YAĞMUR KARADAĞ/8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü; kadınların eşitlik, özgürlük ve yaşam hakkı için verdikleri mücadelenin simgesi olmaya devam ediyor. Kadın cinayetlerinin ve şüpheli kadın ölümlerinin gündemden düşmediği Türkiye’de, bu mücadelenin en görünür aktörlerinden biri de Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu. Platformun İzmir Temsilcisi Tülin Osmanoğulları, hem adalet arayan ailelerle yürüttükleri dayanışmayı hem de yıllar süren hukuk mücadelesiyle elde edilen emsal kararları anlattı.

Rabianazvatan

“RABİA NAZ’IN ŞÜPHELİ ÖLÜMÜ BENİ DERİNDEN ETKİLEDİ”

İzmir’den şiddete karşı güçlü mesaj: Kırmızı bank
İzmir’den şiddete karşı güçlü mesaj: Kırmızı bank
İçeriği Görüntüle

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu ile yollarının kesişmesinin 2018 yılında evinin önünde yaralı bulunan ve daha sonra yaşamını yitiren 11 yaşındaki Rabia Naz Vatan olayıyla olduğunu dile getiren Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu İzmir Temsilcisi Tülin Osmanoğulları, “Rabia Naz için İzmir’de 2019 yılında yapılan bir eylemde platformla tanıştım. Yaşanan adaletsizliği çok net bir şekilde gördüm. Kadın örgütlerinin acılı aileye, özellikle de baba Şaban Vatan’a sahip çıkarak ne kadar doğru bir noktada durduklarını gördüm. Sonrasında platformun başvuru karşılama hattında görev almaya başladım. Türkiye’nin her yerinden, hatta dünyanın farklı yerlerinden aileler bizi arıyor, yardım istiyorlardı. Bu süreçte insanların televizyondan ya da sosyal medyadan gördükleri şiddet mağduru kadınlarla ya da öldürülen kadınların aileleriyle birebir temas ettiğinde nelerin değişebileceğini de anladım. Bu durum bende çok büyük bir etki yarattı. Çünkü bizim mücadelemizde gerçekten kazanımlar elde ediliyor. Özellikle basının ve kamuoyunun desteğiyle çok önemli sonuçlar alabiliyoruz” dedi.

Aslıhansinemcicek-1

Aslıhan Sinem Çiçek

BÜYÜK MOTİVASYON, UMUT KAYNAĞI

İzmir’de annesi boşanmak istediği için babası tarafından bıçaklanan bir kadının çocuklarının davasını takip ettiklerini dile getiren Osmanoğulları, “İlk duruşmada hâkim faile tahliye verdi. Hatta çocuklara ‘Eşinle olan ilişkini çocuklarına yansıtma, git karınla hesaplaş’ gibi çok problemli bir ifade kullandı. Biz daha mahkeme salonundan çıkar çıkmaz, adliyeden ayrılmadan bu durumu basın aracılığıyla kamuoyuna duyurduk. Bunun ardından Cumhuriyet Savcısı itiraz etti ve fail tekrar tutuklandı. Yine 4 yıldır mücadelesini verdiğimiz Aslıhan Sinem Çiçek davasında da en başından ‘cinayet değildir’ denilerek kapatılmıştı. Ama verdiğimiz mücadele sonucunda şu an bir cinayet dosyası açıldı. 3 yıl sonra fail tutuklandı ve bu ayın 24’ünde artık bir cinayet davası görülecek. Bu kazanımları görmek bizim için çok büyük bir motivasyon oluyor. Gerçekten umutlanıyoruz, bir şeyleri değiştirebildiğimizi görmek bizi çok güçlendiriyor” diye konuştu.

