonlarda, bu ülkede güllük gülistanlık gibi, ülke süper ülkeymiş gibi bütün dünyaya sergiliyorsunuz ya pes doğrusu. Gerçekten hızınıza kimse yetişemiyor” şeklinde konuştu.
Erol: Sorunları dile getirmek istedik
AK Parti Meclis Üyesi Emrah Erol’a Meclis tartışmaları üzrinden şu cevabı verdi: “Şimdi kıymetli üstadım konuşurken, Büyükşehir Belediye Başkanı öyle bir tablo çizdi ki; 'Aynı Büyükşehir Belediye Başkanı ile mi çalışıyoruz, farklı bir belediye başkanı ile mi çalışıyoruz?' şaşırdım doğrusu. Şimdi kendisi basından izlediği kadar olan biteni görüyor ama kendisi Büyükşehirde olmadığı için Büyükşehirde olanlar, olan arkadaşlar meseleyi çok iyi biliyor. Arası iyi olmadığı için de yeteri kadar bilgi alamamış, onun da farkındayım.
Şimdi birincisi; bizim Cumhurbaşkanımıza, liderimize bakış açımız, sizin kendi genel başkanlarınıza bakış açınızla aynı değil. Bizim milletvekillerimize, genel sekreterimize, genel başkan yardımcılarımıza bakış açımız; yine sizin milletvekillerinize, genel sekreterinize, genel başkan yardımcılarınıza bakış açınızla aynı değil. Buradan neyi ifade etmek istiyorum?
Şimdi öncelikle mecliste o gün faaliyet görüşülüyor; biz de faaliyete yaklaşık bir hafta boyunca gece gündüz çalıştık. Birtakım doneler hazırladık. İzmir’in çöp, çukur, çamur içine battığının resimlerini anlatarak, göstererek, yansıtarak orada ifade etmeye çalıştık. Neden? Çünkü biz İzmirlinin 1 milyon oyunu almış AK Partili ve Cumhur İttifakı'nın, MHP'li meclis üyelerinden oluşan bir grubuz. 1 milyon oy aldık. Bunun karşılığında da orada İzmir’in yaşadığı tüm sorunları dile getirmek istedik.”

“Mikrofon dahi vermediler”
Erol, “Ama her yerde 'demokrasi' naraları atan o zat, bize bırakın sunum yaptırmayı, konuşmayı, mikrofon dahi vermedi; mikrofon özgürlüğümüzü elimizden aldı. Ardından bir takım kendini bilmez Büyükşehir Meclis üyeleri, belediye başkanları; Cumhurbaşkanımıza ve parti genel sekreterliğimizden tutun genel başkan yardımcılarımıza hakaretvari söylemlere girdi. Biz tabii ki de bunların cevabını vereceğiz. Tabii ki de bunların cevabını vermek isteyeceğiz. Çünkü biz partizan değiliz, bir lider partisiyiz, bunu kabul ediyorum. Biz liderimize, Cumhurbaşkanımıza, genel başkan yardımcılarımıza, milletvekillerimize söz söyleyenin sözünü keseriz. Orada haddini bildirmemiz gerekiyorsa, hangi dilden anlıyorsa da o dilden bildiririz.
Ben oradaki görüntülerden ötürü rahatsızım. Bu şekilde kamuoyuna yansımasından dolayı rahatsızım ama baktım ki Belediye Meclis Üyeleri bu durumdan gayet memnun. Kendi meclis üyeleriniz de memnun ve onları savunan bir takım meclis üyeleri de memnunmuş. Demek ki biz orada doğru olanı yapmışız. Ne yapmışız? Genel başkanımızı savunmuşuz. Ne yapmışız? Gencecik bir kız kardeşimizi savunmuşuz. Kız kardeşimiz orada söze başladığı anda hakaretlere uğradı. Bugün biliyorsunuz davası da açıldı. O sizin çok methettiğiniz, bize hiçbir şekilde Büyükşehir Belediye salonunu vermeyen Büyükşehir Belediye Başkanınız var ya; İzmir yollarında yürüyemez hale geldik. Neden? Arabayla gidilmiyor, her taraf çukur. Kokudan gidilemiyor; kendisi 'koku yok' diye iddia ediyor ya, öyle bir durum söz konusu değil. İzmir’i çöp, çukur ve çamur haline getirmiş; halini yüzüne vurmamıza müsaade etmedi. Onun yanında kalkıp milletvekillerimize dil uzattı. Asla ve asla hiçbir yerde; ne vekilimize, ne genel başkanımıza, ne genel başkan yardımcımıza söz ettirmeyiz” diye knuştu.

