Üniversite hastanelerinde bir ilk: NovaSeq 6000 Dokuz Eylül’de hizmete girdi
Üniversite hastanelerinde bir ilk: NovaSeq 6000 Dokuz Eylül’de hizmete girdi
İçeriği Görüntüle

Türkiye'nin en aktif fay hatlarından birinin üzerinde yer alan Ege'nin incisi İzmir, yaklaşan büyük deprem tehlikesine karşı yapı stokunu tartışmaya devam ediyor. Özellikle vatandaşların en savunmasız anlarında sığındıkları ve afet durumlarında kesintisiz hizmet vermesi hayati önem taşıyan kamu binalarının durumu, endişeleri her geçen gün daha da derinleştiriyor. Bu kapsamda, sağlık emekçilerinin yükselen feryadı bir kez daha sokaklara taştı. Birlik Sağlık Sen Genel Başkanı Ahmet Doğruyol, 5 Mart 2026 tarihinde, fiziki ömrünü tamamlamış ve riskli yapı statüsünde olan İzmir Eğitim Diş Hastanesi önünde geniş katılımlı bir basın açıklaması düzenledi. "Ölmek istemiyoruz" sloganıyla yankılanan meydanda, sağlık neferlerinin sadece hastalarla değil, her an başlarına yıkılabilecek beton bloklarla da mücadele ettiği gerçeği tüm çıplaklığıyla gözler önüne serildi.

Tabut binalarda şifa arayışı ve can korkusu

Bilimin ve mühendisliğin sunduğu veriler ışığında hareket etmenin hayat kurtardığı defalarca kanıtlanmışken, bürokratik hantallık yüzünden atılamayan adımlar can yakmaya devam ediyor. Hakkında 'acil boşaltılma' yönünde resmi kararlar bulunmasına rağmen halen poliklinik hizmeti vermeye devam eden söz konusu hastane, tehlikenin ne denli göz göre göre geldiğinin en somut kanıtı niteliğinde. Sendika lideri Doğruyol, başta İzmir olmak üzere yurdun dört bir yanındaki depreme dayanıksız kamu binalarında mesai yapmaya zorlanan sağlık çalışanları için durumun artık katlanılamaz bir boyuta ulaştığını ifade etti. Her sabah sevdikleriyle vedalaşarak, "Acaba bugün bina üzerimize çöker mi?" korkusuyla iş başı yapmanın yarattığı ağır psikolojik tahribat, personelin moral ve motivasyonunu adeta sıfırlarken, sunulan sağlık hizmetinin kalitesini ve iş verimini de doğrudan aşağı çekiyor.

Geçmişin ağır bilançosu hafızalardan silinmedi

Toplumsal hafızamıza kazınan ve her anıldığında yürekleri sızlatan yakın geçmişteki afetler, alınmayan önlemlerin faturasının ne kadar ağır olabileceğini acı bir şekilde gösterdi. Açıklamasında bu karanlık günlere atıfta bulunan Doğruyol, 30 Ekim 2020 tarihinde meydana gelen 6,6 büyüklüğündeki yıkıcı İzmir depremi sırasında yitirilen 117 canı ve 6 Şubat 2023'te Kahramanmaraş merkezli olup 11 ili harabeye çeviren o asrın felaketinde toprağa verilen 53 binden fazla insanı unutmadıklarını vurguladı. O karanlık gecelerde, şifa dağıtmak için görevleri başında olan ancak yıkılan hastane enkazları altında kalarak şehit olan sağlık neferlerinin acısı ise hala taze. On binlerce ocağın söndüğü, yüz binlerce insanın yaralandığı ve ömrünün geri kalanını protezlerle geçirmek zorunda kaldığı o felaketlerin bir daha yaşanmaması, yalnızca atılacak somut adımlara ve güçlendirilecek binalara bağlı.

Kaynak: HABER MERKEZİ