Duygubolukbasi-1

Duygu Bölükbaşı

“KARANLIK TABLOYA KARŞI EMSAL KARARLAR ÇIKARABİLİYORUZ”

İzmir’in ne yazık ki kadın cinayetleri konusunda rakamların yüksek olduğu illerden biri olduğuna dikkat çeken Osmanoğulları, “Biz dava takip eden bir kadın örgütüyüz ve İzmir’de de çok sayıda kadın cinayeti davası var. Şiddet davaları var, şüpheli kadın ölümleri var. Ama bununla birlikte İzmir’de önemli emsal kararlar da çıkarabiliyoruz. 8 Mart 2025 ile 8 Mart 2026 arasında buna dair örnekler de var. Aslıhan Sinem Çiçek’in annesi 25 Kasım eylemimizde konuşma yapmıştı ve ‘adalet istiyorum’ demişti. O zaman henüz bir cinayet dosyası oluşmamıştı, fail de tutuklu değildi. Ama bugün geldiğimiz noktada fail tutuklandı ve bir cinayet dosyamız var. Yine Ece Ocakdan’ın ölümü başta ‘intihar’ denilerek kapatılmıştı. Ancak 2 yıl sonra savcı şüpheli hakkında suç duyurusunda bulundu. Duygu Bölükbaşı davasında da 2025 yılında mahkeme şüpheli hakkında beraat kararı verdi. Ama verdiğimiz mücadele sonucunda bu karar bozuldu ve yeniden yargılama yapılacak. Karanlık bir tablo var ancak bunun karşısında emsal kararlar da çıkıyor. Özlem Eryahşi ve Gözde Madi davalarında da indirimsiz, ağırlaştırılmış müebbet bir karar çıktı. Bu sonuçların hepsi mücadeleyle elde ediliyor. Ama mücadele ettikçe gerçekten önemli ve umut veren kararların da çıktığını görüyoruz" diye konuştu.

TülinosmanogullarıKadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu İzmir Temsilcisi Tülin Osmanoğulları

“YAŞAM HAKKIMIZ LÜTUF DEĞİL”

Bu yıl Platform olarak 8 Mart’ta “Lütuf değil, yaşam hakkımız. Kadın cinayetlerini durduracağız” sloganını vurguladıklarını ifade eden Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu İzmir Temsilcisi Tülin Osmanoğulları, “Çünkü yaşamımız ‘lütuf değil’. Uzun zamandır sadece hayatta kalma mücadelesi veriyoruz. Kadınlara dair başka hiçbir nokta, hayat kalitemizle ilgili hiçbir şey neredeyse gündem bile olamıyor. Artık sadece öldürülmeden hayatta kalmaya çalışıyoruz. Bunun mücadelesini veriyoruz. Ama bu durum bile bize bir lütufmuş gibi sunuluyor. O yüzden biz bu yıl bu sloganı kullanmak istedik” dedi.

Subatrapor

ŞUBAT AYINDA 23 KADIN CİNAYETİ, 29 ŞÜPHELİ ÖLÜM

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Şubat 2026 verilerine göre 23 kadın cinayeti işlendi, 29 kadın ise şüpheli şekilde ölü bulundu. Öldürülen 23 kadından 6'sı hayatına dair karar almak istediği için, 2'si ekonomik bahanelerle, 1'i ise diğer bahanelerle öldürüldü. 14'ünün hangi bahaneyle öldürüldüğü tespit edilemedi. Şubat ayında öldürülen 23 kadından 10'u evli olduğu erkek, 4'ü birlikte olduğu erkek, 3'ü eskiden evli olduğu erkek, 1'i tanıdığı biri, 1'i oğlu, 1'i kardeşi, 1'i babası tarafından öldürüldü. 2 kadının öldüren kişi ile yakınlığı tespit edilemedi. Bu ay kadınların yüzde 43'ü evli olduğu erkek tarafından öldürüldü.

İZMİR’DE DE 2 ŞÜPHELİ ÖLÜM

Platformun kayıtlarında İzmir’den ise Şubat ayında Menderes’teki sel felaketi esnasında iki kardeş Balımnaz Türkkal ve Nergiz Türkkal’ın şüpheli ölümleri yer aldı. Trafik kazası olarak resmi kayıtlara geçen davanın “kasten adam öldürme”den açılmasını talep eden ailenin, kızlarının şüpheli ölümlerin aydınlatılması ve faillerin ceza alması için mücadelesi sürüyor.

Kaynak: Yağmur Karadağ