“Hiçbir şey karşılıksız kalmayacak”
Erol, “Bir başka konu; günlerdir sanki yerel basında, ulusal basında benim haberlerim çıkıyormuş gibi... Kusura bakmayın, ben çıkan haberlerden sizden daha beter mutsuz oluyorum. Bir takım haberler çıkıyor ve belediye başkanımız -tenzih ediyorum- bir açıklama yaptı. Orada diyor ki: 'Cumhuriyet Halk Partisi’ni yıpratmaya yönelik bazı haberler bunlar.' Yahu arkadaş; davacı Cumhuriyet Halk Partisi, davalı Cumhuriyet Halk Partisi, olayı yapan Cumhuriyet Halk Partisi; biz bu işin neresindeyiz? İma edilen yine bizleriz.
Bakın şunu ifade edeyim; biz kamuoyunda duyduğumuz hiçbir şeyi gelip burada bilmeden dile getirmiyoruz. Ne diyoruz? Soruyoruz; 'Bilgi kirliliği var Sayın Başkan, bunu açıklayın. Konak halkı duysun, Konak milleti bu olayın aslını öğrensin' diyoruz. Siz de Büyükşehir Belediye Meclisi'nde yoktunuz ama basından okuduğunuz kadarıyla, yandaş basından gördüğünüz kadarıyla tabii yorumladığınız için size bir şey demek istemiyorum. Ama şunu defaatle ifade edeyim; biz sesini kesebileceğiniz bir grup değiliz. Biz genel başkanına, milletvekillerine söz söyleyebileceğiniz bir grup da değiliz. Biz partimizin hiçbir mensubunu -orada yine ifade ediyorum- gencecik bir kızımıza hakaretler edildi. Yeri gelince 'kadın hakları, kadın hakları' diye hep birlikte burada bağırıyoruz. Orada kimse benim partilime veya bir partilinin bulunduğu, kadınların bulunduğu bir yere parmak sallayamaz. Bu Büyükşehir Belediye Başkanı değil, kim olursa olsun. Biz buna müsaade etmeyiz.
Bir grup olarak da parmak sallayabileceğiniz bir grup da değiliz. Biz 25 yıldır -siz beğenirsiniz, beğenmezsiniz- bu ülkede her dönem oyunu arttırarak iktidar olmuş bir partinin mensuplarıyız. Nasıl ki size saygı duyuyoruz, yerel yönetimlerde sizin çizdiğiniz doğrultuda katkı sağlamaya çalışıyoruz; biz de Büyükşehir Belediye Meclisi'nde, ilçe belediye meclislerinde aldığımız oy oranına bakmaksızın söylediğimiz her sözün dikkate alınmasını isteriz. Çünkü biz burada kendimizi temsil etmiyoruz. Ben Büyükşehir’de tekrar söylüyorum; 1 milyon oy veren Cumhur İttifakı'nı temsil ediyorum. Burada yine Cumhur İttifakı seçmenlerini temsil ediyorum. Burada Konak halkını temsil ediyorum, orada Büyükşehir İzmir halkını temsil ediyorum. Bundan sonra da hiçbir yapılan karşılıksız kalmayacak, açık ve net ifade ediyorum” diyerek sözlerini tamamladı.

Önen: 28 kalemde 26'sında hiçbir değişiklik yok
AK Parti Meclis Üyesi İlhan Önen 2026 Yılı Plan ve Proje Müdürlüğü Ücret Tarife Değişikliği hakkında yaptığı konuşmada ücret tarifesinde 28 kalemden sadece 2 kaleme ücret değişikliği yapılmasına tepki gösterdi. Önen, “2026 yılı plan ve proje müdürlüğü ücret tarifesinde değişiklikle alakalı komisyonda da olumsuz oy kullandık. Bununla alakalı neden olumsuz oy verdiğimize dair bir açıklama yapma ihtiyacı duyuyorum. Yani artık gerçekten de bizim aklımızla alay ediliyor. Neden aklımızla alay ediliyor diye ifade ediyorum? Çünkü tarife cetvelinde revizyon diye getirmiş olduğunuz bu türde 28 kalem ücret tarifesi var. 28 kalemin 26'sı aynen duruyor, iki tane ücret tarifesinde indirim yaptık diyorsunuz. Yani bu indirim yaptığı yer de artık alışkanlık haline mi geldi bu? Önce belediye fiyat artışlarını fahiş olarak yükseltiyor, sonra iki tane iş hareket görmeyen kalemde indirim yaptık diyorsunuz. O da neye göre indirim? 2025'teki yıl sonundaki fiyat tarifesine çekiyorsunuz. Ondan sonra buralarda indirim yaptık diyerekten açıklama yapıyorsunuz. Yani bırakın artık bu kelime oyunlarını veya bu gizli cümleleri. Burada 28 kalemde 26'sında hiçbir değişiklik yok. İki tanesinde göstermelik yapıyorsunuz çünkü hiçbir şekilde bir işlem görmeyecek bu ücret tarifelerinde. Ondan sonra burada ücret tarifesini değiştirdik diye açıklamalar yapılacak. Biz bunu kabul etmiyoruz. Ya bu fiyat tarifelerini artık böyle yapboz haline getirmeyin. Vatandaş sene başından ne ödeyecekse sene sonuna kadar bu ücreti ödesin, esnaf ne ödeyecekse onu ödesin. Üç ayda bir, altı ayda bir fiyat tarifesinde değiştirir hale geldi. Bu artık yani çocuk oyuncağı değil bunlar. Bununla alakalı olumsuz görüşümüzle beraber biz oy çokluğu veriyoruz” diye konuştu.
Buldular: Göstermelik değil ihtiyaç
CHP Grup Başkanvekili Kazım Buldular ise Önen’in konuşmasına tepki göstererek, “Az önce Ak Parti grup sözcüsü arkadaşımızın ifade ettiği konulara bir açıklık getirmek istiyorum. Şimdi burada "aklınızla alay ediliyor" ya da "kelime oyunları yapılıyor" gibi ifadeleri doğru bulmuyoruz. Biz burada bir çalışma yaparken, özellikle plan ve proje müdürlüğümüzün ücret tarifelerini belirlerken çevre ilçe belediyelerdeki uygulamaları da baz alıyoruz. Buradaki amaç, vatandaşın üzerindeki yükü artırmak değil, tam tersine diğer belediyelerle olan makas aralığını daraltarak bir standart yakalamaktır. Evet, 28 kalemin 26'sı sabit kalmış olabilir; ancak bu, o kalemlerde bir sorun olmadığı veya fiyatın makul olduğu anlamına gelir. İndirim yapılan o iki kalem ise en çok işlem hacmi beklediğimiz ve vatandaşın doğrudan talebinin olduğu alanlardır. Dolayısıyla yapılan işlem "göstermelik" değil, ihtiyaç odaklı ve piyasa koşullarına uyum sağlama amaçlıdır. Siyaset yaparken gerçekleri saptırmayalım lütfen” diye konuştu.
Kentsel dönüşüm Meclis gündeminde
İzmir Büyükşehir Belediyesi, Alsancak’ta depremde hasar gören ve riskli yapıların dönüşümüne ilişkin yeni plan notunu gündeme aldı. Düzenlemeyle, dönüşüm süreci sürerken bölgenin mevcut imar yapısının korunması hedefleniyor. İlgili önerge şu şekilde;
“İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi'nin 01.03.2021 tarihli ve 05.196 sayılı kararı ile uygun bulunan ve 09.03.2026 tarihli ve 04.316 sayılı kararı ile yeniden ele alınan "İzmir İli genelinde 30.10.2020 tarihinde meydana gelen deprem sonucunda 7269 sayılı kanun kapsamında ağır ve orta hasarlı olarak tespit edilen yapılar ile 01.01.1998 tarihinde yürürlüğe giren 'Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkında Yönetmelik' öncesinde ruhsat alarak yapılmış yapılar veya 6306 sayılı yasa kapsamında riskli yapı olarak belirlenen yapıların dönüşümüne ilişkin yapılacak plan ve uygulama çalışmalarında uyulacak usul ve esaslar" kapsamında Alsancak Bölgesinde "Mevcut Plandaki Durumu Korunacak Alan (K)" sınırları belirlenerek bu alanlarda yapılacak uygulamalara yönelik 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı Plan Notu önerisi hk.”





